AKILDA KALMAYANLAR

24 Aralık 2023 Pazar

KURTULUŞ NEREDE

          Kurtuluş nerede? İnsan nerede arıyor? Kurtuluşu önce kalbinde ara Cami de tekke de değil. Kalbinde bulamadığın kurtuluşu orada hiç bulamazsın. Elini kalbine koy ya da akşam yastığa kafanı koy, bugün Allah için ne yaptım de kendine. Eğer haksızlık, adaletsizlik, kul hakkı seni rahatsız ediyorsa seni tekke de kurtaramaz, cami de Kabe de. Onların arkasına saklanamazsın, hiç bir kul görmese bile seni elbette gören biri var. Ondan kaçamazsın. Mazlumun sırtına çıkmışsan, onu ezmeye kalkmışsan kabe seni, kurtarmaz. Eğer yediğine dikkat etmediysen, haram mı helel mi diye oruç seni kurtarnmaz. Müslüman’a haksız yere zulmettiysen. Zulmü yapanın yanında yer almayıp, ona buğz etmediysen, Müslümanın malına çökülürken ses çıkarmadıysan son nefesinde içtiğin Zemzem suyu seni kurtarmaz. Bir Müslüman dövülürken gidip bir tekmede sen vurduysan kıldığın o namaz seni kurtarmaz. İmanı sadece dilde söyleyip kalbine indirmediysen dilinle söylediğin kelimei şehadet seni kurtarmaz. Sen kendini kurtaracak yola gir. Gittiğin bu yol yol değil. Uçurumun kenarındasın sana dekme vuracak çok insan var. Çekil uçurumun kenarından, dost bildiklerin dursun orda, o dost bildiklerin seni kurtarmaz.

          Hırsızlık nedir? Bir kişinin kontrolünde olan bir malın başka bir kişi tarafından şahsın heberi olmadan kendi kontrolüne geçirmesidir. Bu gibi durumlarda dinler “günah” atf ederek  müeyyide uygular. Toplumlar ayıplar, devletler ise hapis gibi cezalandırıcı müeyyide yoluna gider. Hırsızlık dinler ve devletler açısından cezalandırma yöntemi ile insanları bu gibi davranışlardan sakındırma, caydırma yoluna gitse de öyle bir yöntem vardır ki hiç bir toplum, din ya da devlet bu hırsızlık yöntemine ses çıkarmaz. Olağan karşılar. Bazen olur ki devleti yönetenler başkalarını suçlama yoluna giderler.İşte bu hırsızlık yöntemi, “Enflasyon” Enflasyon hükümetlerin vatandaşın gelirinden çalma şeklidir. Buna hırsızlık demezler enflasyon diye bir tabir kullanarak “Hırsızlık denen o kelimeyi küçültürler. Yok ederler. Şöyle ki bir malın değeri 10 birimken devletin o maldan alacağı KDV miktarı yüzde on olsa sadece bir lira alır. Ancak o malın değeri 100 birim olsa aynı yüzdelik dilim ile on lira halkın gelirinden  çalar. Bu hırsızlığın hiç bir cezai müeyyidesi yoktur. Üstelik devleti yönetenler bazen bu hırsızlıkla gurur duyarlar. Şöyle derler “ bakın şu ülkede enflasyon yüzde on iken bizim ülkemizde yüzde beş” yani o ülke hükümeti halkından yüzde on çalerken ben yüzde beş çalıyorum demeye getirir. Halkda bundan mutluluk duyar. Halkın bu tepkisi ilginçtir soyulurken mutlu olması. “Bakın benim devletim beni az soyuyor” der.

          “Çalıyor ama çalışıyor” sözünün diğer bir versiyonu. Biz ne zaman hırsıza, hırsız diyebileceğiz! Savunmaları hep aynıdır. Başka ülkeler örnek gösterilerek anlatılması başka bir garabettir ki, örnek gösterilen ülkeler ilginçtir hep ekonomi olarak kendinden güçlü ülkeler seçilir. Çünkü her zaman kendini de onlar gibi görme istekleri, halkının en kolay inandırma yöntemidir. Taraftar güçlü bir ülke ile karşılaştırılmasını sorgulamaz. Ona bu hırsızlık doğal gelir.

            Diğer bir açıdan bakacak olursak, ülkede ki enflasyon gerçekte yüzde 50 iken kağıt üzerinde yüzde 30 çıkarıp çalışanına yüzde 30 zam yapmak da başka bir hırsızlık yöntemidir. Bu açık olarak gözükür. Ancak halk bunu bir hırsızlık olarak görmez. Önce zemin hazırlar daha sonra planının uygulamaya koyar. 

Demek ki hırsızlık sadece bir şahsın malını habersiz olarak kendi zimmetine geçirme değil. Halkını kağıt üzerinde soyma da bir hırsızlık yöntemiymiş.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...