Kişiler ruhen hasta olduğu gibi, toplumlarda ruhen hasta olabilir. Dünyada bunun birçok örneği vardır. Ortada hiçbir şey yokken, sırf birileri istedi diye, sorgulamada değer verdikleri bir kişiyi bir anda yerin dibine geçirebilirler. Önünü ve arkasını araştırmadan, sorgulamadan yapılan bu hareket hasta toplumunun karakteristik özelliğidir.
Bunun altında yatan sebepler değişiktir. İnsanların geçmiş tarihleri belirler. Ezilmişlik, aldatılma, öteleme, gibi sebepler tetikler. Hastalık geçmişten gelir. Göklere çıkarılarak aniden indirilen kişi ile ilgili suçluluk duymazlar, çünkü sebebini kendileri olarak görmezler.
Dünyada buna halkın önünde cereyan eden üç örnek vardır. Rus Katarina, İngiliz Diana, Arjantinli Eva Juan. Her üçü de Firs Leydi'dir.
Rus Katarina Yoksul bir kasabada yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Ailesine yardım amacıyla ücretli çamaşır yıkar. 16 yaşında iken dere kenarında çamaşır yıkarken zengin bir adam tarafından fark edilir. Hemen aileye gider ve Katarinayı satın alır. Evine götürür. Adam Katarina'ya zorla sahip olmak isterken Katarina direnir, adamın kafasına sert bir cisimle vurarak öldürür. Bunu fark eden evin tecrübeli hizmetçisi Katarina'ya acır ve onu kaçması için evden çıkarır. Katarina başka bir şehre gitmek için bir ulaşım aracına biner. At sürücüsü Katarina'nın güzelliğinden etkilenir, yardım edeceğini söyleyerek evine götürür. Fakat yüksek bir ücret karşılığı Katarina'yı geneleve satar. Katarina burada bir süre kalır. Çar'ın yaveri Katarina'yı burada görür, güzelliğinden dolayı saraya götürmek için satın alır. Katarina artık Çar'ın sarayındadır. Güzelliği ve zekiliğinden dolayı sarayda sivrilir. Çar'ın dikkatini çeker. Çar Katarina ile evlenir ama evlilik uzun sürmez çünkü Çar ölmüştür. Katarina Çariçe olur, ülkeyi yönetmeye başlar.
Katarina anlatılanlar gibi kendi isteği ile Fahişe olmuş biri değildir. Fakirlik, yoksulluk buna etkendir. Çariçe olduktan sonra yardımseverliği ile tanınır. Ülkede fakir kim varsa yardım eder. Geldiği yeri unutmaz ancak kısa bir süre sonra Osmanlı Rus savaşı başlar. Baltacı Mehmet Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Rus ordusunu kuşatır, Çariçe Katarina devreye girerek antlaşma yapar. Osmanlının tek bir esir ve toprak almadığı zaferle sonuçlanan savaştır bu. Katarina hakkında Baltacı Mehmet Paşa ile ilgili söylentiler çıkar. Bugüne kadar gelen söylentiler, ancak hiçbir delilin ve görgü şahitinin olmadığı söylentiler. Baltacı'nın başarısızlığının bu şekilde örtülmeye çalışıldığını söyleyenlerde yok değildir. Çünkü Baltacı bu olaydan sonra görevden alınmış sürgün edilmiştir.
Diğer bir şahıs Eva Juan. 1919 doğumlu Arjantin Firs Leydisi. Bunun hayatı da Katarina'ya benzer. Fakirlik ve yoksulluktan gelen bir kadın. Fahişe olduğu söylenir ancak kısa sürede zekası ile yükselir. Bir albayın yanında seçim kampanyalarında yer alır. Albay tutuklanınca peşini bırakmaz. Albay bir yıl sonra serbest kalır, yine Eva Juan ile bir araya gelir. Seçimlerden başarı ile çıkar. Karısı ölen Albay Eva ile evlenir. O artık bir Firs Leydi'dir. Döneminde devlet başkanı değil Eva konuşulur. Eva yoksullara yardım etmek, onların dertleri ile ilgilenmek, evsizlere ev bulmak için çalışır. Arjantin halkı tarafından sevilen tek kişisidir. Ancak 36 yaşında vefat eder. Heykelleri dikilir. Dışarıdan Eva'ya fahişe deseler de Arjantin halkı tarafından o bir azizedir. Kocası iktidardan düştükten sonra rüzgar bir anda tersine döner. O çok sevilen Eva'nın heykelleri yıkılır ancak halkın gözünde o bir azizedir ve kimse onun heykelini halkın gönlünden söküp atamaz.
Üçüncü Şahıs İngiliz Diana. O dünyanın en güçlü ülkesinin kraliçe adayıdır. O da diğerleri gibi sıradan vatandaş iken saraya gelmiştir. Yardım kuruluşlarının tek destekçisi. Mütevazi, haksızlığa boyun eğmeyen bir Kraliçe adayı. Ancak şaibeli bir trafik kazasında vefat eder. Yanında Mısırlı bir iş adamı vardır. Onunla ilişkisi olduğu söylenir. İspat edilen hiçbir şey yoktur. Bir kraliçe adayı, bir Mısırlı ile ilişki kuracak Kraliyetin bundan haberi olmayacak ya da şöyle diyeyim buna ilk andan itibaren müsaade edecek. Ölümünden sonra itibarsızlaştırma kampanyalarına kurban gitti Diana. Diana acaba din değiştirdiği için böyle bir kumpasa kurban gitmiş olabilir mi?
Sıradan bir vatandaşın yüksek mevkileri özellikle karar verici olmasını birçok toplum kabullenemez. İşte böyle toplumlar hasta toplumlardır. Bir fahişeyi fahişe yapan çoğu kez toplumdur. Ekonomik koşullar dinin ve vicdanın önünene geçebiliyor. Aç insanın yapamayacağı şey yoktur. Eğer düzenli, ahlaklı bir toplum oluşturmak istiyorsan insanları aç ve açıkta bırakmayacaksın. Medeniyetin de kökeni bu değil midir? Medeniyet: her insan eşitsiz dünyaya gelir, yönetimler bu eşitsizliği ortadan kaldırmak için uğraşırsa medeniyet oluşturur. Diğer türlü toplum yok olur ya da dejanere, hasta olur.
Fahişelik sadece kişi hastalığı olarak değil bir toplum hastalığı olarak görülmesi gerekir. Şahsi olarak yapıyorsa bu kişi hastalığıdır. Yalnız ekonomik sebepler neden oluyorsa bu toplum hastalığıdır. Bunu kişiler bazında çözemezsiniz, bu bir yönetim sorunudur.
Dünyada savaşlar, açlık, adaletsizlik varsa bunun tek nedeni hasta toplumun içinden çıkan hasta kişilerdir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder