İnsanı anlamak kadar zor bir şey olmasa gerek. 29 Mayıs’da İstanbul’un fethi kutlamalar vardı. Sosyal medya da birisi bu paylaşımı yaparken “İstanbul’u feth eden komutan ne güzel komutan, asker ne güzel asker.” Paylaşımı yaparak bir hadis olduğunu iddia etti. Tuhafıma gitti. Nasıl bir hadis ki komutanın kundaktaki kardeşini bir şirk olan beka ile ilişkilendirerek öldürmesini haklı çıkararak peygamberin sözde hadisine mazhar oluyor. Böyle bir hadis gerçekte var ise İstanbul daha feth edilmemiştir, diğer tarafdan Fatih Sultan Mehmet tarafından feth edildiyse bu hadis gerçek değildir. Nasıl gerçej olsun İslam peygamberi kardeş katlini yapan bir şahsı nasıl övebilir. Ama bir de gerçek var ki iktidarını devam ettirmek, sağlamlaştırmak amacın olanların bu tür dini bir dayanağa elbette ihtiyaçları olacaktır tarih de gördük ki olmuşturda. Bu bir acı gerçektir. Tarih Şahsi çıkar ve emellerini dinin önüne geçiren şahıslarla doludur. Yaşamışlar ve gitmişlerdir. Bir amaçları, bıraktıkları bir şey olmuşmudur? Elbette ne yazık ki acı ve gözyaşından başka bir şey bırakmamışlardır. Ne için daha rahat ve müreffef bir yaşam ve daha fazla koltuklarda kalabilmek için. En doğrusunu elbette Allah bilir.
Onlarca kez Kur’an meali okurumda her seferinde başka bir şey bulurum en son bulduğum gerçekten insanı dehşete düşürecek bir şey. Daha önce neden dikkat etmedim bilmiyorum. Yaşadığımız hayat tecrübelerinin bir sonucu olsa gerek. Bazıları bir mucize arar ancak, aradıkları mucizeler kendi kafalarında kurdukları zorlama yorumlardır. Ama bulduğum ayet de açık ve net. Zorlama adına bir şey yok. Lut kavminin helakı olayında geçen bir ibare. “Melekler biz Lut kavmini helak etmeye geldik deyince Hz İbrahim orada Lut da var dedi. Melekler elbette biz onu ve ailesini kurtaracağız yanlız koca karı geride kalanlardan olacak dediler. Melekler biz o belde de bir aile dışında Müslüman kimseyi bulamadık dediler.” Bir peygember geliyor yıllarca tebliğ ediyor. Söylenir ki Lut kavminden binlerce kişinin Lut a inandığı söylenir ancak melekler o düşünce de değildir. Kendini Müslüman olarak lanse edilenler de aynı akıbete maruz kalmışlardır. Bunun sebebi nedir? Yapılan haksızlık, hukuksuzluk ve bugüne kadar görülmemiş ahlaksızlığa karşı çıkmayanları melekler Müslüman olarak görmemişlerdir. Bunu ibret alanımız varmıdır acaba? Günümüze bakarsak etrafımızda Müslümanım diyenlerin akıbeti ne olur acaba? Kimse akıbetinden emin değil. O yüzden ölüm korkusu herkezde mevcut. Akıbetinden emin olan ölümden korkar mı halbu ki!
İnsan işte böyle garipliklerle geliyor, gariplikler le dünyayı terk edip gidiyor. Hep bir umutla yaşıyor ama o umut insana umut vermiyor. Etrafımız Kendini Allah’ın yerine koyarak insanları cennnete, cehenneme sokup çıkaranlar doldu. Kendini Allah’ın yardımcısı, karar vericisi olanlarla çevrili. Bunlar mı cennete gidecek, bunların takipçilerimi kurtulacak. Yaşadığımız olaylar, maruz kaldığımız felakaetlerin hepsini geçmişte Allah helak olarak insanlara uyguladı. Ama hep okuruz, hikaye tadında hiç ibret alanımızı gördünüz mü?
Her şeyin en doğrusunu yine Allah bilir
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder