Her şey tersi ile mukimdir. Beyaz olmasa, siyahın ne olduğunu, ne işe yaradığını bilmeyiz. Kötü olmadan, iyinin ne olduğu bilinmez. Çirkin olmadan, güzel nasıl bir şey idrak edilemez. Madde olmadan karşı madde nedir? Ne işe yarar? Dünyada en değerli madde "karşı maddeymiş" gramı trilyon dolar ile ölçülüyor. Kısacası her şeyin bir zıddı var, sevabın günahı gibi.
Yalnız bunun bir de korkusu var. Ne kadar iyi, güzel, zengin olursanız olun bunları kaybetme korkusu hiç bir şey ile ölçülemez.
Zengin çok parası olan, parasız fakir olandan daha huzursuzdur. Elindekini kaybetme korkusu onu hiç rahat bırakmaz. Güzel çirkin olacağım diye, zengin fakir olacağım diye huzursuz olur. Fakirin kaybetme korkusu yok. Zaten kaybedecek bir şeyi yok.
Zengin üst perdeden, aşağılayıcı konuşur ama, cesareti yoktur aslında. Kaybetme korkusu her şeyin önüne geçtiği için cesaretli konuşamaz. Sarf ettiği kelimeleri özenle seçmek zorundadır. Ya fakir öylemi istediği gibi konuşur, ama ilginç olan eziktir. Bu ezikliği ona toplum verir. Kendinde eziklik yoktur, dışarıdan enpoze edilen davranışlar onu ezik gösterir.
Birde kazanan ile kaybeden vardır. Kaybeden daha cesaretli olması gerekirken bu duygu bunda gözükmez. Hâlbuki kaybetmişsin, daha neyi kaybedeceksin. Kaybedenin cesaretinin önünde kimse duramaz, cahil cesareti gibi. Bazen görürsünüz adamın hiç bir şeyi, herhangi bir eğitimi, öğretimi de yoktur, ama zamanla zengin olur çıkar. Sorsanız "Ticari zeka" der. Ticari zeka farklı bir zeka türü gibi. Herkeste buna gıpta ile bakar, taktir eder. Ama öyle değildir "Ticari zeka" söylemi sadece bir perdedir. Perdenin arkasında neler olup bittiği bir muammadır.
Cahil cesareti nedeniyle kimsenin tahmin etmediği zor, riskli, belki kanunsuz bir işe girmiştir. Kimse görmediği için oradan kazanç elde ederek zengin olmuştur. Sermaye, Finansal okur yazarlık olmadan böyle bir küresel, kapital dünyada bir anda servet edinmek ya mucize ya da cahil cesaretinden olur. Bu gibi insanların sayısı bir elin parmaklarının sayısını geçmez. Bu cahil cesaretinden yok olup gidenlerin kimse çetelesini tutmaz. Onlar kaybedenlerdir. Ölmeden toprağın altına girenler. Etrafda çoktur bunlardan.
Dünyadaki servetin miktarı bellidir. El değiştirmeler çok olur ama hiç bir zaman yok olmaz. İnsan ebedi olarak o serveti elinde tutamaz. Geçmişte çok serveti olan Karun yada daha günümüze yakın olan Afrikalı kral Mansı Musa'nın serveti nerede. Yok oldu gibi gözüküyor ama Yok olmadı, sadece el değiştirdi. Bu ya savaşlar yoluyla, ya da nesilden nesile bölünme yolu ile. Her şeyin yapı taşı atom. Yok oluyor mu? Şekil değiştirerek bir maddeden başka bir maddeye geçiyor.
Var olan hiç bir şey yok olmaz. Kapital kendini yok etmez. Sürekli şekil değiştirerek karşımıza çıkar. Ekonomik krizler bir nevi şekil değiştirmedir. Buda altı ay en fazla bir yıl sürer. Bunun dışında ki ekonomik krizlerin arkasında başka şeyler aranmalı. Servetin çeşitli yollarla el değiştirmesi gibi. Bu normal veya anormal yollarla olur ki bu da kapitalin devamını sağlar. Kapital için servet A şahıs olmuş, B şahısta olmuş hiç fark etmez. Kapital insan hayatlarını değil, kendi varlığını düşünür. Her zamanda kazanan kendisi olur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder