Su düşürdüklerinizi canlı vermez. Toprak hiç vermez. Kıymet verdiklerinizi düşürmeyin, el üstünde tutun.
İnsan Yere bir şey düşürdüğü zaman onun değerine bakmaz eğilir alır onu. Yerde bırakmaz. Ya zamanı ne yapar. Onu da alırmı düştüğü yerden! Zamanı düşürdüğünün farkında mıdır! Alınması gereken malmıdır yoksa zaman mı? Bir malı kaybedersen yerine tekrar koyabilirsin ya zamanın! Geri getirebilirmisin ya da o zamanın aynısını yaşayabilirmisin!
İlk insanlara baktığımız zaman ne kadar ilkel bir yaşam sürdüklerini konuşup dururuz. Halbuki bugün insanların elde etmiş olduğu her değeri onlar bulmuştur. Konuşmayı, toplu halde yaşamayı, avlanmayı, yaşam için olmazsa olmaz olan besini, barınmayı, ateşi vb. Gibi. Bugünün insanı hazıra konmuş. Ve geçmiş atalarına ilkel yaşam sürmüşler diyor. Bugünün insanı farklı olarak ne yapmış? Savaşları icat etmişler, topraklara sınır koymuşlar, toplu insan öldürmeyi icat etmişler. Kısacası insan neslini yok etme yollarını bulmuşlar ve uygulamışlar. Şimdi hangisi ilkel!
İlkelliği yaşam şartlarına indirgemek bugünün insanına mahsus olan bir durum herhalde. Kendini daha zeki olduğunun iddia ediyor ama zekiliğini insana değil, kendi nefsine kullanıyor. Hep ben diyerek başka hayatlara yaşam hakkı tanımıyor. Güşsüzü ezmek, yok etmek tek hayat gayesi haline getirme peşinde. Bunda da kısmen başarılı olmuş gözüküyor. Başarı nedir ki? Bir insanı hayatta tutmak mı, yoksa onun hayat hakkını elinden almak mı! İnsan doğruyu bildiği halde yanlışda ısrar ediyorsa bilin ki bu zihniyet aptalların yoludur. Ama hiç kimse ben aptal’ım demez.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder