AKILDA KALMAYANLAR

8 Şubat 2024 Perşembe

DELİLERİN DİNÎ OLMAZ

        Deliler, muhasebe edemez, yargılayamaz, olayın önünü arkasını hesap edemez, delilere din'i olarak sorumluluk yoktur. O zaman din akıllı insan ister.  Düşünmeyenin din' i olmaz. Olsa da sorumluluğu olmaz. Din akıllı adamın işi. İşte problem burada başlar. Akıllı adamı nereden bulacağız. Kendini dindar olarak toplumun önüne atanlar gerçekten akıllımıdır.

       Din istismarcılar akıllı insanlar değillerdir. Sadece onun peşinden gidenlerden akıllıdırlar. Bu da onları, onların üzerine çıkarıp, onları yönetmesine yetiyor. 

       Lider ile istismarcının ortak özellikleri aynıdır. Aynı yolu takip ederler. Toplumun ahlaki ve ekonomik yapısını, eğitim düzeylerinin neyi yapıp neyi yapmayacağını çok iyi bilirler. Politikalarını da bunun üzerinden yürütürler. Politikacı her türlü yolsuzluğu yapıp halen halk desteğini alıyorsa destek olan halkında da aynı şeyi yaptığını biliyor. Destekleyen halk kitlesinden herhangi biri aynı pozisyona gelse farklı bir şey yapmayacak. Din istismarcısı da aynı hatayı yapsa takipçileri de aynı yolun yolcusu. Her iki taraf da bunu çok iyi biliyor. 

       Din istismarcısının bir avantajı var ki herhangi bir yönetim erki buna yetişemez, yapamaz da. Ücretsiz, çabası olmayan"Cennet vaadi" bu her dönem bazı kesimlerce kullanılmış, istismar edilmiştir. Her türlü yanlış yoldan giden kişinin kısa yoldan günahlarından kurtulup cennete gitme isteği bu tuzağa düşmesinin tek sebebidir. Her ikisinin de kitle aynı, hedef aynı.  Koltukta ve post da ne kadar çok kalırım derdi.  

        Aklın her şeye gücü yeter. Yeter ki yerinde ve zamanında kullanılsın. Diğer türlü kullanılmayan aklın hükmü yoktur. Zaman ve yer'i belirlemek de aklın bir ürünü olsa gerek. Her duyduğuna inanmak, onunla hareket edip hayatına yön vermek aklın bir ürünü olamaz. Göz yanıltabilir, ama akıl yanılmaz. Hele bir de akıl ile kalp bir araya geldi mi çıkamayacağı duvar yoktur. Her örülen duvarın mutlaka bir gediği vardır. İşte o gedik akıl ile aşılır. Tüccarlar elinde ki malın kalitesine bakmazlar, onlar için önemli olan müşteridir. O müşteriye o malı satmak onun için bir başarıdır. Malın getirisi elinden çıkmasıyla bitmez. Ticaret işte burada başlar. Sattığı mal alıcının hakimeyetine geçse de mal Helen satıcının elinde bir metaa olarak durur. Aynı malı yüzlerce hatta binlerce kişiye satar. Alıcı da, satıcı da bundan memnun olur. Alıcı daha kaliteli kendi üretebileceği bir mal'ı hiç bir neden yokken başkasından alması akıl ile ilgili bir konudur ve aklın ne derece kullanabilirliğinin bir sonucudur, ticaret.

       Ticaret deyip geçmeyin. Ne medeniyetler yıkıp yerine ne medeniyetler inşaa etmiştir Aileyi, toplumu param parça edip yeni aileler yeni toplumlar dizayn etmiştir. Bu bazen mal ticareti olur, bazen fikir bazen de din ticareti olur. Din ile yapılan ticaretin, tcaret yapanlar açısından menfaati, kârı çoktur. Onun için bu sektörün taliplisi de ha keza fazladır. Ticaret yaptıkları din yasaklasa da, bunun için can alıp can verirler. 

        Aç insana ne felsefe yapabilirsin, ne de din anlatabilirsin. Aç insan karnının ne ile doğurduğuna bakar. Tabi bu akıllı insanlar için bir durum. Diğer türlü insanlar karnına değil ticaret erbabının sözüne bakarlar. O erbab insanı ne tam doyurur ne de açlıktan öldürür. Kendi konumu onun hayatıyla orantılıdır. Ölürse o da ölür. Hayatta kalması gerekir ki ticaret yolunda gitsin. Diğer türlü kime mal satacak. 

       Bu ticaret erbablarının yanında bir de gerçek alim dediğimiz insanlar var. Onların hakları ödenmez. Onlar bildiklerini karşılıksız verirler. Verirken insanların aç mı? Tok mu? Olduğuna bakarlar. Fazla verip de çatlatmazlar. Hırs, kibir yoktur onlarda. Her şeyi de bilmezler. Kendinde olanları verirler. Onları işi almak değil, vermektir. Bunlar din sahibidir ve de akıllıdır. Kalp ile aklı aynı zamanda kullanır. Başkasının eline bakmazlar. Elinde ne varsa onunla yetinmeye çalışırlar. Biriktirmezler. Her şeyin sahibine geri döneceğini bilirler. 

        Etrafınızda bunlardan varsa. Onlardan ayrılmayın. Tek kurtuluşunuz onlar. Yalnız onlar bunu kabul etmezler. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...