AKILDA KALMAYANLAR

24 Ocak 2024 Çarşamba

OY TERCİHİ

     2023 Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği  seçim döneminde uzaktan halam olan birine bir karşılaşmamızda:

-kime verdin oyunu

-Ak Parti'ye verdim

-Neden

-CHP ye verseydim Kavalay'ı hapisten çıkaracaklar mış

-Kavala kim?

-Terõristmiş

-Ne yapmış da terörist olmuş?

-Bilmiyorum. Öyle diyorlar.

-Kim diyor

-Şıhasan dedi.

         Şıhasan benim dayım. İlkokul mezunu. Terör hakkında en Ufak bir bilgisi olmayan kendi menfaatine partizan biri. 

       Herkesin oy tercihleri farklı olabilir. Bu farklılık bilinçli olursa bir anlamı olur. Diğer türlü ülke yönetimini belirlemedeki bilinçsiz davranışlar ülkenin yıllarını bazen yüzyıllarını heba eder gider. 

       A Partisinin B partisinin bir önemi yok. Önemli olan seçmen davranışları. Seçmenin bilinci, yargılama yeteneği, olayları okuyabilme, yorumlama yeteneği olması gerekirken "adam sende verdik geçtik" mantığı ile hareket etmenin yıkımı da o kadar ağır ve sert olur ki, geri dönülmez sonuçlarını "adam sende" diyenler yalnız çekmez ülke halkının tamamı çeker.

       Oy tercihlerinin doğru kullanılmaması sadece oy kullananların sorunu değil, ülke halkının sorunudur.  Belli bir grubun yaşam koşullarına göre tercih de bulunması Kendi hayatlarını düzene soksa da diğer insanların hayatlarını zehir edebilmektedir. Gelişmekte olan veya geri kalmış toplumlardan demokrasi uygulanma biçimi çoğunluğun azınlıklar üzerinde baskıcı tahakküme sebep olabilmektedir. Azınlığın yaşam hakkı kısıtlanmakta bazen yok edilebilmektedir. Demokrasiyi çoğunluğun mutlak hakimiyeti olarak algılanıp, yönetimi ele geçirenlerin diğer halklar üzerinde baskıcı yinetim anlayışına yol açarak tahakküm kurabilmektedir.

       "Adam sende" anlayışı ile hareket eden seçmen kitlesi devlet kaynakları ile yeni zenginler turetir. İktidarları nemalanma aracı olarak gören kitleler ülke kaynaklarını fütursuzca kullanması sonucu paranın tek alde toplanmasına yol açar ki bu da toplamda fakirleşmeye, toplumun ahlaken çökmesine yol açar.  Ahlaken çöküş geri dönüşü olmayan bir yoldur.  Bu çöküşden de faydalanmak isteyen aynı kitle, çöküşü pazarlık aracı olarak kullanır. İnsani değerlerin bir tarafa atıldığı, dini değerleri kendi çıkarına kullanan bu kitleler toplum, halk üzerindeki tahakkümü öyle arttırır ki insanların oy tercihleri tek bir kanala girmesine sebep olur. Bunu bilen bu tahakkümcüler her dönem iktidarda kalma hevesiyle fütursuzca insanlar üzerinde ki baskılarını insani, dini değerlerin baskılanması sonucu ortada ne bir değer ne de kültür kalır ki bu toplumun çöküşüdür.  Dış saldırılara açık hale gelen toplum zamanla yok olup gider. 

       Kişisel çıkarlar toplumsal çıkarların önüne geçmişse, toplumun ortak değerleri ayak altına düşmüş demektir. Hele bir de Onu oradan kaldırmak, başkasının insafına bırakılmışsa değişime uğramadan kalkması ne kadar mümkündür. Yeniler eskileri arayacak, ama bulamayacaklar. Nesillerin değer aktarımı duracak, kendini yenileyemeyecek. Bir tercihin nelere sebep olacağını kestiremeyen bir halkın kendi kendini yok etmesine tanık olunacak. Ahlar vahlar fayda vermeyecek. 

    Küçük olarak gördüğümüz hareketlerimizin neler getirip neler götürdüğünü hesap edemediğimiz taktirde sonuçlarına ne ölçüde tahammül edeceğimizi bilmemiz gerekir. Her şey bir oy tercihi ile başlar ama sonuçlar bir tercih olmadan çıkar, kader olur. 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...