AKILDA KALMAYANLAR

11 Şubat 2024 Pazar

YAŞAM MI? TEBLİĞ Mİ!

       İnsanın en kolay yaptığı iş eleştirmek.  Eleştiriler kişisel, bireysel olur. Genelleme hak'ka girer. Bir kişinin yaptığı hata sadece hata yapanı bağlar. Bir şehri, ilçeyi, köyü orada yaşayan birinin yanlış bir hareketinde dolayı genelleme yaparak hepsini o torbanın içine koymak insanı hak işine bulaştırdığı gibi toplumsal yaranın açılmasına da sebep olur.

        Dünyada dini yol belirleyen Tarikatlar, cemaatler, vardır. Bunların temsil ettiği dinin bir önemi yok. İslami tarikat, cemaat olduğu gibi, Hıristiyanlıkta da aynı yollar ile kurtuluşa erme çabaları mevcut. Bu yolları kullanmanın da belli kuralları olduğu aşikar. Bu yollara her gelen neslin bir yol eklemesi, gidilen yolun değişime uğraması çokça başvurulan bir yöntem. Bu doğrumu, yanlış mı? Gidilen yola, varılan hedefe göre farklılıklar gösteriyor. Bazen oluyor ki yıllarca emek verilmiş bir yolun sonu facia ile bitebiliyor.  Bunu belirleyen yine o yolun yolcuları. Daha fazla insan kazanma hırsıyla yapılan hareketin sonucu bir hüsranla sonuçlanıyor. Nasıl bir hüsran derseniz? Yeni bir akımın ötesinde yeni bir din oluşumuna sebebiyet verebiliyor. Yeni oluşturulan bu dinin ne peygamberi var, ne kitabı. Öksüz bir din gibi. Kimin eline geçerse, istediği gibi şekillendiriyor. Daha ötesi toplumsal çatışmalara dahi sebep oluyor.

       Dünyada ki İslâm tarikatlar ve cemaatler izledikleri yolu bir yaşam biçimi hâline sokmamaları gerekirken ne yazık ki, yaşam biçimi hâline getirmekte bir mahsur görmemişlerdir. Tarikat, cemaat yaşam biçimi değil, tebliğ yöntemidir. Yaşam zaten İslamidir. Onun üzerine inşaa edilen bir yaşam biçimi zamanla onun önüne geçer buda yozlaşmaya sebep olur ki geri dönülmez bir yoldur bu. Kurallar kesin ve net konulmalı. Kuşaktan kuşağa aktarılan bu yollar kesin çizgilerle belirtilmeli. Her gelen liderin bir Kural, yöntem belirlemesi tebliğin amacını saptırır. Geri dönüşü olmayan bu yola giren örnekleri vardır. 

        Bugün çıkış amacı tebliğ olan ve bir kültürden beslenerek Alevilik bazı çevrelerce ayrı bir din olarak söylenmekte, ve ona göre yaşanmaktadır. Bunun suçlusu sadece o dairede olan insanlar değil, o daireyi saldırılar ile kendi içine kapatan diğer Müslümanlardır. Emeviler dönemindeki yıkıcı ve ısırıcı Arap milliyetçiliğinin sonucu doğan Tarikatların geçmişlerindeki baskı ve zulmü unutarak aynı zulüm ve baskıyı Alevilere yapmasının sonucudur bu. Yahudiler ikincisi dünya savaşında Hitler Almayasında soykırıma uğramalarına rağmen, aynı soykırımı sanki başlarından geçmemiş gibi Gazze'ye yapmaktadır. Müslümanların bolca eleştirilerine maruz kalan bu durum bizzat Müslümanlar tarafından kendinden olmayan, kendi gibi düşünmeyen insan ve gruplara yaptıklarında ortada bir sorun olarak görmemeleri ne kadar samimi olduklarının bir göstergesi olsa gerek.

         Tebliğ her insan ve gruba göre farklılık göstermesi İslam'ın ne kadar hoşgörüye açık, zengin bir din olduğunu gösterirken, bazı grupların bunu kısıtlaması, kendi tekeline almak istemeleri sorunun ana kaynağı olmasına sebep olmaktadır. Diyarbakırlı Ramazan hocaya yapılan eleştirilerin dozunda bunu görmek mümkün. Öyle insanlar çıkıp kendini Allah'ın yerine koyarak Ramazan hocayı dinin dışına iterek cehenneme sokup çıkarmaları, dinin neresinde olduklarının açık bir işaretidir.

     Bütün fetva verme yetkisini kendilerinde toplama isteği, izledikleri yolu bir yaşam biçimi hâline getirmeleri, kendilerini inandıkları dinin önüne geçirir ki bu da yeni ihsaslar doğmasına sebep olur. Bunun bir adım ilerisi tebliğ yöntemi olarak çıktıkları bu yolun din olarak algılanması kaçınılmazdır. Her dönemde olmuş olan yönetimde ki erkin kendi lehlerine taraf olması güç zehirlenmesine sebep olacaktır ki bu da onlar için geri dönülmez bir yolun açılması demektir.

        Tebliğ yönteminde kuşak aktarımlarının çerçevesini çizmemek kendilerine bir yol açma olarak algılansa da, kuşaklar bunu doğru kullanmadığı takdirde birilerinin elinde oyuncak olmaktan başka bir işe yarayacaktır. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...