AKILDA KALMAYANLAR

5 Şubat 2026 Perşembe

AYIP

        Eğitimci yazar, toplum bilinci, yaşam koçu ( ne olduğu daha çoğu insan tarafından anlaşılmış değil) evlilik danışmanı (ne danışılıyorsa) gibi bir çok meslek dalları ortaya çıktı. Bu şunu gösteriyor insanlar mutlu değil, mutluluk adına çok şeyden çok çabuk vazgeçiyor. Tahammül, sabır mazide kalmış bir olgu olarak kitaplarda yerini almış. 
         Bu kadar meslek grubu müşterisi var ki ayakta kalabiliyor. Yanlızlaşan insanın çaresizliğidir bu. Bu meslek grupları insanları bireysel olarak müşteri sınıfı dışında bir de toplumsal rolllerde de yer almaya başladı. Belli bir düşüncenin peşinden giden bu kişiler, kendi grup düşüncesi dışındaki her akım'ı potansiyel düşman etme peşine düştüler. Yalnızca kendileri var, en iyisini bunlar bilir, bunlar doğru düşünür, toplum bunların takip ederse kurtuluşa erir. 
        İnsan yanılır ancak kendilerini yanılmaz gören bu kişiler, son zamanlarda meydanı boş bulunca ayıpları da araştırmaya, kamuoyuna servis etmeye de başladı. Dinen ve vicdanen insanın kendini ilgilendirmeyen başkasının ayıbını gizlemesi tavsiye edilir. Bazı şeyler göründüğünden farklı olmabilir düşüncesi bunlarda yok. Neyi görür, duyarsalar, gerçeği araştırmadan servis etme peşine düşüyorlar. Kendilerini dindar olarak tanımlayanların bu hareketleri Müslüman bir davranış olmadığının farkında değiller. Varsa yoksa kendi grubu. 
       Edep, ahlâk ve haya dairesi içerisinde  Çeşitlilikler zenginlik olarak görülmeli, doğru ancak çeşitlilik varsa bulunur. Mutlak doğru diye bir şey olamaz. Şu grup şunu yapmış, şu cemaat bunu yapmış, şu tarikat şöyle hareket etmiş, komünistler, sosyal demokratlar, Milliyetçiler hakkında söylenen her söz tehlikelidir. Bireysel konuşulmayan bu gibi sözlerin arkasında kaldırılamayacak veballer vardır. Genelleme ile yapılan her söz, orada bulunan herkesi bağlar. O grubun hepsini tanımadığına göre, görmediğin nasıl olduğunu bilmediğin birisi hakkındaki sözler insanı sorumluluk altına sokar. Sana her hangi bir yararı yada zararı dokunmuyorsa Bırak milletin ayıplarını, ayıp bildiğin hareketler, çıkar yol bulunamayınca girilen bir yol olmadığını nereden bileceksin. Zorunluluğun insana yaptıramayacağı şey yoktur. 
       İnsan önce kendine bakmalı, karşısındaki kişide gördüğü yanlış hareket kendisinde var mı? Yok mu? Aynalar ile küs olan başkalarına tavsiye verirken dikkat etmesi gerekir. Her sözün bir de geri dönüşünün olduğunu bilerek hareket etmek insanı doğruya götürür. 
       İnsanların değerleri, inançları bir birikim sonucu, tekrarlanan davranışlardır. Genelleme yapılan her eleştirinin altının doldurulması zorunludur. Diğer türlü eleştiri eleştiri olmaktan çıkar, iftiraya dönüşür. Eleştirdiğin olayın karşısına bir şey koyman gerekir. Seni haklı konumuna herkesi ikna edebilecek koyacağın şey belirler. Diğer türlü konuştuğun her kelime havada kalır. Yalancı, huysuz, güvenilmez olarak yaftalanır, toplum içinde saygınlığını kaybedersin. Tabii bunlar toplumda bir yeri olanlar ve o toplumda bu değerler ön planda tutuluyorsa, geçerlidir. Diğer türlü, değerlerin bir seçiciliği olmaz. Seçici olmayan bir toplumda da ahlâk dan bahsedilemez. 
        Ahlaksız toplum olmaz. Önemli olan bireylerin ahlaktan ne anladığına, nasıl tanımladıklarına bakmak lazım. Sende ahlaklı, normal bir davranış, başka bir toplumda anormal ve ahlaksızlık olarak görülebilir. Önemli olan davranışın iyi olup olmadığına toplumun kendisi değil evrensellik belirler. Toplumların kültürel çatışmalarıda binlerce yıldır bu nedenle çıkar. Kültürel çatışmalarda masaya oturulup anlaşma imzalanmaz. Burada belirleyici olan kültürlerin baskınlığıdır. Bu değişim yıllar, yüzyıllar alabilir. Bazende olur ki kültür tanınmaz hale gelir, yamalı bohça gibi olan bir kültürde fazla yaşamaz. Saldırılara açık ve kabullenme hızlı olur. Toplumun dilini al, kendi hallerine bırak, onlar kendilerini yok eder zaten 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...