“Türk’ün ağladığına Acem gülermiş.” Farklı kültürlerin farklı algılamalarından kaynaklanan bir durum gibi gözükse de aynı coğrafyada yaşamış iki halkın bu kadar zıt kutuplara sahip olması biraz garip değil mi? bu durum kültürden mi yoksa düşmanlık, hasımlıktan mı ileri gelir!
Türklerle İranlıların tarihi bir mücadele içerisinde oldukları aşikardır. Tarihi bir komşuluk ilişkisi çoğu zaman toprak kavgalarına, İslamiyet ile birlikte din olmasa da mezhep kavgalarına dönüşerek bugüne kadar gelmiştir. Kültürleri çoğu zaman iç içe girmiş ancak İran medeniyeti hep baskın çıkmıştır. Çünkü İran halkı yerleşik bir halk, ancak Türk halkı öylemi, göçebe. Bugün bile İran halen yerlerinde durmakta iken Türk halkı Avrasya, ortadoğu, ve Anadoluya yayılmış halde bulunmaktadır. Azeri Türkleri kültür ve mezhep olarak tamamen İran kontrolü altındadır.
2022 yılında İranda başörtüsü takmadığı için İran güvenlik kuvvetleri tarafından öldürülen Mahsa Amini protestoları bir çok İran şehrinde devam etsede, rejimi yok etme gibi bir başarı elde etmesi pek mümkün gözükmemektedir. İranlılar üzerinde bir Arap baharı başarılı olamaz. İran kendini içine kapatmayı ve bu şekilde uzun süre hayatta kalmayı başarabilen bir halktır. Dışarıya karşı birlik olabilir, aile içerisinde aileden bir ferdini döver ancak dışarıdan aile ferdini başkasına dövdürmez. Kadim halklar üzerinde ameliyat yapmak tehlikelidir, ameliyat yapanın üzerine kan sıçraması büyük olasılıktır. Dikkat etmek lazım, taraf seçerken doğru tarafta olduğuna karar verirken halkın tarihine bakmak yeterlidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder