AKILDA KALMAYANLAR

28 Aralık 2023 Perşembe

UFUKTA IŞIK YOK

   Çoğunlıkla Hindistan da uygulanan ve kökenleri M.Ö 200 yıllarına dayanan bir kast sistemi vardır. Bu siteme göre halk sınıflara bölünmüştür. En üstte din adamlarından teşekkül Brahmalar, onun altında askerler, bürokratlar, varlıklı aileler, çiftçiler diye sıralanarak gider yalnız bir kesim vardır ki bu sisteme dahil değildir “Dokunulmazlar” altın altındadır bunlar, toplumda yok sayılırlar, en pis ve kirli işleri yaparlar. Hayvanlar kadar bile değerleri yoktur. Fikirlerine, yaptıklarına, görüşlerine itibar edilmez bunların. Dünyanın bir çok yerinden eleştiriler getirilir bu siteme. Özelliklede Müslüman tabir edilen halklar tarafından. Eleştiri yapanlar neden eleştiri yaparlar bilinmez. İnsan kendinde olan olumsuz bir hareket, tavır, davranış varsa kendine yapılacak olan eleştiri korkusuyla hemen savunmaya geçerek karşı tarafı kendinde olan davranışlar ile suçlama yaparak baskı altına almaya başlama çabasına girer. Kısmende bunda başarılı olur. Kısa sürede olsa kendine yöneltilen suçlamalardan kurtulmuş olur. Dünyanın neresine gidersenizz gidin her toplumda bu davranışlarla karşılaşırsınız.

    Fazla uzağa gitmeye gerek yok. Her insan kendi çevresine baktığı zaman bazı insanlarda kendinde olmayan fakat başkasında olan servet, makam, şöhret, mal ve mülkle övünme, meth etme çabasındır sürekli. Başkasında bulunan mal’a mülk’e makam’a erişmesi mümkün değildir bu şahsın ancak onunla iftihar etmek onun için bir erdemdir. Şahsın saray’ı vardır. Sarayda sadece bir aile yaşar, onu savunan şahsın bırakın o sarayın içine girmeyi kapısından bile içeri giremeyeceğini bildiği halde sarayda yaşayanların saraylarını, lüks yaşayışlarını kendi yaşıyor gibi başkasına anlatmayı bir iftihar sayar. Sorarsın, “sen o nimetlerden faydalanıyormusun” diye onun için önemli değildir. Oradakiler yaşasın yeter onun için. Kendinde olmayan, nimetlerine ulaşamayacağı bir şeyi başkasının yaşaması onun için var gücü ile savunması, yaşamın devam etmesi için mücadele etmesi anlaşılacak bir şey değildir. İşte bunlar Hindistanda ki kast sistemini eleştiren kişilerdir. Aslında daha kötü bir kast sitemini kendileri yaşıyor farkında değiller.

  Hindistanda ki kast sitemine inanan bir kişi eğer yaşanılanlara itiraz etmeden hayatını tamamladıktan sonra bir sonra ki hayatta bir üst kast sistemine geçeceğine inanarak yaşar. Kendi inancına göre Onda bir ümit vardır. Ancak bizdekilerde öyle bir ümit de yok. İnandığı din yeptıklarından sadece kendini sorumlu tutar.  Mücadele ettiği servet sahiplerinin yanlışlarından da bir nebze kendisi sorumlu tutulacaktır aslında. Hind li kazançlı çıkma itimali varda, kendisi nasıl kazançlı çıkacak.

      Daha önce hiç gitmediğiniz bir yerde ki tanıdığınızın yanına gidin. Deyin ki burayı bana gezdir deseniz. Acaba nerelere götürürler. İnanın sizin ve onun olmadığı mekanları gezdirmeye çalışırlar.

        Ankarada Cumhurbaşkanlığı Külliyesine götüreceklerdir. Ancak kapısından dahi giremezsiniz. İlginç olan sizin vergilerinizle yapılan bir yeri göstermezler size . Ama birileri oranın ihtişamını anlata anlata bitiremez. O anlatan kişi  kaç defa gitmiş ve içerisini gezmiştir. Ne var ne yok diye bakmışmıdır acaba? Mümkün değil. Nimetlerinden faydalanamadığı bir yerin övünülecek bir tarafı yoktur. Bunu Hind li yapmaz. İşte kendini Müslüman olarak tanımlayan kişilerin düştükleri açmazlar, düşkünlükler bunlardır. Bir türlü kurtulamıyorlar. Nimetinden, faydasından faydalanmadığım hiç bir şey kişiye mahsus değildir. Oranın yıkılması, yok olması, devredilmesinden bana fayda da zararda yoktur. Her bir fert için geçerlidir bu, sadece oranın nimetlerinden faydalarından menfaati olanlar için farklıdır bu. Müslüman olarak bir anlamayabilsek, aslında bütün proplemlerimiz bir anda çözülecek ancak kısa vadede olması mümkün değil demiyorum, ufukta ışık göremiyorum. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...