İnsan çok değişken bir varlık. Kendinde olmayanı sert bir dil ile eleştirir, olduğu zaman eleştirdiği şeyi yapar. Çok fakirdir, zenginlerin hayatlarını eleştirir, hasbelkader zengin olduğu zaman eleştirdiği ne varsa fazlasını yapar, bundanda hiç rahatsızlık duymaz.
Köleliğe çok karşı insanlar vardır. Olması gerektiği gibi. Zorunlu olarak kendisine bir köle verin, en ufak hatasında efendi rolünü üstlenir.
Birden fazla kadınla evlenmenin yanlışlarını, hatalarını anlata anlata bitiremeyen birine zorunlu olarak birden fazla eş verin. Ne yapacak diye bakın. Emin olun memnun olup, daha fazlasınında olması gerektiğini söyleyecektir. Eşlere adil davranmanın şart olduğunu söyleyecek, davranış eşit olmazsa birden fazla evlenmenin yasak olduğunu ile ilgili fetva verecek, kendi o işin içinde olduğunda adaletli davranmayacaktır. Adaletli davranma ile ilgili öyle savunmalar yapacak ki siz kendinizi suçlayacak, ona hak vereceksiniz.
İnsan yetkisinde olmayan işlerle ilgili eleştiri yeteneğini sonuna kadar kullanır. Aynı makamı ver, eleştirdiği adamı mum ile aratır. Bir söz vardır "gelen gideni aratır" diye her konuda yanlıştır bu söz yalnız bu konuda yanılma çok azdır. Milli piyangodan zengin olanlara bakın, en geç beş yıl içinde eski halinden daha beter duruma düşüyor. Görmediği imkanlar aniden verilince, o ağırlığı kaldıramıyor. Sınıf atladığını zannediyor, ama atladığı sınıf değil düştüğü insanlık oluyor.
Allah insana kaldıramayacağı yük yüklemez. Israr ederse yükler yalnız ondan insanlığını alır. İnsan hak etmediği konum ya da zenginliğe sahip olunca başka bir varlık haline geliyor. Bunun açıklaması var mı? Elbette var. Her verilen nimetin bir de külfeti olduğunu bilmeyenler, kulfetin nereden ve nasıl geldiğini fark etmemesi sonucu altında kalıp eziliyor.
Hırs insanı yer bitirir, insanlıktan çıkarır. Hırslı olan hedefe tek başına ulaşamaz. Hırs da zaman kavramı önemlidir. Sabır olmaz. Hedefe ulaşmak için her yol mübahtır. Başkalarını kullanmadan, onun omuzlarını bir basamak olarak kullanmadan, kısa sürede hedefine ulaşamayacağını bildiği için, hep maşa, çıkılacak bir omuz kullanmayı tercih eder. "Hedef bana, yapılan yanlışlar ona" mantığı ile hareket ettiği için, insan olma duygusu dan uzaklaşır.
Kendilerini dev aynasında görüp, insanlığı ben yarattım havasında olanlar. Ölmeyecek gibi yaşayanlar, "Ölüm var ölüm" bunu idrak etmek için akıl, düşünce bir bedeni terk etmişse, kalbine vurulan mührü açacak alet, bilgi, beceri beşerde yoktur. O mührü sadece vuran kaldırır. Dönüşü olmayan bir Yola girmişse insan, o yoldan döndürecek kuvvet kendisinde olamaz. Yıkan, yapmaz, öldüren, diriltemez, yakan söndüremez.
Gerçek olmayan ideolojik düşünce ile, yalan tarih üreterek, bilmediği konuyu eğip bükerek anlatarak, doğru olmayanı doğru gibi göstererek, benlik duygusuyla hareket ederek. Başkasında olanı istemeyerek kültür medeniyet oluşturulmaz. Olanında içine eder. Orta Asya'da Türkler Çin ve İran'a rağmen kendilerine özgü bir kültür oluşturmuştur. Bu kültür içerisinde Yukarıda kilerden hangisi var? İslam kültürüne hiç gitmeyelim. Zaten biri varsa dinde değil, kişide problem vardır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder