Sebebi olmadığın olayın arkasında durmayacak, onun tarafı olmayacaksın. Bu insana hüzün, acı ve mağduriyetten başka bir şey getirmez. Herhangi bir kişi ya da toplumla aran iyi olmayabilir. Aran iyi değil diye o kişinin yaptığı her hatayı eleştirmenin bir anlamı yok, sana hiç bir şey kazandırmaz. Karşı tarafa algı yoluyla anlatmaya çalışma yoluna gideceksen, yapılan hataya yorum yapmadan, bir şey ekleyip çıkararak değil olduğu gibi anlatmak lazım. Onur kırıcı kelimelerden uzak durarak yapılmalı. Sebep ve sonuçlarını üst perdeden, aşağılayarak değil, sonucun sadece kişiyi değil kişileri, toplumun genelini yıkabileceğini, özellikle kendisine de zarar verebileceği anlatılmalı. Çünkü taraf olunmayan ancak zarar gören genel bundan rahatsızlık duyar.
Karşı tarafa zarar vereceğim diye kendine zarar verme. Çoğunlukla bu olur. Hesapsız, plansız hareketler çoğu zaman hareket yapana zarar verir. Fevri, plansız hareketlerin bir anlamı yok. Bu işin her zaman kazananı hareketi uzun zamana yayarak, ilmek ilmek işleyerek hareket eden taraf kazanır.
Ne olursa olsun hasmını küçümseme. Küçük, zayıf olanın kaybedecek hiç bir şeyi olmaz. Kaybedecek bir şeyi olmayanlar cesaretli olsa da çoğu zaman kendilerine zarar verirler. Çünkü son söylenecek sözü baştan söylerler. Olayın nereye verileceğini tahmin edemezler. En ufak bir proplemde, zorlukta şiddet yoluyla çözüme gitmeye çalışırlar. Şiddet şiddeti doğurur. İki cismi birbirine vurun biri kırılırsa digeride mutlaka yara alır. Bu çözümün en son halkasıdır. Şiddet ile sadece düşman kazanılır. Bu düşmanlık bir iki günlük değil bazen asırlar süren bir problem haline gelir.
İnsanları anlamak zordur. Dost oldukların bir gün düşman, düşman oldukların bir gün dostun olabilir. Hayatının yönünü değiştirecek bir olay değilse, Geçmişe bir sünger çekmek o kadar da zor olmasa gerek. Günlük hayatta her insan bu durum ile karşılaşıyor, ve yaşıyor da. Geçmiş bu insanlar için sadece anı dan başka bir şey değil. Anı olarak orada duruyor. Kötü anıları ortaya dikmenin hiç bir anlamı yok. Bırakın orada kalsın.
Diğer türlü insanın hayatının yönünü değiştirecek olaylar zincirini yaşıyorsa insan, dostlar dost olarak, düşmanlar düşman olarak kalıyor. Kalması da gerekir. İnsan bu durumda hiç bir kimseyi affetmez, bu insandan affetmede beklenmemeli. Uzun süren düşmanlıkların böyle zamanlarda çıktığı bir gerçektir. Ancak kötülük yapanların yaptıkları kötülüğün farkında olmadıkları söylenir, bu koca bir yalandan başka bir şey değildir. Herkes yaptığının farkında, sadece kendini konumlandırmada ki belirsizliğini koyacak bir yer bulamıyor.
Kültürler arası farklılıklar düşman edinme veya dost edinmede önemli bir etkendir. İnsan Hareketleri kültürlerle ilintilidir. Asya toplumlarının bazılarında karşısındaki insanla konuşurken gençler kendinden büyüklerin yüzlerine değil yere bakar. Bu hareket iletişimde suçluluk, pasifiklik olarak algılansa da bu hareket o kültürün gereğidir. Çünkü gençler kendinden büyüklerin gözlerine, yüzlerine değil yere bakmayı saygı olarak gösterirler. Düşman gördüklerinin gözlerinin içine bakarak tehdit algısı oluşturmak için herhangi bir hareket pasifiklik olarak algılanırsa işte burada yanılgıya düşünülür. Onun için kültürler, gelenekler insanı insani olarak belirlemede önemli bir etken olarak karşımıza çıkar. Hiç kimse herhangi bir yanılgıya düşmesin. Toplumları dizayn etmede insan hareketleri kadar kültürlerde önemli bir etkendir. Her kim bunu bilir ve gerektiği gibi kullanırsa başarıya ulaşmış olur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder