AKILDA KALMAYANLAR

31 Aralık 2024 Salı

YILBAŞI

        Yılbaşı kutlamalarına tepki gösterenler var. Nedeni aslında kutlanmaya karşı olmak değil, kendini dindar, takva sahibi gösterme çabası. Yılbaşı kutlaması şahsi bir hareket, başkasına ne zararı ne de faydası var. Dini yozlaştırma burada açık olarak su yüzüne çıkıyor.  Mesela sakallı birine soruyorsun "sakalı niye bırakıyorsun" sünnet diyor. Bir yemekte sol elin ile yemek yiyorsun, hemen müdahale ediliyor "sağ el ile ye sünnet diyor. Bunun gibi bir çok hareketi sünnet olarak karşına çıkarıyorlar. Elbette sünnettir yapılması gerekir. Bu insanın takvasına bağlı. Sünnet diyerek başkasını uyaranlara bir bakıyorsun, adamda yalan var, kul hakkı var, zalimlik var, hak yeme var.  Varda var. Farzı bırakmış, sünnet ile amel etmeye çalışıyor. Sünneti farzın önüne geçirmek dinde yozlaşmaya neden olur. Farz zamanla yok edilir, sünnetler ile dini ayakta yutmaya çalışsa da zamanla bununla da oynar, bir alta içtihata geçer. İçtihat insanın fikridir. Doğru ve kesin hüküm kuramazsın. Ebu Hanife nin bir sözü vardır " İçtihat olarak bugün benim fikrim budur, yarın biri çıkar deliller ile benim bu söylediklerimi çürütürse, bana değil ona uyun" der. 

          Alkol alma haram diyen şahıs, yaptığı, açtığı yollarla gençleri, insanları deist, ateist yapıyor bunun ya farkında değil, ya da topluma dindar görünme çabasında. Dindarlığıní Allah'a göster, senin dindarlığının bana bir faydası var mı? bana insanlığını göster.  Bana faydası olan şey insanlıktır 

         Bazıları tarafından dinlendirilen bir şey var. Genellikle yılbaşı kutlayanların sığındığı yer " Orta Asyalı Türklerde yılbaşı kutlardı, çam ağacı onlarda da vardı" nereden çıkarıyorlar bu yalanı anlamak mümkün değil. Türklerin bir arşivi yok. Nerede yazıyor. Herkes kendine göre tarihî yorumlarsa ortaya böyle ucube bir tarih çıkar. 

        Herkes kendini dinin koruyucusu olarak görüyor. Bu koruyucular, korumaktan öte yozlaştırma derdindeler. Kendi Dini yaşamaz, yasamayanlara tepki gösterir. Tanık olduğum bir olay var. İyi bildiğim bir şahıs dinî yaşamamanın ötesinde Allah'ı inkâr seviyesinde biriydi. Alkollü bir şahıs çevreye rahatsızlık verince müdahale etti, şahıs bunun Allah'ına, peygamberine küfür edince "Sen benim Allah'ıma, peygamberime nasıl küfür edersin" diye şahsı darp etti. Aslında o şahsı darp etmek için Allah'a ve peygambere küfür bir bahaneydi, sözde din koruyucuları da bundan farkı yok. Kendilerini Allah'ın yerine koyarak dinî koruma çabasındalar. En büyük sevap, cihat olarak görüyorlar herhalde. Ama hangi cihat? Savaş cihatımı, hayat cihatımı? Önce buna karar vermek gerek .

        İslam'da yapılan her hareketin olumlu olarak dönüşü olması gerekir. Çam ağacına saldırmanın ya da yıl başı kutlayanlara saldırmanın ne getirisi olur. Olumlu ne gibi dönüşü olur? Hiç! 

         

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...