Uçurtma çocukların vazgeçilmezleridir. Uçurtma yapmayı herkes beceremez, denge önemlidir. Saydam ince bir naylon alırsın, uçurtmanın büyüklüğüne göre üç tane kamış çubuk, bunları parelel şekilde tam ortasından sıkıca bağlar, naylon üzerine yerleştirir, noylonu kenarlardan dikersin. Bunu dengede tutmak için bir kuyruk yaparsın, tabi kuyruğun kısa ve uzunluğuda önemlidir. Naylunun ortasından ipleri çıkarır üçgen şekilde tam eşit mesafeyi ayarlayarak denge oluşturusun, iplerin birleştiği yerdende ip bağlarsın, arka kısmada kuyruk.
Uçurtma ancak malümdür ki rüzgarda uçar. Rüzgarı karşına alır ipi salarsın. Üçürtmanın ne kadar yükseleceğine ipi elinde tutan karar verir. Uçurtmanın kafa kısmı ile kuyruk tam bir uyum içerisinde olmak zorundadır. Birinde bir dengesizlik olursa uçurtma yere çakılır.
Ben siyaseti de işte bu uçurtmaya benzetirim. Bir tarafta bir dengesizlik olursa yere çakılman kaçınılmaz. Kafa bir tarafa, kuyruk bir tarafa gitmemeli. Ancak kafa önemli, orada ki bir dengesizlik, ona bağlı olan kuyruğuda yere çakar. Türkiyede ki siyasete bakıyorum da uçurtmanın kafa kısmındaki üç ipten ikisi kopmuş, rüzgarda uçurtma kendi etrafında fır dönüyor, ipi elinde tutan hiç bir tedbir almıyor. Uçurtma şiddetli rüzgarda bir o tarafa bir bu tarafa savruluyor, kuyruk, savrulmanın güzelliklerinden bahsediyor. Uçurtmaya bağlı olduğunu, uçurtmanın bir parçası olduğunu idrak edemiyor. Yere çakılan sadece kafa kısmı olmayacak onunla birlikte kendide olacak, ama farkında değil.
Birde uçurtmanın yükselip alçalmasına neden olan ip var. İpin uzunluğu ve ipi kimin tuttuğuda önemli. İpi kim tutuyor? Uçurtmanın kafa kısmı kimin tuttuğunu bilir ancak kuyruk bilmez. Onun için önemli olan uçurtmanın kendisidir. Halbuki uçurtmayı dengede tutan, uçmasını sağlayan kendisidir. Ama bunu böyle bilmez, ona bildirilip hissettirilmez. Uçurtma der ki seni yükselten benim, senin varlık sebebin benim der. kuyrukta buna inanır.
Uçurtmada kafa kısmıi kuyruk, ve ip biribirine uyumlu çalışmazsa, uçurtmanın akıbeti yere çakılmadır. Her çakılma bir tarafı götürür. Ya kendine zarar verir, yada düştüğü yere. Bazen olur yakar, yıkar.
Dışarıdan bakan ipi görmez, havaya bakar, uçurtmanın ne kadar süzüldüğüne, ne kadar yükseğe çıkıldığına bakar. Halbu ki onu yükseğe ip çıkarır. Kimse bunun farkında değildir. Farkında olanlar zaten uçurtmaya değil, ipe bakıp uçurtmanın akıbetini bilir.
Kuyruk oluyorsanız, bilin ki Uçurtma da ipte sen olmadan bir hiçtir. Hayatta böyledir, toplum içerisinde kendini önemsiz görenler aslında o toplumun bir parçasıdır. Hayat bir parça ise, parça bütündür, hayat, bütün parça ile sağlıklı yürür.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder