AKILDA KALMAYANLAR

3 Mart 2025 Pazartesi

YECÜC VE MECÜC

       Sosyal medyayı kullanarak İslami propaganda veya tebliğ yapmak için İslami kisvelerle kamare karşısına çıkan hocalar anlatımlarından kendi düşüncelerini dinin içinde varmış gibi göstermeleri yozlaşmanın halen devam ettiğinin bir göstergesi değilde nedir? Din tamamlanmıştır. Ekleme çıkarma yapılamaz. Allah kitabında tamamlandığını, eksik bir şeyin olmadığını söylüyor, ama ne yazik ki , eksik varmış gibi tamamlama derdinde olanlar bir türlü bitmiyor.
        Biri çıkıyor İmam Şafi nin Ebu Hanifeye saygısından dolayı dört yıl anne karnında durduğunu söylüyor, diğeri geri durur mu, yemekten sonra ekmek kırıntılarını parmak ile alana, her kırıntı için bir huri verileceğini söylüyor. Diğeri Hz Ömer zamanında Nil nehrinin akmadığını, Hz Ömer'in Nil nehrine mektup yazarak akıntıyı devam ettirdiğini söylüyor. Hele biri var ki akla ziyan. Kadınların düğünlerde oynamasına kafayı takmış. Bir de örnek veriyor. " Mesela biz bir eve gitsek, çay ikram edilse bu arada adama desek ki getir karın şurda oynasın, razı olur mu?" Birincisi Sanki o kadınlar her yerde oynuyor gibi bir izlenim veriyor. İkincisi surekli Allah'ı, peygamberi, kitabı, hadisi ağzından düşürmeyen bu şahıs Allah'ın hangi ayetinde, peygamberin hangi hadisinde böyle bir kıyas yapılmış. Edep, ar güzeldir ama bazı insanlarda eğrelti durur.
         İddialar o kadar büyüyor ki sanki yarış halindeler. Çıta yükseldikçe yükseliyor. Korkuyorum biri çıkacak "aslında hepinizi ben yarattım" diyecek. 
        Kendilerine sorsan mutlaka bir delil bulurlar ya da tebliğ etme yöntemi derler. Fesat çıkarmak, toplumu kutuplaştırmak, bozgunculuk yapmak ne zamandan beri tebliğ yöntemi bilinmez ama Kuran'da geçen Zulkarneyn hadisesi Allah'ın bu gibi insanları tarif edip uzak durulması gerektiğini söyler.
        İki dağ arasına ulaşınca, bunların önünde, neredeyse hiçbir sözü anlamayan bir halk buldu. [93]
           Dediler ki: "Ey Zülkarneyn! Ye'cüc ve Me'cüc (adlı kavimler) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktadırlar. Onlarla bizim aramıza bir engel yapman karşılığında sana bir vergi verelim mi?" [94]Kehf 
          94: Onlar: “Ey Zülkarneyn! Ye'cûc ve Me'cûc dediğimiz hak hukuk tanımaz kabileler, iki dağın arasındaki şu geçitten bize sürekli saldırarak bu ülkede bozgunculuk yapıp duruyorlar.
          Zülkarneyn, "Rabbimin bana verdiği (imkan ve kudret, sizin vereceğiniz vergiden) daha hayırlıdır. Şimdi siz bana gücünüzle yardım edin de, sizinle onların arasına sağlam bir engel yapayım" dedi. [95]
         "Bana (yeterince) demir madeni getirin" dedi. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince "körükleyin!" dedi. Demiri eritip kor (gibi) yapınca da, "Bana erimiş bakır getirin, bunun üzerine boşaltayım" dedi. [96]
          Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler. [97]
        Zulkarneyn Demir ve bakır ile iki dağın arasında bir set yapması, yecúc ile mecüc ü nasıl engelledi. Sağdan soldan değil sadece iki dağın arasından geliyorlar. Set yapılıyor ve artık gelemiyorlar. O günkü set halen geçerlimi? Bu set gerçekten demir ve bakır ile yapılan bir set mi? Yoksa paralel bir evren mi? Kısacası solucan deliğimi? Zulkerneyn paralel evrenin dünyaya açılan tek kapısını kapatmış olamaz mı? O kapı halen kapalı mı?  O kapının arkasında bulunan yecüc ve mecüc bir yolunu bulup dünyadaki  yağma, fesat, zulüm, gibi kötülükleri yapan ya da yol açanlarla bir yolunu bulup iletişim mi kuruyor? Kendi yapmadıklarını bu tarafda ki evrende bulunan insanlara mı yaptırıyorlar. 
       Dini kendi düşüncelerine göre yorumlayıp, din emri gibi anlatanlar fesat çıkarmıyorlar mı? Ülkenin yönetimini yalan ve hile ile ele geçirip insanlığa zulmedenler yecüc ve mecüc'ün paralı askeri olamazlar mı? 
        Doğrusunu Allah bilir. 
         

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...