Ne garip günlerden geçiyoruz. Müslüman dediğimiz kesimler katledilen dindaşlarına sahip çıkmazken Ateist dediğimiz, ar, namus bilmez dediğimiz Rachel, Maria, Elizabeth Avrupa sokaklarında ülkelerinin İsrail'e destek vermesine rağmen Filistin lehine eylem yapıyor. Rachel, Maria, Elizabeth Allah en doğrusunu bilirde cehenneme gidecek, biz cennete. Bu şimdi Allah'ın dinimi? Kul'un dinimi?
Bizim eylemlerimizin bir önemi yok. Biz buna mecburuz. Üzerimize bir yükümlülük. Ha keza yonetilenler tarafından da destekleniyoruz. Ya destek verilmeseydi, eylem yaparmıydık acaba? Hiç zannetmiyorum. Doğu Türkistan gibi bir tarafa atardık.
İlginç zamanlardan geçiyoruz dedim ya, din olarak kırmızı çizgilerimiz beyaz oldu gözükmüyor. Gırtlaktan aşağıya bir şey gecmeyince renklerinde bir anlamı kalmıyor ha kırmızı olmuş ha beyaz. Hepsini kabullendik veya kabullendirildik.
Günahlarımız sıradanlaştı, helal oldu. Biz cennet cennet diye ticaretle uğraşırken oldu bunlar. Ne din kaldı ne insanlık ne vicdan her şey sıradanlaştı. Bunu uzaydan gelenler değil bizden olanlar yaptı. "Kurt köpeğe demiş ya her şeyi anlıyorum da benden olanın hiyaneti kabul edemiyorum" Biz kabul edebiliyomuyuz acaba? Yoksa biz onu da mı beceremedik.
Beceremediklerimiz içinde boğulduk. Nefes alamadık, din dedik, dinbazlık yaptık. Kan dedik kanımızda boğulduk. Dürüstlüğün yanından geçmedik. Bize fayda sağlayan her şeyi bir kenara attık, Allah'da bizi bir kenara attı. Oyuna dahil edilmedik, kenarda oynadık durduk. Kendimizden dediklerimizin ihanetine uğradık, onlar güldü biz ağladık. Bugüne işte böyle geldik.
Kahr olsun İsrail diyoruz ya aslında kahr olan biziz. Allah'dan perişan istiyoruz, perişan olan kim? Allah bize neden icabet etmiyor? Bugüne kadar biz icabet ettik mi ki icabet bekleyelim.
İsrail'i yat da bir kural vardır. " Yanlış yapan bizdense o yanlışın arkasında durulur " bu sözü kendini çok iyi Müslüman ve Milliyetçi olarak lanse eden birinden de duymuştum. "Benim kabilemden birisi yanlış da yapsa arkasında dururum" demişti. Bu özel değil genel oldu ki Allah bize icabet etmiyor. Etmeyecek de.
Hiç bir şey yapmadan oturduğumuz, yattığımız yerden Kahırlarla, beddualarla iş yapmaya devam edeceğiz.
Birileri bizi Cennet bahçelerine götüreceğim diye peşine taktı, çölde bıraktı. Bir türlü bitmeyen kum fırtınasına yakalandık. Gözümüze kum kaçmasın diye gözümüzü kapattık, görmeden ilerlerken doğal olarak Uçuruma düştük farkında değiliz. Yaşıyormuyuz, yaşamıyormuyuz belli değil.
"Allah yüzümüze bakmıyor" merak etmeyelim bakacak, ama nasıl bakacak? Bunu zaman gösterecek .
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder