20. yüzyılda savaşlar alışılmışın dışına çıkmaya başladı. Bir devletin elinde bulunan insan kaynağının ne kadar değerli olduğu ortaya çıktı. Rusya-Ukrayna savaşı bu olayı su yüzüne çıkardı. Daha önce varmıydı? Elbette, ancak sosyal medyada görülmediği için kimse farkına varamadı. ABD cephede savaşan askerlerin uyruklarının tamamına yakını kendi vatandaşı olmayan, sonradan vatandaş edindiği, ya da vatandaş vaadiyle askeri alıp cepheye gönderdiği kendinden olmayan insanlardan oluştuğu anlaşıldı. Bu insanlar askere alınır, ABD dışındaki savaş bölgelerine gönderilir, eğer sağ çıkabilirlerse vatandaşlık edinir. Bir yönüyle hileli, sonu olmayan güvenlik sağlama işi.
Rusya-Ukrayna savaşında seferberlik ettiğinde kendi askerlik çağındaki vatandaşlarının ülkeden kaçtığını gördü. Bu arada Ukrayna topraklarında cephede Çeçen savaşçılar gözükmeye başladı. Bu Rus vatandaşı olsa da Rus ırkına mensup olmayanlar. Bir yönüyle paralı savaşçılar. Rusya ayrıca diğer Türk kökenlileride cepheye sevk etti. Kendi ırkından olanlar gitmek istemedi. Ukrayna dada aynı olay oldu ancak Ukrayna sosyal medayayı çok iyi organize edip, Ukraynalıların cepheye gittiklerini gösterdi. Halbuki gerçek olan hiç de öyle değildi. Binlerce savaşabilecek insanı ülkeden kaçtı. Bunun yerine dünyanın değişik bölgelerinden savaş tecrübesi olan yüksek ücretli paralı askerler getirdi, cepheye sürdü. Savaş kağıt üzerinde Rusya ve Ukrayna arasında olsa da savaşanlar kendinden olmayan insanlar.
Türklerin dünyada bilinen en önemli özelliği savaşçı olmalarıdır. Bu özellik genetik bir özellik değildir. Tek bir sebebi vardır. Kaybedecek hiç bir şeyleri olmaması. Kaybedecek bir şeyi olmayan kişi ölümden korkmaz. Türkler savaşçı oldukları dönemde göçebe bir toplum savaş kaybetseler dahi kaybedecek ne bir evleri ne de bir arazileri var. neyleri varsa atın üzerinde onuda istedikleri gibi istedikleri yere taşıyabilirler. Savunulacak herhangi bir toprak parçaları yok. Elbetteki böyle bir toplumdan savaşçı çıkar.
İsrail-Hamas mücadelesine bakın. Hamasın kaybedecek neyi var. olanlar zaten İsrail tarafından yok edilmiş. Sadece insanların canları var. inançları kendi namus ve evlerini korumada savaşmaya cevaz veriyor ve o savaşda ölmeyi de şehitlik olarak tanımlıyor. Bu insanları yenemezsiniz. Bugün yenseniz, yarin karşınıza yine çıkarlar. İsrailin amacıda o değil mi? ABD, Avrupa Hmas’ın ani saldırısına neden ani refleks verdi. Bütün imkanları ile neden İsrailin yanında yer aldılar? İsrail’in yok edileceği korkusu neden oldu buna. Yardıma gelen bu devletlerin İsrail’in kara ordusunun vasat olduğu çok iyi biliyorlardı. Karşıdakilerinde kaybedecek canlarından başka bir şeyi olmayan insanların olduğunu biliyorlardı.
Savaş zenginin değil fakirin işi. Kaybedecek hiç bir şeyi olmayanların. Zengin savaşda ölen fakire üzülmez, üzülmüş gibi yapar. Fakirin ölmesinin onlar için bir önemi yoktur. Yeterki ölüm fazla olmasın, Fakir savaşda kaybetmesin. Fakir savaşda kaybederse sadece canını kaybeder. Zengin öylemi ? Malını, geçmişini, hayat standartını kaybeder.
Bugün Finlandiya, İsveç Nato’ya girmek için niçin çırpınıyor. Rus saldırılarına karşı savaşacak insanı yok. Zenginlik, refah, insan hakları, özgürlük savaşda karın doyurmaz. Özveriyle, vatanım diyecek insana ihtiyaç duyar. Var mı bu ülkelerde böyle insan. İsviçre kendi vatandaşı olan savaşabilecek erkeklere silah malzemesi tedarik ediyormuş. Etmek önemli değil, önemli olan onu kullanabilecek vatandaş bulmak.
Türkiye, Suriyede Özgür Suriye Ordusu adı altında savaşabilecek insanları bir araya getirdi ve kontrol ediyor. O insanların gidebilecek bir yeri olsa, yaşayabilecekleri bir toprak parçaları olsa, hayatlarını devam ettirebilecek madddi imkanlara sahip olsalar böyle bir işe girerler mi?
Gelecek şunu göstermiştir ki, ayakta kalacak devletler savaş teknolojilerine sahip olan devletler değil, savaşabilecek cesareti olan insan kaynağını elinde tutan devletler ayakta kalacak. Para ile savaştırmak belli bir yere kadar. Bunun bir çok zararları tarihde görülmüştür. Sümerler çok büyük medeniyet kurdular, her şeyleri vardı, zamanla rahat düzeni alışkanlık haline hetirdiler Akad’ları her işleride kullandılar. Akadlar Sümerlerin sonunu getirdi. Abbasiler savaşı fakir işi gördü, savaştırmak için Türkleri getirdi, Türkler Abbasilerin sonunu getirdi. Kendi kendine yetebilecek bir devlet olmadıktan sonra son kaçınılmazdır. İleride bir çok devletin bu sebepler nedeniyle tarih sahnesinde yer almasıda kaçınılmazdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder