Sürekli sömürgeciliği gündemde tutan bir kesim var ki akla ziyan. Neyi savunduklarını dahi bilmiyorlar. Kendileri bir sömürünün üzerinde oturuyor ancak sömürgeciliğe karlı olduklarını her platformda dile getiriyorlar. Sen temiz olacaksın ki, başkalarını suçlamaya bir sözün olsun. O sözde seni haklı çıkarsın.
Dünya kuralalı diğer bir deyişle sömürgecilik var olalı sömürenlerle, sömürülenlerin hep aynı özellikleri taşıdıkları aşikardır. Sömürenler güçlü yönetim sistemine sahip, sömürülenlerin yönetimleri çok zayıf yada yok denecek kadar az. Bu ortak özellik hepsinde de ne yazık ki mevcut.
Sömürü ne zaman başladı M.Ö yıllar, yazının icadıyla birlikte. Daha önce var mı bilinmez. Günümüze ancak yazı ile birlikte kanıtlar geldi. Sümerler devamında Roma, Sasaniler, Osmanlı böyle devam edip gidiyor. Güçlüler zayıfları sömürmeyi kendilerinde bir hak olarak görmüşler ki bu ahlaksız davranışları yapmışlar. Güçlü bir İmparatorluk olacak ve kendini sömürgeci, olarak tanımlamayacak, mümkün olmayan bir şey. Güçlü devlet yapıları ile güçsüz devletleri işgal ederek, işgal ettikleri ülkelerdeki yer üstü ve yer altı zenginlikleri merkeze taşımayan bir güçlü İmparartorluk yoktur, olamaz da. Nasıl olsun İmparatorluk merkezleri, yöneten ve şurakasının şatafat içerisinde yaşamalarını başka türlü nasıl sağlayabilirler.
Roma yönetim merkezi Yunanistan, Mısır da, İran da, Anadoluda ne için vardır. Kaynakları merkeze taşımak için. Bugün Roma merkezine bakın, o kadar saraylar, tiyatrolar, Arenalar, heykeller, Dini mabedler merkezin geliri ile mi yapılmıştır? Osmanlı merkezi önce Bursa daha sonra İstanbul. İstanbuldaki saraylar, köşkler, camiler ne ile yapılmıştır. İstanbul’un geliri ile mi? bir ileri gidelim Bugün kü İngilterenin, Fransanın, Hollanda nın , ispanya nın zenginliğinin kaynağı nedir. Kendi ülke sınırlarındaki gelirler midir?
Asıl sorun zenginlik değil. Bu zenginliği nasıl elde ettikleri. Sömüren elbette suçlu, sömürülenin hiç mi suçu yok. Toplum olarak nerede dağınık, bir araya gelmeyen, her kafadan bir ses çıkan bir grup varsa orada mutlaka sömürülme vardır. Bunu kimin yaptığının hiç bir önemi yok. A da olabilr B de olabilir. Sömürgeciliğe tepki gösterenlere bir bakın hepsinin ortak özelliği dağınık toplum olmaları, kavgalarının hiç bitmediği, nefisçi insanların olduğunu görürsünüz. Sömüren ülke işte bu kavgadan yararlanmasını çok iyi bilir, taraflardan birini yanına alarak toplumu daha da ayrıştırarak birbirine düşürür, kendini de hakem yapar. Her grup hakemi kurtarıcı olarak görür. Ayrıştırma ve kavga neden se hiç bitmez. Her gün yeni bir şey çıkar. O toplumda yaşayan insanlar bile buna bazen inanamaz. Ama bir kere celladına aşık olmuştur, onsuz yapamaz. Ama sömürülmede bu arada kaçınılmazdır. Güvenliği için Cebinde ki gelirin bir kısmını gönüllü verir. Sonuçda sömürende memnun, sömürende. Ne zamana kadar cepteki gelir bitene kadar devam eder. Kaynak biter sömüren o uyuşmaz, bir araya gelmez halkı kendi başına bırakır. Kendi başına bırakılanlar sömürenlere o kadar alışmıştır ki kendi ayakları üzerinde duramazlar. Muhtaç duruma düşmüşlerdir. Bir zamanlar sömürenlere düşman olanlar, aşklarından onlardan vazgeçemezler işte bu böylece sürüp gider. Bağımsızlık elde ederler, bağımsızlıkları aslında sadece kağıt üzerindedir.
Eleştirenlere gelelim. Onlarda bir zamanlar sömürgeci idi. Ancak sömürgeleri başkalarının sömürü haline gelince sömürgeciliği eleştirmeye başladılar. Eleştirdikleri sömürgecilik değil aslında, ellerinden giden menfaatleriydi. Yüzyıllarca sende sömürgeci idin ne olduda değiştin.
Ahlaksızlığı eleştirmek için önce sen ahlaklı olacaksın. Kendi yaptığın ahlaksızlığı örtmek için yüksel sesle başkalarını suçlamayacaksın. Şu bunu der, şu şunu der demeyeceksin ahlakın neyi gerektiriyorsa onu yapacaksın. Kim ne derse desin. Senin doğrun seni ahlaklı yapmıyorsa, doğrularını sorgula, yanlışlık oradadır. Herkes tabiatını gereğini yapar, köpek ısırdığı zaman çıkıp neden ısırdın diyebilirmisin, dersen zaten problemlisin, köpeğin işi o ısırmak. Tabiatının gereğini yapıyor. Senin de tabiatın, yaratılışın doğruluksa, tabiatını gereğini yap. Gerisi hikaye.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder