Karl Marx diyor ki “Din Afyondur” ne demek bu? Din uyuşturur, düşünme yetisini yok eder. Mutlak itaat ister. Yargılama der. bunu da ancak bir maddenin etkisi ile yapabilir insan işte bu da uyuşturucu bir madde olan Afyondur.
Yıllarca İslam Dünyasında bu söz tartışıldı durdu. Kendilerine hakaret gibi algıladı Müslümanlar, halbu ki Karl Marx İslam’ı yeterince tanımayan biriydi. Bu kelimeyi İslam için söylemedi, kendi yaşadığı toplumun inancı olan Hıristiyan ve Yahudiler için söyledi. Ancak Biz Müslümanlar kendi üzerimize alındık. Bunu neden yaptık bilen yok mu? Hayır bilerek yaptık bunu. aydınlanmamızın, sorgulamamızın, düşünmemizin önüne bir engel koymak için bu söze bu kişiye ihtiyacımız vardı. Bir anda imdadımıza yetişti Karl Marx. İnançsız biri biçilmez bir kaftandı. Herkesin inandırmak için bir araçtı bu şahsişyet.
1250-1280 yıllarında bazı Hıristiyan gruplar öyle acımasız, gaddarca yöntemler geliştirdiler ki akla ziyan. Bu gruplar kendi aralarında bir lider seçmek için çoğunluk oyuna bakmadı, her adaya şans tanıdılar. Bunu da insanlığı hayrete düşürecek bir yöntemle seçime gittiler. Lider adaylarını bir odaya aldılar halka oluşturdular, ellerine yeni doğmuş bir çocuk alarak birbirlerine atmaya başladılar, çocuk kimin elinde ölürse o lider oldu. Bu yöntemi yıllarca yaptılar. Diğer tarafdan çocuk yaştaki kızları kullandılar, ölen her kızı, çocuğun önce kanını aldılar, daha sonra yakarak kül haline getirdiler, kan ile kül’ü karıştırarak bunu bir erdem gibi yediler. Kendilerine güç katıldığına inandırdılar. Bir meziyet, bir toplum, kişi üstü varlıklar olarak adlandırdılar bu ritülleri.
Bu Hıristiyan gruplar dinsiz değildi. Taasup bir Hıristiyandı bunlar. Bu hareketleri din adına yaptılar. O dönem kimse itiraz etmedi bunlara. Yapılanları ayrıcalık olarak kabüllendiler. Çünkü o zaman ki dini inaçları nedendir bilinmez, ya korku dan ya da beyinlerinin bir tür dini argümanlarla uyuşturulduğundan dolayı kabül ettiler bu olaylara. Sonuçda yapılan her ahlaksızlık ve canilik din adına yapıldı. Karl Marx bu insanlara daha ne desin.
Diğer tarafdan aynı olayın başka bir versiyonu. Müslümanlarda olmadı mı. kendimizi parü pak olarak adlandırmayalım. Biri anlatmıştı. “Kıbrız Harekatı sırasında yıl da 1970. Bir sohbet ortamında şeyhimiz sohbeti bölüp yan odaya gitti, biraz durduktan sonra geri geldi, ama üzeri hep kandı. Ne oldu Şeyhim dediler, o da Savaşdan geliyorum, birliğimiz zor durumdaydı onu kurtardım dedi.”
Diğer bir olayda “Azrail gelir Abdülkadir Geylani hazretlerinin öğrenilerinin birinin canını alır. Bunu hemen Abdülkadir Geylani ye iletirler. O da hemen Azrail’in peşinden gider. Ve öğrencisinin canını Azrail’in torbasından çıkararak alır. Daha ilginci Azrail’e de iki tokat atar.” İşte İslam’ın afyoné maruz kalanlarıda bunlar. Gerçek olan Abdülkadir Geylani niin bu olaydan hiç haberi yoktur ve hiç bir belge dede geçmez. İslam’ın geçmişte önemli bir şahsiyetini bu şekilde kullanmaktan geri durmayanlar Afyonlu değildirde nedir. Bunun gibi yüzlerce örnek saymak mümkün.
Karl Marx “Din afyon” derken bunları kast etti. Dini kullanarak yapılamayacak hiç bir şey yok. Onun adına insanı cennete de sokarsın, kafan iyi olduğu zaman bir anda oradanda çıkarabilirsin. Allah’ın kudretini kendi ellerine almakta bir sakınca görmeyen yüzlerce türedi bu topraklarda. Onun yerine koydular kendilerini. Yaktılar, yıktılar, zülmettiler, hiç kimse de çıkıp sen ne yetki ile yapıyorsun bunları demedi. Çünkü etrafındakilerde Afyonlaşmıştı.
Pursaklar-Saray Merkez camiinde Cuma namazında İmamın Peygambrlerden bahsederken olağanüstü mücizler bölümünde Hz İbrahim’in ataşe atıldığı sözlerinden sonra delil olarakda Şanlıurfadaki iki adet mancınık ve mancınıkların aşağısında kalan gölü, havuzu delil olarak gösterdş ki; tarih olarak imamın ne kadar bilgi dışı, tarihden uzak biri olduğunun en kesin kanıtıdır. Oturup biraz araştırma zahmetine girse Hz İbrahim’in Kur’anda geçen ateşe atılma yerinin orası olmadığının bilgisine kolayca ulaşacakkken, kulaktan dolma, etrafdan söylenen bilgiler ile yüzlerce cemaate yalan söylediğinin farkına varacaktır. Diğer ilginç olan ise dinleyen cemaatin bu yalana inanarak kendinden sonra kuşaklarada bu bilgiyi aktarma yapmış olacağıdır. Nasılki kendinden öncekilerden aldıkları bilgiyi kendinden sonrakilere süzgeçten geçirmeden aktarılıyorsa aynı yol devam edip gitmektedir.
• Gerçek olan nedir? Hz. İbrahim'in Babil Kralı Nemrut tarafından ateşe verilmesi: Dini kaynaklar İbrahim'in MÖ 2150 yılında doğduğu MÖ 1975 yılında öldüğünü söyler. Babil devleti ise İbrahim'in ölümünden 80 yıl sonra MÖ 1895 yılında kurulmuştur. Ayrıca Babil devletinde Nemrut adında kral yoktur.
• Mitolojik söylemler İbrahim peygamberin Urfa kalesindeki sütunlara bağlanıp ateşe atıldığını öne sürse de, sütun üzerindeki yazıtlar tercüme edildiğinde, sütunların MS 240 yılında İbrahim'den 2215 yıl sonra yaşamış olan Osroene Kralı 9. Manu döneminde anıt olarak yaptırıldığı tespit edilmiştir.
• Halk arasında Nemrut Krallığı olarak bilinen Kommagene Krallığında Nemrut adında bir kral bulunmamaktadır. Nemrut dağı olarak bilinen dağdaki kalıntılar Kommagene krallığından kalmadır. Bu krallık İbrahim'den 1812 yıl sonra kurulmuş bir krallıktır.
• Balıklıgölden yaklaşık 20 km uzaklığında bulunan yöre halkının Nemrut tahtı/kalesi adı verdiği kalıntıların gerçek adı Deyr Yakup'tur (Yakup Manastırı). İbrahim'den 2275 yıl sonra MS 300'de Roma döneminden kalma bir manastırdır.
• İslam mitolojisine göre İbrahim'in Balıklıgöl platosu içindeki bir mağarada doğduğunu söylemektedir. Ancak dini kaynaklar İbrahim'in Keldaniler zamanındaki antik Ur şehrinde doğduğunu söylemektedir.
• Hristiyan mitolojisin havuzların Perslerin istilası sonrası Perslerin akarsu yataklarını değiştirmesi ile mucizevi şekilde oluştuğunu söyler. Ancak akarsuların yatağı sel baskınları yüzünden Roma mühendisleri tarafından bentler yaptırılarak değiştirilmiştir. Bahsettikleri Pers savaşı ise MÖ 300'lü yıllarda Büyük İskender zamanında yaşanmıştır.
• Yahudi mitolojisi İbrahim'in Babil Kulesi inşaatına katılmadığı için şehirden çıktığını söyler. Ancak Babil kulesi İbrahim'den yaklaşık 1000 yıl önce yapılmıştı. Kule'nin adında Babil geçmesine rağmen kule Sümerler zamanında Sümerler tarafından yapılmıştır.
Şimdi soruyorum Karl Marx “Din Afyondur” derken haksızmıydı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder