AKILDA KALMAYANLAR

5 Kasım 2024 Salı

İBLİS

         İblis, hakikate talip olmaz. Çünkü hakikati bilir. Kafasında, entrika oyunları vardır. Yalan, hile, çalma, ne ararsan, tüm kötülükler vardır. Bazen de takke ile nasihat eder, sureti ile aldatır. Bunların statüleri fark etmez. Bunlara dikkat etmek gerekir. İki yüzlü münafıklardır bunlar.

        Hepimiz bir toplumun parçasıyız.  Etrafımızdaki insanların hangisinin iblis hangisinin insan olduğunu ayırt etme kabiliyetine sahip olmamız gerekirken ne yazık ki açıkça "Ben iblisim." diyen insanlara sempati ile bakıyor, onları bir kurtarıcı olarak görüyoruz. Bu aldanıştan vazgemediğimiz sürece ileride iblis tarafından evlat edinme yoluna gidileceği de kaçınılmaz olacaktır. Sonu iblisin çocukları olma yolunda ilerleyen kitleler ile beraber yürüyecek, beraber kader paylaşacağız. Bunun sonunun nereye varacağı az çok bellidir. Sonu yıkım olan bu sürecin nasıl sonlanacağı bir muamma olarak önümüzde dursa da iyi sonuçları olmayacağı kesin gözüküyor.

       Allâh azan karıncaya kanat takar, uçurur sonunda kuşa yem edermiş. Onun için yükseleni hayra, düşeni şerre yormamak lazım.  Öyle yükselenler var ki, kendisini Kaf dağında görüp Firevun gibi her şeyi ben yarattım havasındalar. Unutmamak lazım Nemrut'u öldüren küçük bir sivrisinek.  Ey insanoğlu yeryüzünde çalımla yürüdüğün bastığın toprağa bir bak. Nice senden kudretli, yenilmez insanlar ayağının altında tek başına yatıyor. iblisleşmenin kimseye özellikle de sana hiç bir faydası yok.

         Muhalefet ve iktidar tarafından ülkenin dört bir taraftan sarıldığını iddia ederek  " Ülke halkı olarak bir yumruk olmamız"  gerektiğini söyleyenler, halkı ayrıştırmak, kutuplaştırmak için ne gerekiyorsa 

 yapıyorlar. Ülke aşırı Atatürkçüler ile siyasal İslamcılar arasında sıkışıp kaldı. Birleştirmeye yönelik söylemler olsa da icraat tersi işliyor. Sözün özü iblise hiç gerek yok. Kendileri olmuş bir iblis. 

      Umut herkesi ayakta tutar. Gerçekleşmesi imkansız olan hayaller dahi insanda bir heyecan uyandırabilir. İnsanın içindeki belkiler hiç bitmez. İnsana yaşama azmi ve sevinci veren şey işte budur. Umut zenginler için sıradan bir olay gözükse de, fakirler için bir mucizedir. İşte bu mucize fakiri atakta tutar.  Gelecek ile ilgili umutları tükenmiş insanlar yok mu? Elbette var. Peki bunları atakta tutan nedir? Vicdanları mı, yoksa tam teslim olduğu inançları mı?  İnançları olmayanları nereye koyacağız?  Umutsuzluk içinde yaşayan insanlara, bunu yaşatanlar, o ortamı hazırlayanlar, kötülük adına iblis değil de nedir? İllaki iblisin kendisi mi olması gerekiyor? Onun izinden gidip, ona askerlik yapanlar iblis olmuyor mu?

       Vezirin eşeği ölmüş, herkes cenazesine gelmiş. Vezirin kendisi ölmüş, kimse gelmemiş. O günler de gelecek. İnsanın yaşadığına, yaptığına değil, sonuna bakmak lazım. 

       Zinciri kıran zorlamadır. Hiç bir emek sarf etmeden zincir kırılmaz. Onun için zor'a talip olmak lazım. Emek olmadan helalinden ekmek olmuyor. Haram'ı elde etmek marifet değildir. O kolay iştir, Emek istemez. Konumunu kullanarak, hile ve desise ile başkasının hakkına tecavüz ederek servet edinenlerin şimdiki haline değil sonuna bak. Rahatlık, mutluluk göremezsiniz. Elinden haksızlık ve zorbalık ile hakkını alanlar senden daha çok rahatsızlar. Mutlu olduklarına bakma sen acı çekiyorsun ama onlar daha çok çekiyor. Sen insansın, insan olmanın gereğini yapıyorsun. Onlar iblis, onlar da iblisliğini yapıyor. Fıtrat dan öte yol yok. 

        Hayat öyle bir şey ki, başladığı yerden bitiyor, bittiği yerden tekrar başlıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...