Toplumlar değer üretirken yaşadığı anın olgularını ölümsüzleştirmek, kendinden sonra kuşaklara aktarmak için uğraş verir. Kendinde olmayan hiç bir şeyi aktaramaz. Aktardığı taktirde eğrelti durur ki, zamanla başkalaşıma uğrar. Kendinde olmayan herhangi bir şeyin kendinde gibi gösterilmesi başka bir toplum tarafından kabul edilemez.
Değerler toplumdan topluma farklılık gösterebilir. Kimi toplumlarda namus vazgeçilmeken, başka bir toplum için önemi olmayabilir. Namus kavramını sıradanlaştırabilir.
İnsanı değerli kılan özellikler farklılığı çok çeşitlidir. Kahramanlık vazgeçilmez bir özellik gibi gözükse de herkesin ortak özelliği olmayabilir. Bazı toplumlar yalanı, hırsızlığı, aldatmayı, sıradanlaştırmış olabilir. Bazen bu özellikler insanların hayatta kalma araçlarıdır. Hırsızlık geçim kaynağıdır. Bunu aydınlanacak bir şey olarak görmez. Bazı toplumlar aldatma ile ayakta durur, diğeri fuhuş ile başka biri uyuşturucu ile. Bize Belki yabancı gelebilir bunlar. Ama onlar için sıradandır.
Bize saçma, kabuledilemez gelen hareketler başkaları için sıradansa, onlara göre saçma olan hareketler bizim için normal olabilir.
Geriye doğru gidip değişik toplumların masallarına, ürettikleri hikayelere bakarsak bunu daha net anlayabiliriz. Pinokyo hikayesinin ana konusu yalandır. Yalan söyledikçe uzayan bir burun ön plana çıkarılır. Başka bir yerde pamuk prenses ve yedi cüceler vardır. Buradaki ana konu samimiyet ve vefa işlenmesi gerekirken aşk dan bahseder. Yedi cüceler pamuk prensesi bulur, kendi içlerine Alır, yedirir içirir Ancak sonunda prenses vefa göstermez bir prens ile arkasına bile bakmadan gider. Tilki ile karga hikayesi aldatma üzerine kurgulanır. Tilkinin kurnazlığı işlenmek istense de olayın içerisinde hakkı olmayan bir şeye aldatarak sahip olma vardır.
Batı toplumlarında işlenen hikâye ve masalların hikâyelerinde dürüstlük konusu pek işlenmez. İnsan düşünmeden edemiyor. Bu hikâye ve masalları üretenler kendi toplumlarının durumunu mu anlatmak istiyor?
Diğer tarafdan doğu toplumların ürettikleri hikâye ve masallara bakın yiğitlik, dürüstlük, üzerinedir. Aradaki farkı girmemek mümkün değildir. İnsanlar kendilerinde olmayanları mı masallaştırmaya çalışmışlar bilinmez.
Toplumlar yaşadıkları coğrafyaya göre şekil alırlar. Coğrafya kaderleri olmasa da etkilenmemeleri mümkün değildir. Hayat da kalabilmek için insani olmayan bazı davranışları yapan ve bunu da normal karşılayan toplumlar elbette ki vardır.
Bir çok ritüeller korkunun eseridir. Kendini güvende hissetmek için sıradışı hareketin kaynağıda korkudur. Köpek misali. Köpekler bazı zamanlar korkudan havlar. İnsan Hayvandan aldığı özellikleri, hareketleri yapar, bunu yaparken kendini onunla özleştirir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder