Cennet nerededir? niye vardır? kimler için var edilmiştir? Hangi dine mensup olursa olsun Dünyaya gelme şerefine nail olmuş, aklı başında her insanın hedefinde ki yerdir cennet. Her hareketini oraya gitmek iin dizayn etmeye çalışır. Başarılı olurmu o bilinmez. Daha öbür taraftan gelipde anlatan yok. Ancak inanç bazında bakarsan ne şekilde olcağı anlatılmış insana, uyar ya da uymaz bireyin kendi insiyatifine kalmış bir şey.
Cennetin kapılarından bahsedilir, bazıları öyle abartırki binlerce kapı yapar cennete. Parasını vermiyor nede olsa, çoğalt çoğaltabildiğin kadar. Hesap, delil soranda yok. Olduya sordular “bir zamanlar diye başla, fii tarih diye devam et, şöyle bir şahıs diye ekledin mi yolun yarısını kat etmişsindir devamında da yanına da birkaç arapça metin uydurdu mu inanmayan kalmaz.
Her kapıdan bahsederlerde asıl cennetin kapısından bahsedene hiç rastlamadım. İnsan için zor bir kapı, emek, zaman ister, fedakarlık ister o kapı. Kazanılması zor gibi gözükse de kolaydır oradan girmek. Ama insan hep zorun peşinde ki, bu kapıyı zorlayan pek yok. O kapı “Gönül” kapısıdır. Allah’ı dağda, taşta, yerde, gökte, semada, uzayda arayana şaşarım. Allah aslında yanıbaşındadır ama insan görmez onu. Yanındakinin gönlüne baksa görecek onu ama bakmıyor, ya da bakıttırılmıyor.
İnsan her istediğini yapabilir mi, öyle olsa hayvandan ne farkı kalır. İnsanın aslında özelliğidir bu başı boş bırakılmamak. Hayvanlar başıboş bırakılır, insanlar değil. Ama insan bazen bunu ister. Her istediğimi yapayım der. dağa, taşa çıkar, en gizli dehlizlere girerde, bir gönül kapısına girmeye akıl edemez.
Çok ucuzdur, bazen iki kelam yeter, ama pahalıdır da dünyaları versen giremezsin oraya. İnsan ucuzu varken pahalının peşindedir. Servetler döker, ama iki güzel söz söylemez. Bu insanın gönül dünyasının ne kadar sığ ve basit olduğunun bir göstergesidir. Ama öyle gönüllerde vardır ki, elmastır, pırlantadır, herkese geçiş kapısı sunar. Bir çeşmede iki kurna birinden kir akar diğerinden nur. İnsan tercih edecek, nur mu? Kir mi? Diye. Cennet kapısı gönüller, kire kapalıdır, nura açık. Bazen nur vardır, nurun içinde saklı. Kilit vardır, kilitli kapılar arkasında, kapıyı açacak, anahtarı alacak, saklı o nur’a nail olucak gönüle ihtiyaç vardır.
Her insana anahtar verilmiştir. İnsan sanır ki elinde ki anahtar her kapıyı açacak. Her anahtar kapı açar mı? doğru anahtar, doğru kapınındır. Kir ile nura ulaşamazsın. Cennet kapısı gönül işte bu yüzden her insanda bulunmaz. O gönül her insana da açılmaz.
Bazen zorlamak lazım o gölül kapısını. Kim bilir o kapı belkide açılmayı bekliyordur. O gönüle girilecek kapının yeri gösterilmesi gerekir. Belki kilitli değildir, sadece kapıyı itmek yeterlidir. Ancak gönül sahibi kapının kilitli olmadığını göstermesi lazım kapıyı açacak kişiye. Gönül kapısına teller örülmemeli, duvarlar çekilmemeli, her zaman bir açık kapı bırakılmalı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder