Militarizm: bir Fikri, düşünceyi, hareketi sorgulamadan, fikir üretmeden, doğruyu, yanlış demeden savunan. Peki kim bunlar: etrafımızda çok bunlardan. Sokak da, kahvehanede, dergah da, camide, siyasetde kısacası hayatın her alanında. Militan olmak öyle basit bir şey değil. Emek ister, çaba ister, zaman ister en önemlisi buna uygun kafa yapısına sahip ahlaksız insan ister. Zannetmeyin ki zor bulunur?
Militan yetiştirmek için saf insana gerek yok, ahlaksız olması yeterlidir. Büyük bir şey vermenede gerek yok, azından da yetinir bu mahluklar. Bazen para verirsin bazen buna da gerek yoktur, cennet yeterlidir bunlar için. Sanmayın ki "bana nasıl cenneti veriyorlar" diye size soru sormazlar. Cennete gitmenin kolay yoludur militanlık.
Militarizm öyle bir şeydir ki? Bildiklerini saklatır, doğruyu yanlış yapar. Benlik duygusu o kadar ileridir ki dünyada her şey boştur, yalnız kendisi vardır. 760 larda İbni Kutuba komutasında ki İslam orduları İran'ı geçip Türklerin bulunduğu bölgede soykırım a varan katliamlar yapmışlardır. Bu olay belgeler ile sabittir. İran kaynakları ve İslam kaynakları bunu doğrular. Bir televizyon programında İslâm tarihçisi olarak kendini tanıtan birine bu olay soruldu. Cevabı akla ziyan. Yanlış yapılmış diyemedi. Katliamı savundu. " Bu katliam olmasaydı Türkler Müslüman olmazdı" dedi. Bu savunma Militarist bir savunmadır. İslam'ın masum cana kıyılmaması hükmünü çiğnemiş olmuyormu? Bir yerlere şirin gözükmek için militan olması bir insana ne değer katar?
Din militanı vardır mesela. Kitap bilmez, ama her şeyi bilir. Bir yerden emir telâkki ederek duyduklarını pazarlar. Doğrunun yanlışın önemi yoktur, yeterki sadakatini ispat etsin. Bunlardan çoktur ve en tehlikelisidir. İnsanların manevî duygularını öyle bir istismar eder ki doğrular bir anda yanlış olur. Dini yozlaştıranlar işte bunlardır. Yok hükmünde olan bu militanlar yaptıkları her şeye bir dini kılıf bulmakta mahirdirler. Dünya bunlara güzel olsa gerek.
Bir de siyasi militanlar vardır. Yanılmaz! hata yapmaz! hiç kimse bunları kandıramaz! Bunlar için yanlış yoktur. Sadece konjektör vardır. Devre ve zamana çok iyi ayak uydururlar. Lider ulaşılmaz, hata yapmaz, kendini değil hep halkı düşünür! Ama halk için bir şey yapmaz, hep kendisi için çalışır. Militan için bu durum bekaa için yapılan harekettir. Birine sormuştum "sen bu partiyi niye daha savunuyorsun" demişti ki " bu partiden vazgeçersem dinimi değiştirmiş gibi hissediyorum" işte bu doğruyu yanlışı ayırmayan bir militan değilde nedir? Başka biri "Allah beni x partisine oy attım diye cehenneme atacaksa, ta dibine atsın" demişti
Hata, yanlış yapanlara, fikirlerinden militan olanlara kızmamak gerekir. Herkes bulunduğu konumun gereğini yaptığı gibi onlarda gereğini yapıyor. Allah kitabında "Biz onları ibret alasınız diye yarattık" demiyor mu? Biz buna inanıyorsak, her olumsuzluğu kendimize şiar edinip, ders almamız gerekmiyor mu? Şükretmemiz gereken durumları tersine çevirip onları düşman ilan etmenin ne anlamı var. Bizlerin yanıldığında doğru yolu gösterecek bu olumsuzluklar belki bizim kurtuluşumuz olacak. Bunu kimse bilemez elbet. Ama ortada bir gerçeklik var, hiç kimsenin doğru ya da yanlış yaptıkları ortada kalmayacak. İnsanın kendisine yapışmayan şey mutlaka hedefini bulacaktır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder