“İŞİD Suriye ve Irak’ın büyük bir kısmını işgal ettiğinde binlerce insanı öldürdü, arkeolojik kalıntıları tahrip etti ve önceki rejimlerle batı kültürünün etkisini taşıyan senbolleri sistamatik bir bişimde yok etti, ama yerel bankalara girip üzeri Amerikan başkanlarının resimleri ve Amerika’nın siyasi ve dini ideallerini öven İngilizce sloganlarla dolu destelerce Amerikan dolarını bulunca, Amerikan anperyalizmini temsil eden bu senbolü ateşe vermedi. Çünkü dolar bankonotuna dünyadaki tüm siyasi ve dini görüşler hürmet ediyor. Kendi kendine bir işe yaramasa da (dolar bankonotunu yiyip içemezsiniz) dolar ve ABD Merkez bankasının hikmetine duyulan inanç o kadar güçlü ki aşırı İslamcılar, Meksikalı uyuşturucu kartelleri ve astığı astık kestiği kestik Kuzey Koreli hükümdarlar bile ona tamah ediyor.”
Bütün ideolojilerin vazgeçemediği bir “Put “u var. Bundan ne olursa olsun vazgeçemiyorlar. Bu din ile bir ilgisi yok. Kendi ideolojisini dünyada geçerli olan bu dolar ile sürdürebilir.
Işid gibi sözde dini örgütlerin heykel, resim gibi arlelojik kalıntıları yok etmesi dinin vazgeçilmezi olabilirken, insanı öldürme yaşat ilkesini dinin emirlerine ters olarak “öldürde” karar kılabiliyor. Onun amacın dinin emirlerini uygulamak değil, kendi ideolojisini yaşatmak. Bunun için dinin emirleri bir tarafa atılarak kendilerine göre emir ihtisas edip uygulayabiliyor. Bunda da yanlış bir şey görmüyor.
Bazı sapkın din tekipçileri gelenekçi gibi davranıyor. Sarık sararlar sebebini sorduğunda peygamberimiz de takarmış derler. O zaman Peygamberin en azılı düşmanı Ebu Cehil de takıyordu. Sen şimdi hangisinin izindesin.
Allah insana indirdiği kitaplarında hiç bir şeyi saklamamış. Anlaşılır bir dil kullanmış ki insan sorumluluk alsın. Mazaret üretmesin. Ama insana bakıyorsun her bir kelimede başka bir anlam çıkarıyor. Din e uymuyor, dini kendine uydurmaya çalışıyır. Sonuç kaos.
Bir şey ya doğrudur ya da yanlış. Her ikisinin arası bir durum olmaz. Yaşadığımız hayatı öyle hale getiriyorlar ki neyin doğru neyin yanlış olduğunu geçtim her ikisi arasında kalıyorsun. Bunu bu hale getiren kim? Sorumluluk alanlar konuşmuyor. Ortalık sorumsuzlara kalıyor.
Vatan kimindir. O topraklarda yaşayan milli gelir ya da refah payından hiç bir nasip almayan insanların mı? Yoksa deveyi hamuduyla götürenlerin mi?
Bütün hayvanlarda geçerli olsa da özellikle Şempazelerde bir yönetim anlayışı vardır. Lider olarak seçtikleri şempazeye sorgusuz itaat ederler. O ne yaparsa onu yapar, bir gün doğru bildiği şeyi yaparsa diğer gün aynı şeyi yapmadığı olur. Diğer şempazeler onun arkasındadır, onun yaptığı yaparlar, onu sorgulazlar. İç güdüleri ile hareket ederler. Yaratılışları o şekildedir. Bu hareketleri sayesinde ayakta ya da hayatta kalabilirler.
İnsan ise Allah’ın lütfüyla yada yaratılış gereği sorgulamaya açıktır. Şimdi soruyorum kim şempaze kim insan. Birey olarak herkes kendini insan olarak tanımlar ancak hiç kimse kendini kötü tanımlamaz (en şerefsiz insan kendine ben çok şerefliyim der. Bunu belirleyen kimler olacaktır?)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder