AKILDA KALMAYANLAR

12 Şubat 2025 Çarşamba

MUHTEŞEM YAPILAR

    Din uğruna yapılan dev yapıtlar vardır. Bu kilise, havra, camii ya da pagan bir dine ait herhangi bir yapı olur. Farketmeksizin bu yapıların tek bir yapılış amacı vardır. Gerçekleri halktan gizlemek, kaçırmak. Dini hassasiyetleri yüksek olan toplumlarda bu yapılar bir çok yanlışı ya yok sayar ya da gözden uzak tutar. Hangi dinin olduğunun bir önemi yoktur. Mesela Hıristiyanların dünya üzerinde ki en görkemli, ve büyük olan Ayasofya camii (kilisesi) 1453 e kadar kilise olan, bu tarihten sonra camiiye cevrilen muhteşem yapı.
        534 yıllarında yapılmış olan bu yapıt günümüz teknolojisine kıyasla muhteşemdir. Şu bir gerçektir ki bu yapı dini ticaret, halkı kontrol etmek için dini suistimal için iyi düşünülmüş bir projedir. Roma 350 yılına kadar Hıristiyan dinine mesafeli, zulmeden pagan bir inanışa sahipken bir anda 350 yılında Hıristiyanlığı resmi din olarak benimsemiş, 534 de Ayasofyayı inşaa etmiş. Yeride manidar Doğu Roma imparatorluğunun başkenti Istanbul. Aynı yıllar bir çok yerde Hıristiyanlara zulüm edilip kiliselere izin vermez iken Ayasofya neyin nesi. Bir çok Hıristiyan grup Roma korkusuyla vadilere, yer altı şehirlerine kilise yaparak ibadet ettiği halde Istanbul da dönemin en büyük ve muhteşem Kilisesini yapmak Romaya ne kazandırdı?
       Çok şey. Hıristiyanlık o kadar haktan rağbet gördü ki, Roma idarecileri ne yapsa önüne geçemiyor.  Bir fikrin önüne gecemezsem, onu kendi çıkarlarım için kullanır, ya da oyunu benim koyduğum kurallar ile oynanmasına izin veririm mantığı ile Hıristiyanlara bende sizdenim izlemini vermek için Ayasofya inşaa edildi. Hıristiyanlar oyunun farkında olmadan,  dinlerini Ayasofya da ayinler düzenleyerek serbestçe yaşayacaklarını zannettiler. Ama istedikleri olmadı. Roma kendine göre konsiller düzenleyerek, kendi adamları marifetiyle Hıristiyanlığı aslından çıkardı. Dinin içine kendi yasalarını, kurallarını koydu. Halk dinimi serbestçe yaşıyorum zannetti ama aslında yaşadığı Hıristiyan dini değil, Roma diniydi.
        Bu sadece Hıristiyan Roma ilişkisinden mi ibaret? Yahudilikte de aynı. Yahudi rahipleri aç, yokosul olan bir toplumda zenginliği yaşamışlardır. Roma Yahudi bölgesini işgal ettiğinde, işgale ses çıkarmayan tek kesim Yahudi hahamlardır. Roma bunu bildiği için. Halkı baskılamış, hahamlara dokunmamıştır.
        Bununla ilgili bazı incillerde şöyle bir kıssa anlatılır. " Hz İsa yakalanıp, yargılama yapıldığında öldürme hükmünü ancak Roma valisi verdiğinden, Valinin önüne getirilir Hz İsa. Şikayetçi taraf Yahudi rahiplerdir. Vali: Bu şahıs ne suç işledi der. Rahipler: Dinimizi, inançlarımızı aşağıladı derler. O sırada vali, tecavüz, gasp, adam öldürme gibi suçlardan birini de getittirir. Rahiplere sorar ikisinden birini af edeceğim diğerini ölüme mahkûm edeceğim der. Rahipler tereddüt etmeden Hz İsa'nın öldürülmesi diğerinin af edilmesini talep ederler. Bu kissa da belirtildiği gibi Rahipler için önemli olan toplum tarafından suç kabul edilen, hareketi yapan kişinin yaptıkları değil, kendi menfaatlerinin, rahat hayat şartlarının kaybolmaması, ellerinden alınmaması.
          Müslümanlar içinde değişen bir şey yok. Halkın dini duygularını kullanmak buradada kendini açık bir şekilde gösteriyor. İnsanlar açken Altın kubbeli camiler yaptırmak dinin neresinde var.
         Hz. Muaviye, kendisine Şam’da görkemli bir Yeşil Saray inşa eder. Hz. Muaviye, Hz. Ebu Zerri’l-Ğıfari’ye sorar: “Sarayımı nasıl buldun?”
         Hz. Ebu Zerri’-l Ğıfari: “Ey Muaviye! Eğer bu sarayı kendi paranla yaptırdıysan israftır. Eğer halkın parasıyla yaptırdıysan ihanettir ve haramdır. Kul hakkına girer. Bunu ancak firavunlar yapar” der.
          Büyük yapılar her dönem halkın vergileri ile yapılan israf yerleri olmuştur. Çok büyük paralar ile inşaat edilen Piramitler günümüz de ne işe yarıyor. Sürmene manastırı, kayaların içine yıllar suren zaman ve para ile yapılmış, şimdi ne? Sadece turistik gezi mekanı. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...