Empati diye bir kavram var. Bir mağduriyet karşısında kendisini başkası yerine koyma, onun gibi düşünme, hareket etme olarak tanımlanır. Bu kelime her mağduriyet sonrası kullanılsa da hareketi tam olarak karşılayan bir kelime değildir.
Empati bir davranış biçimi olsa da her durumda ihtiyacı karşılamaz. İnsanın yaşadığı acıyı, zulmü karşı taraf da aynı ölçüde yaşayacak ki empati yapabilsin; kendini onun yerine koyarak davranış şeklini belirlesin. Diğer türlü her söylenen söz ve davranış havada kalır, etkisiz, şekilsiz bir şey olur ki o da kimsenin işine yaramaz. Evladı öleni ancak evladı ölen anlar. Hani bir olay var. Şehzade Mustafa'nın katlinden sonra Kanuni'yi teskin etmeye gelen Rüstem Paşa' ya Kanunî, "Konuş, Rüstem Paşa konuş. Ne evlat senin, ne de devlet." demiş. Yaşamayan tam anlamıyla bilemez.
-----------------------------------------------------------
İdeoloji, insanlığın müreffehi adına ne işe yarar, kaç kişinin hayatını kurtarmıştır? Bunların cevabını verecek daha hiç kimse çıkmadı. Yalnız toplumları karıştırarak masum insanları öldürme gibi bir araç olarak kullanma geleneği hiç bitmemiştir.
İnsan milliyetçilik, dincilik, komünizm, sosyalizm, kapitalizm gibi ideolojilere sahip olabilir. Dinin, milliyetin ne olduğu hiç önemli değil. Düşünceler, ideolojiler evrensel toplum yararı gözetmeyip, belli bir azınlığa hizmet ediyorsa burada iyi niyet aranmaz.
Birileri savaşta kazanmak için her döneme uygun bir ideolojinin oluşmasını sağlamıştır . Bir zamanların komünizmi şimdi nerede? Miadını doldurdu, bir kenara atıldı. Belki bilinmez ama ileride kullanılacak bir aparat olarak tekrar gelir ve seçilmişleri mutlu etme ve onlara zafer kazanma aracı olur. Bir zamanların tek adam sultanlıkları şekil ve ad değiştirerek tekrar karşımıza çıkmadı mı? İdeolojilerin içeriği değişmez, sadece ad değiştirir. Bize de onu yeni gibi altın tepside sunarlar, ilginç olanı düşünmeden afiyetle yeriz onu. Yemesi güzeldir de sonradan karşımıza nelerin çıkacağını kimse bilemez. Ama hiç iyi şeylerin çıktığı daha görülmemiştir.
Bazı insanlar vardır hiç kaybetmez. Üzerlerinde hiç yara izi göremezsiniz. Kaybetmemesinin sebebi zekiliğinden değil, savaşa, mücadeleye hiç girmemelerindendir. Her zaman dönem adamıdır. Güçlünün yanındadır. Arslan ile sırtlan hesabı, arta kalanlar ile yetinir. İşte bu da bir ideoloji.
Hayatta paranın hiç değerli olmadığını söyleyenlere bakın, hepsi de zengin, parası olanlardır. Bir garibin, gurabanın, fakirin ağzından böyle sözler çıkar mı? Parasızlığın ne kadar acı verdiğini bilir. Varlıklı olan varlıksızı nereden anlasın. Fakir iken zengin olan da bu kelimeyi kullanmaz. Her şey görerek, okuyarak öğrenilmez. Bazı şeyler vardır ki yaşayarak öğrenirsin. Hayatta kalabilirsen tabi ki. İdeolojiler öne çıkanı, sivrileni sevmez. Orada tek kişi vardır. Hiç kimse onun önüne geçemez. O gerektiğinde bir tağut, ilahi biri olarak görülür. Düşünmeden, akletmeden yaşanılan hayat, kişiyi ideolojilere sarar içinde kaybeder.
Hindistanlı biri ile dalga geçmek için sorarlar, "Siz neden ineğe tapıyorsunuz?" Hindistanlı cevaplar, "Biz ineğe tapmıyoruz, yalnız bizim için kutsaldır. Sizin gibi biz kutsalımıza oy atmayız, yönetime getirmeyiz. Biz ineklerden süt sağarız, sizi ise kutsalınız sağar." der. İşte İdeolojiler böyle kutsaldır, sürekli insanı sağar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder