AKILDA KALMAYANLAR

18 Aralık 2025 Perşembe

YALAN SÖYLEYEN TARİH UTANSIN!

      Mustafa Müftüoğlu'nun"Yalan söyleyen Tarih utansın" diye bir kitap var. O kitapta da yalan var. Matruşka gibi açıyorsun içinden kendinden küçük bir benzeri çıkıyor. "Yalan söyleyen insan utansın" diye daha bir kitap yazılmadı. Kim yazacak, yalan söylemeyen birini bekliyoruz ama gerek yok. Yalancı biri de yazabilir. Yalan söyleyen tarihin içinde yalan varsa, yalan söyleyen birininde "Yalan söyleyen insan utansın" diye bir kitap yazması normal karşılanması gerekmekmez mi? 
         Yazacaklarımda ben de yanılıyor olabilirim. Mutlak doğru diye bir şey ancak ilahi olur. Bizde ilahi olmadığımıza göre yanlışlar olması hoş karşılanır herhalde. 
       1- " Yalan söyleyen, aldatan, zulmeden, üçkağıtçı vb. birisi namaz kılar genellikle derlerki, onun yeri ayrı onun yeri aynı. 
        Hayır, böyle bir kavram olamaz. İbadetler insanı kötülükten alıkoymak içindir. Alıkoymuyorsa bir anlam ifade etmez. 
        2- Ölen kişinin arkasından "hatim indirmek" diri iken okumayan, tatbik etmeyen birini hidayete erdirme çabası. Kur'an diriler için, ölüler için değil. Hele hele okuyarak cennete sokmak için hiç değil. Bunun yapılış amacı da geride kalan yakınlarının vicdan rahatlatma işi gibime geliyor. Öyle bir şey olsaydı hali vakti yerinde olan birilerine para verir yirmi dört saat okur sevabını da ona bağışlardı. Cennete girmenin kolay yolu. Kur'an mezarlıklarda okunmak, fal bakmak için indirilmedi, insanın yaşamını düzenlemek için indirildi. Bu düzenleme ahlâk, edep, hak, kavramlarını düzenler. Hele bağışlama, hediye etme işi var, tam bir fecaat. 
        3- "Hediye etme, bağışlama" sanki dünyayı düzene soktu onu bağışlıyor. Bir ayeti kendin okuyorsan, sebep dairesi içerisinde tatbik etmek için okuyor olman gerek. Diğer türlü okumanın kimseye bir faydası yok. Hele hele okuduğun ayetlerden hasıl olan sevabın hediye edilmesi temel kaidelere ters. Şöyle ki, ölünün arkasından hatim indirip ölüye faydası olacağını düşünmek ile bunun arasında bir fark yok.
         4- Her yasal şey helaldir diye bir kaide yok. Devlet yasalar ile bazı kişilere ayrıcalık tanır. Milletvekillerinin dokunulmazlığı, ihalelerin rekabet ettirilmeden belli kişilere verilmesi, hakim ve savcılara trafik cezası yazılamayacağı vb bunlar yasaldır ama helal değildir. Hali vakti yerinde birinin belediyelerden yaşından dolayı ücretsiz ulaşım kartı al alması da kanunidir ama helal değildir. Her Kanuni hakka helal gözüyle bakmak insanı yozlaştırır. Bugün bu kanuni hakların arkasına sığınarak hak yiyen başka bir gün değişik bahaneler üretebilir. Bunun sonu yoktur. Din kesin emirlidir ve mutlak itaat ister. 
         5-  Suç ile Günahı ilişkilendirmek yanlıştır. Suç olanlar günah, günah olanlar suç sayılmayabilir. Kanunilik dini bir terim değil, beşeri bir terimdir. Mesela Faiz kanunlarda suç değildir, ama günahtır. Kanunlardaki  zinanın mueyyidesiyle dinin müeyyidesi aynı değildir. Zekât farzdır ama kanunda yoktur. Vergi zekât olarak değerlendirilmez. Vergi üretilen malın kazancından alınan miktardır. Zekât da öyle değildir.  Zekât temel ihtiyaçlar dışında ki mal dan alınır. Kırkta bir gibi söylemler yanlıştır. Din, zekât, hayır, hasenet,  sadaka yoluyla zenginliğin belli kişiler arasında toplanmasını önlemeye çalışır. 
         6- Ulu emre itaat farzdır. Ancak şartları vardır. Ulu emr kâfir, münafık, fasık olmayacak. Ulu emre şartsız itaat farz olsaydı Hz Hüseyin'in öldürülmesi haklı olurdu. Hz Hüseyin'e soruyorlar Ulu emre itaat farz iken sen neden başkaldırdın dediklerinde " ulu emr dediğiniz kişi fasıktı" demiştir. 
          7- Mezar ziyaretleri ibret almak için yapılır. Diğer türlü orada kimse yok. Ölen insanın ruhu Berzah âlemine gider. İsim söyleyerek ölen ile konuşmak insanın kendini rahatlatmak için başvurduğu bir kandırmacadır. 
        8- Talkın vermek. En saçmasıda bu. Dünyada iken inanmayan insana kopya vermek gibi. Yasin Süresinde "Siz ölülere işittiremezsiniz" dediği hâlde sufle vermeye çalışmak bidattır. Eskiden "alt üst" olayı vardı, şükür gerçeği buldularda kalktı. Din adamlarının halkın din cahilliğini kullanarak menfaat elde etme yöntemiydi.
       

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...