AKILDA KALMAYANLAR

12 Şubat 2026 Perşembe

İNSANLIK

       İnsanlık tarihi üç yüz bin yıl olarak tanımlanıyor. Bir insan ömrü dikkate alınırsa az bir zaman değil. Tabi burada zaman kavramı dünya ile ölçüldüğü zaman üç yüz bin. Dünya ekseninde çıkıldığı zaman , zaman kavramı farklı işliyor. 
        Kur’an’a göre zaman Allah için bağlayıcı değildir. O, zamanı yaratandır.
“Rabbinin katında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.”
(Hac 22/47)
“Melekler ve Ruh, süresi elli bin yıl olan bir günde O’na yükselir.”
(Meâric 70/4)
         Biz burada sadece dünya kavramı üzerinden hesap ederek, geçmiş hakkında fikir yürütür, fikir sahibi oluyoruz. İlk yazılı tarih Sümerler ile başlatılıyor, o da MÖ 4000 yıl. Gerisi hakkında bilgi sahibi değiliz. Göbekli tepe 12. 000 yıl olarak hesaplansa da, o insanlar hakkında tahminde öteye geçemiyoruz. 
        Sadece yüz yıl önceki (1926) teknoloji ile günümüz (2026) yılındaki teknolojik gelişmeler dikkate alındığında 100 yıllık teknolojinin ilerleme hızı, on iki bin yıl ile kıyaslanınca karşımıza önceki nesillerin hiç bir şey yapmadıkları ortaya çıkmıyor mu? İnsan yaratılışından itibaren ne ile karşılaştı ki ilerleme sağlayamadı. İnsan hep bir adım ötesini düşünerek hayatta kalma mücadelesi verir, bir şeyler olmuş ki, hayatta kalma çabasından başka bir şey yapmamış. 
        Bu bir suçlama değil elbet. O insanlarda bizim kapasitemize sahiptiler. Yoksa ilerleme kaydettiler de bir an geldi teknoloji sıfırlandı mı? Her şeyini teknolojiye bağlayan insan kendi becerisini unuttu teknolojiye sıfırlanınca da beceriksiz bir varlık olarak ortada kaldı. Hayatta kalabilmek için sıfırdan yeniden başladı. Peki bu sıfırlama olduysa kaç defa oldu. Bundan sonra olacakmı? Ne zaman? Engelli bir fizikçi vardı, vefat etti. Sordular "Dünyanın geleceği nasıl olacak) diye. O da "Üçüncü Dünya savaşı yüksek teknoloji ile olacak, ancak dördüncü Dünya savaşı taş ile sopa ile olacak " demişti. 
           Teknoloji insanlığı esir alıp, insan becerilerini makinalara devrettikten sonra, hiç bir şey bilemeyen insana dönüştukten sonra teknoloji sıfırlanıp insan ortada elinden herşeyi alınmış bir çocuk gibi  kalacak, daha önceleri olduğu gibi. 
          İşler, beceriler sınıflaştı. Herkes ayrı bir dalda uzmanlaşma peşinde. Bir motor ustası, inşaat hakkında bilgi sahibi değil, ya da yazılımcı, tarımdan anlamıyor bunu bu şekilde devam ettirdiğin zaman her iş için ayrı bir birey gerekiyor. Birinin olmadığı bir yerde diğerleride hiç bir şey yapamıyor. Teknoloji ile bağlantıı olarak, herşeyimizi teknolojiye entegre ederek, o dalda olan kişi öldüğü zaman hepimiz ortada ortaçağa dönüyor oluyoruz. Bu şuna benzer dünyanın en zengin insanısın yanına milyon dolarlar alarak yola çıkıyorsun, çölde susadın ama cebindeki paranın sana hiç bir faydası olmuyor.
          İnsan tek başına, başıbiş olarak bırakılamaz. Teknoloji ile her şeyin üstesinden gelse de, aynı teknoloji ile insanlığı da sonlandırabilir, en iyi ihtimalde ise insanlığı sıfırlayabilir. Eğer gerçekten bir sıfırlama olmuşsa bunu yine insan yapmıştır. Binlerce yıllık emeğin bir anda yok olup gitmesi acıdan da öte felaketin en uç noktasıdır her halde. 
        İnsan bilgi birikimini gömmeli, yalnız gömdüğü yeri unutmamalı. 
        Bir görüşe göre, insan boyutlar arasında gidip gelen bir varlık olarak tanımlanıyor. Birinci boyutta ileri ve geri gitme yeteneğini elde ediyor. İkinci boyutta, ileri, geri, sağa sola hareketi öğrendi. Üçüncü boyut bulunduğumuz boyut olarak adlandırılıyor, ileri,geri, sağa, sola, aşağıya ve yukarıya hareket edebiliyor. Burada dikkat ceken şey, dördüncü boyut, dördüncü boyutta cisimlerin varlığı insan için önemsiz olacak, insan bir duvardan diğer tarafa bir zorlukla karşılaşmadan geçecek. Kaybolan bir insan misali. Bu bir beceri olarak adlandırılıyor. Cinler böyle bir yeteneğe sahip, insandan önce yaratıldığı için zamanla bu beceriyi elde ettikleri söyleniyor.  İlginç olan onlar boyutlar arasında gidip gelmeler yapabiliyor. Bu becerilere bütün cinler sahip değil, sadece bilgin olanlar sahip. İnsanında bu duruma sahip olmaması için bir sebep yok. Bilgi ile elde edilen beceri ile dördüncü boyutu geçecekte, diğerleri ne yapacak? Asıl soru, problem bu. Bilgisizliği, kendini nereye götürecek. Hile, torpil, rüşvet ile elde edilemeyen bilgiye ulaşma yollarını nasıl elde edecek? Ya bu imkansızsa. Arafta kalmak bu olsa gerek. 
           
          
         

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...