AKILDA KALMAYANLAR

22 Aralık 2023 Cuma

KİRALIK

         Biz Müslümanlığın temel kaynağı olan Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimizin hadislerinin yanında eski geleneklerimizi de devam ettirmeye çalışıyoruz.  Bu da bazen çatışmalara neden olduğu için işimize gelen ile yaşamaya çalışıyoruz. Bu da ayrı bir din gibi algılanabiliyor. Bugünkü Alevilik örnek veriliyor ama diğer insanları da da farklı bir şey olduğu yok.  Kendilerine göre Alevilik İslam dan ayrı gibi gösteriliyor yanlışlarını sıralıyor. Kendi yanlışlarından hiç bahsetmiyor.  Suçlamak en kolay yol herhalde.

    Bir kişinin bir evi yada dükkanı varsa bunu kiraya verir. Kirasını mal sahibine ödediği ve sözleşmeye uyduğu sürece  kiracı kiralamış olduğu mülkte istediği tasarrufu yapabilir, mal sahibinin mülk kendisinin olsa da mülk ile ilgili herhangi bir tasarrufu olmaz. Olması gerekende bu olsa gerek. İnsan beyninin kiralanması da böyle herhalde. Kiracı kirasını verdikten sonra beyni istediği gibi kullanır. Beyin sahibinin beyni ile ilgili bir tasarrufu olmaz.

      Alevileri hiç sevmem diyor. Nedenini soruyorsun İslami yaşamdan uzak onlar diyor. Bunu söyleyen ömründe hiç camiye gitmemiş kişi. “İslami yaşamdan uzak” savunması sadece kendini ifade edememe aracı. Kendine göre karşısındakine kabül ettirmenin en iyi aracı. Başka bir dünyalık nedeni kabül ettiremeyebilir ancak araya çoğu kimse tarafından sorgulanamayacak “din”i aracı olarak kullanıyor.  

      Taraftarı olduğu iktidardaki bir partinin yanlışlarını ve hatalarını söylediğin zaman bilinki alacağınız cevap ana muhalefet partisini kasdederek ona değilde buna mı oyumu kullanayım olacaktır. Şahıs ne kadar yanlışlarını görse de taraftarı olduğu partiden gönül bağını koparmamıştır; senden diğer partiyi savunmanı bekleyecektir. Eğer o şahsa cevap olarak parti ismi vermeden çoklu  altarnetifler sunarsan söyleyecek hiç bir şeyi yoktur. Mutlaka konuyu değiştirecektir. 

    Bu kiralama işi beyin sahibi içinde kolaylık herhalde. Beynin var düşüneceksin, muhasebe edeceksin. Karar vereceksin. Uygulayacaksın. Sonun da belki de zarar edeceksin. Ne gereği var ver kiraya bütün dertlerden kurtul. Kiraya verenler herhalde böyle düşünüyordur. Hele birde beyin sahibinin inancı yoksa her türlü şey de kullanılabilir. İnancı olanların da pek farkı yok. Genelleme yapmak lazım. 

    Bir daha dünyaya gelirsen ne olmak istersin. Nasıl yaşamak istersin diye soruyorlar. Bilmiyorlar ki bir dahası yok.

         Dünya üzerinde olan ilahi dinlere inanmayanların ortak bir özelliği vardır. Her zaman savunma yaparken Neden dinler Ortadoğudan çıkmıştır, diğer bölgelerde neden peygamber yoktur? Hz Adem’ değinmezler ama Dünyada insanlar bugünkü evrilmiş şekliyle altmış bin yıldır  dünyada vardır. Ancak peygamberler beşbin yıl ve öncesine gitmiyor. Aradaki ellibeş bin yıl hiç peyganber gelmedi mi? Bu tip sorular ile çok fazla karşılaşıyoruz.

İnsanlık tarihinin ne zaman başladığına dair elde sadece isketler ve bırakmış oldukları eserlerden bir şeyler öğrenilebiliyor. Allah ilk insan Hz Adem’i yarattıktan sonra çocukları olur bilinene Habil ile Kabil (Kutsal kitapların bildirdiği bunlar) değişik anlatımlar olsa da Kutsal olarak kabül edilen kitapların anlattığına göre  her ikisinden Allah bir adak ya da kurban vermelerini ister birisi yetiştirmiş olduğu en iyi tarım ürününü sunar diğeri ise en kötüsü olan bir hayvanı. Yetiştirmiş olduğu en iyi ürünü veren’in adağı kabül olur  diğeri en kötüsünü verdiği için kabül olmaz. 

         Dünyada birbirini hiç görmemiş milletler, kabileler ya da toplumlara baktığımız zaman hepsinde de iyi veya kötü bir olay yada duruma karşı adak adama ve kurban etme ritüelleri vardır. Ufak nüanslarda olsa hepsi bir birine benzer.  Hiç bir toplum arasında iletişim olmamasına rağmen ritüeller ilginçtirki birbirine çok benzer. İletişimsiz halinde olan bu toplumlar yada milletler bu kurban ya da adak işini nereden öğrendiler? Allah kitabında “Biz hiç bir millete peygamber göndermeden o halkı  hesaba çekmeyiz, yargılamayız” diyor. Demek oluyorki her millete peygamber gönderilmiş ki ilahi bir yerden gönderilen mesajlar ortak. Bu toplumlar bazen olmuş ki kurban etme ritüellerinde ileriye giderek kutsal sayılan insanı bile kurban etmişlerdir. Neden olmuştur bu? Hz Musa göç esnasında halkından ayrılıp Tur dağında kendisine Allah tarafından  verilen tabletleri almak için sadece kırk gün ayrılmış geldiğinde halkını kendi elleriyle yaptıkları bir buzağaya tapınır halde bulbulmuştur. İnsan her zaman için korkularını ya da sevinçlerini ifade edebilmek için mutlaka bir tapınma aracı edinebiliyor. İletişimin olmadığı eski toplumlarda bu şekilde kendilerine gönderilen peygamber öldüğünde peygamberlerinin getirmiş olduğu ilahi mesajları kısa bir süre ayakta tututabliyor. Zamanla ilahi mesajların dışına çıkarak kendine göre ritüeller edinebiliyor. Bu olanlar sadece bu eski toplumlar için geçerli değil. Günğümüzde teknolojinin ve iletişimin üst sınırlarında olmasına ve haber alma kaynaklarına hiç bir güç harcamadan edinmesine rağmen ilahi dinlerin getirdiği hükümler ile insanların o hükümleri nasıl ve ne şekilde değiştirdikleri ortadadır. Bağlı bulunduğu dini çok iyi bildiğini iddia eden ve toplum tarafından kabül edilen kişilerin dini yorumlayarak kendine göre ya da devlet yöneticisinin istediğine göre hükümler çıkarması her zaman olagelmiş durumlardır. Zamanla yorumlar öyle hale geliyor ki gelen ilahi hüküm ile insan tarafından oluşturulan hüküm bir bir birine ters olabiliyor. Bunun örnekleri her dinde mevcut.

          Topluma bir kararı kabül ettirmek istiyorsan onu dinin içine sok toplum bunu itiraz etmeden kabül eder.  Kendi menfaat ve iktidarlarını sürdürmek isteyen yöneticilerin başvurdukları yöntem bu olmuştur. Dört halifeden sonra iktidarı eline alan Emeviler ve kendinden sonra gelen İslam devletlerinde bunun örneğini çokça görmekteyiz. Ve halen devam etmektedir. Allah’ın göndermiş olduğu ilahi metinler insanlar arasında sadece dilde söylenir hale gelmiştir. Uygulama kaynaktan uzaktır. Bununla ilgili bir hikaye anlatılır.” Tilki yavrusuna öğüt verir. 

        -Bak yavrum şu bağlardan hepsinden yiyebilirsin yalnız Mollanın bağına ölsende dokunma. Yavrusu sorar;

        -Neden baba. Tilki.

        -Bak oğlum der. diğer üzüm bağı sahipleri bir şey yapmaya bilir yalnız, Molla, Tiki yemek helaldir diye bir fetva verir. İnsanlar soyumuzu kurutur. Toplum işte böyle din hususunda okumak ya da araştırma gibi bir dert edinmezler. Onların yerine birileri bu işi yapar insanda doğru veya yanlış bunların söylediklerine uyar. Sonuç zamanla değiştirilmiş bir din. İşte eski toplumlara da günümğüzde olduğu gibi peygamber gönderilmiş. Onlarıda ilahi kurallar bir müddet uymuşlar ancak günümüz insanlarının  yapmış oldukları hataları yaparak dinleri değiştirilmiş. Bunu yapan ne yazık ki yine insan.

          Gelişmekte olan ya da geri kalmış bir ülke yönetenlerin inandıkları dini ön plana çıkarmamaları gerekir. Bu ülkeleri yönetmek, insanları memnun etmek, huzur içinde yaşamalarını sağlamak zordur. Yaşam kalitelerini yükseltmediğin takdirde bir arada tutamazsın. Toplumsal olarak her huzursuzluk yönetenlerin nezdinde inadığı dine mal edilir. Yöneten bu durumdan kurtulmak için dinin emirlerini değiştirmeye yada dejenere etmeye kalkarak, yol açar. Kendinden sonrakiler de ya o yolda yürürler ya da aynı yöntemi deneyerek o emirler üzerinde oynama yaparak emirleri emir olmaktan çıkarırlar. Eski dinlerin değişikliğe uğramasının  tek sebebi budur. Aslını yok ettikten sonra değiştirme ve yorumlama öyle bir hale gelir ki herkes tarafından yapılmaya başlar. Çünkü ortada emrin aslı yoktur. İşte bunların tek sebebi bulunduğu makam ve mevkiyi kaybetme korkusu. O kaybetme korkusu yaşayarak dinin emirlerini değiştiren, dejenere eden hiç kimse şu anda hayattamıdır? Açtığı yolun vebali ile unutulup gitmiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...