1. 2 2024 günü İzmir de Bir taksici gece saatlerinde yol kenarında duran bir kişiyi iyilik olsun diye arabasına alır. Aldığı kişi gasp amacıyla taksiciyi arkadan kafasına iki kurşun sıkarak öldürür, taksicinin üzerindeki paraları ve cep telefonunu olarak kaçar. İki gün sonra yakalanır. İfadesinde " iki üç taksici durmadı ama bu taksici durdu der. Araba içi konuşmalarda taksicinin insanlık yaptığını yol kenarında üşümüş birinin alınmamasının insanlık olmadığını söyler" Başka bir olayda bir şahıs haksız yere birini öldürür ve yakalanır. Basın mensuplarına, polisin yanında kelepçeli olarak poz vererek "şöyle çekin yakışıklı çıkalım" der. Kötülerin baş tacı edildiği, iyilerin ise yerden yere vurup, öldürüldüğü bir zaman dilimini yaşıyoruz. Kötülüğün sıradanliği işte burada başlıyor. Yapılan iyiliğin karşılığının, kötülük olarak şahsa dönmesi akabinde bunun normal bir olay gibi sanık tarafından anlatılması kötülüğün sıradanlaşmış tipik bir örneğidir.
Bu olay medyaya yansıdığı için hayretler içinde kalsak da yansımayan ne çok kötülük sıradanlıkları var. Ancak kimsenin haberi yok.
İnsanlık tarihine bakın yazılı olarak günümüze gelmiş binlerce kötülük olayları varken ilginç olan yapanların halk tarafından el üstünde tutulduğunu da her kes görecektir ancak isimlerinin önünde ki "kont" "dük" "paşa" "senyör" "şeyh" "han" "hakan" gibi Sanlar nedeniyle hâlen el üstünde tutuldukları bir gerçektir. Sıradanlaşmış Kötülüğü isimleri önündeki sanların nasıl silip attığına herkes şahittir.
Geçmişte halkları katleden liderlere bakın. Hepside halkının çoğunluk oyu ile iktidara gelmiş ve iktidarlarını halkın desteği ile onlarca yıl sürdürmüşlerdir. O halkın seçtikleri liderin yaptığı kötülüklerden haberinin olmaması mümkün mü? Sadece o kötülükler o an için kendilerine isabet etmediği için seslerini çıkarmıyorlardı. Ne zaman ki kötülük kendilerine de isabet etti, ses etmeye başladılar. Lider kötülüğü ses çıkarmayan bir halkın içerinde yaptığı için, yaptıklarını kötülük olarak görmüyordu. Nasıl görsün yapılan her şeyin halkı tarafından satın alma gücü var. O gücü kendi iktidarını sürdürebilmek için her yolu deneyerek kullanmak istemesi kadar da doğal bir şey olamaz. Kötülük sedece liderin yaptığı bir davranış değil, aynı suç ortağı halkın ta kendisi. Zaman kötülüğün sıradanliğını halk nezninde yapıyor.
Ağalar, Beyler yıllarca bazı bölgelerde halkına zulüm üstüne zulüm yapar, kırar, yıkar, öldürür ama aynı halkı gözünde yine ağadır, yine bey, kötülüğün sıradanliğını burada beyler, ağalar üzerinden yürür. Sindirilmiş, ezik hale getirilmiş bir halk arasında kötülük yapmak elbette sıradan olur. İşin ilginç yanı yanlızlaşma korkusuyla kendine yapılan kötülüğü dâhi göremeyen körleşmiş halkın varlığıdır.
Saat 00 30 da bir minibüs çöp toplama konteyner 'in yanında duracak 8,10,12 yaşlarında üç çocuk inecek, çöpler arasından geri dönüşüm plastik ve kağıtları toplayarak minibüs'e atacaklar. O saatde yatağında uykusunda olması gereken bu çocuklar sabah kalkıp televizyonlarını açtıklarında, devlet tarafından geliştirilen bir piyade tüfeğinin görüntüsünü seyrederek sevinip gurur duyacaklar. 10 yıl sonra bu çocuklara o tüfekler verilecek birilerinin rahatı için insan öldürecekler. Silahı üretip, o çocukların eline vererek kötülüğe sebep olanlar bu işe sevinecek, o çocuklarda yaptığı kötülüğün farkına varamayacak. Bu döngü yıllar belki de yüzyıllar boyunca sürüp gidecek. Geçmiş de olduğu gibi. Ne kötülüğe sebep olanlar ne de kötülük yapanlar bundan rahatsızlık duymayacak. Kötülük zamanla sıradanlaşacak.
Kendin gibi düşünmeyeni, kendi yanında olmayanı ötekileştirmek, düşman ilan ederek ona yaşama hakkı vermeyen yöneticiler yokmudur? Hele bu yöneticileri el üstünde tutan geniş halk kitleleri az mı kötüdür? Dünya iyiler ile kötüler arasında bir yerde iken bu kötülükleri insanlığını, inancını bir tarafa atarak sadece dünya menfaati için yapan bu insanlar nerededir?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder