AKILDA KALMAYANLAR

31 Aralık 2023 Pazar

ÇADIR DEYİP GEÇMEYİN

      Orta asaya dan çıkıp bulunduğumuız bu topraklara geleli bin yıl oldu belki daha fazla. Orta asyada göçebeydik, sabit bir yerde yerleşim yerlerimiz yoktu, onun için hep çadırlarda yaşadık. Çadır deyip geçmeyin en basiti, mükemmelleştirdik. Her iklime uyum sağlar hale getirdik. Bizim için elbette büyük bir başarı bu. 

    Avantajları yok mu bunun. Çok büyük avantajları var. Kablumbağa misali nerede durursan evin orası. Yakılabilir ama yıkılma tehlikesi yok. Yıkılsa bile öldürmez. Bu kültürden geldik, Anadoluya gelince baktık olmuyor. Avcılığın yanında tarımada başladık. Avı her tarafda bulursun ama tarımı her tarafda yapamazsın. Zaman ister. Onun için yerleşik hayata geçmeye başladık. Çadırla başlayan barınma hayatımız sabit evler, konutlar yapmakla devam etti. Bu bir iki yıl sürmedi bin yıllarımızı aldı. Kolay olmadı bu hayata alışmak. Çadır gibisi varmıydı. Sağlam yapardık çadırlarımızı. O özeni keşke yerleşik hayata geçerken, konutlarımıza da verseydik. Derme çatma olmasaydı. Bin yıl geçti kafamız halen orada, çadırlarda. Kafamızdan bir türlü atamadık. Savaştık, yok ettik, can aldık, can verdik. Çok can acıttık ki bu toprakları yurt edindik. Etmez olaydık. Bazen savaşlardan uzak durduk, nufusumuz artsın diye ama olmadı. Kendi ellerimizle yaptığımız evlerde can verdik. Birer birer değil toplu olarak oldu. Kendi ellerimizle tabutlar yaptık. En sevdiklerimizi içine atarak gömdük onları. Ne için. Daha rahat yaşamak için mi! hayır. Yaptıklarımızın karşılığını aldık. Hesapsız mı olacaktı yaşantımız. İşin kolayına kaçtık, kaçtık mı? öyle mi zannettik.  Hesapsız yaşamaya çalıştık. Hesabı bize toplu çıkardı. Toprak altına itildik, yok olduk. Haksızlıklarımızın cezası bu kadar mı ağır olacaktı. Bilemedik. Bildik,bilmemezlıkten geldik. Hesapsız, futursuzca yaşadık. Ben dedik, bizleri unuttuk. Ama bir zaman geldiki hesapları en iyi gören, Tuzakları en iyi ve mükemmel hazırlayanın ağlarına düştük. İyi yol aldık zannettik, başladığımız yere getirdi. Tekrar başlayın dedi. Aynı hataları yapmayın dedi de, anladıkmı ki! Zaman gösterecek bunu. akl edebilecekmiyiz, düşünecekmiyiz. Bunca zaman olmadı, bundan sonra olacak mı? unuttuk ya da yaptıklarımızdan dolayı unutturulduk. Hatırlatmadı bize, ya da öyle zannettik. Her şeyi gösterdi, anlamadık, akl etmedik, düşünmedik. Toprağın altına elimiz boş girdik. 

      Yol aldığımızı zannettik, yola çıktık, duvarda hırkaları, cebinde fotoğrafları, sevdiği türküleri, evde ki yerini, malımızı, mülkümüzü, çocuklarımızı, eşimizi, dostumuzu, bıraktık gittik, ilginç olan haber vermeden yaptık bunu. ansızın dediler, halbu ki daha önce söylenmişti bize, ne zaman gideceğimiz, haber verilmişti. Biz bildikmi! Bilemedik.

       Dost bildiklerimiz tarafından itildik bu çukura. İttiler ve gittiler. Elimizden tutanı bulamadık. Onlar itttiler ve gittiler. O çukurda kaldık ya çukurda yaşamasını öğrendik. Gidenler dittiklerini zannettiler. Bilemediler, daha derin bir çukura düşürüldüklerini. Düştüler, düştükleri yerin bir gayya kuyusu olduğunun farkına varamadılar. Ama “O” tarafından bildirildi. Onlar Çukuru anlamadılar, derinlere gömüldüler. Acılarını, böleceklerini zannettiler, unuttturulmadı, bölünmedi, onlarla birlikte gömüldü. Hayal, hafıza bölünürmü, bunlar bölmeye kalktılar. Hafızaları ile birlikte gömüldüler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...