İnsan altmış yaşını geçince başkalaşmaya uğruyor. Davranışları, fikirleri değişmeye başlıyor. Gelecek ile ilgili hayalleri kalmıyor, onun için tek hayal, ele ayağa düşmeden, kimseye de muhtaç olmadan bu dünyadan geçip gitmek, ancak bu arada dünya hırsı başlıyor, dünyaya öyle bir sarılıyorki etrafını yakıp yıkmadan çekinmiyor. Öbür tarafı garantileme peşinde, yalnız bu arada elindekini de daha sıkı tutmak istiyor. Her ikisini bir arada götürme peşinde. Bir şeyin varlığı ya vardır yada yoktur, ikisinin ortasının olması mümkün değilken insan ortasını gösterme peşine düşüyor. Öbür tarafa yatırım yapacaksan mutlaka bu dünyanın bazı nimetlerinden vazgeçmek zorundasın. Kendi elinle vereceksin ki kitabına verdiğine dair bir şeyler yazılsın. Vermeden yazdıramazsın.
İşte insan böyle garipleşiyor. vucut ihtiyarlıyor ama nefis ihtiyarlamıyor. Her ikisinin durumunu kabüllenenler kurtuluyor, ancak diğerleri helak olup gidiyor. Yalnız bu durumu kabüllenene daha hiç rastlamadım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder