AKILDA KALMAYANLAR

18 Şubat 2024 Pazar

NEYİ DEĞİŞTİRİYORSUN ?

     " Bugünkü Müslümanlık hep sahtekarlık, bu yüzden terk ettim." Bu sözler daha önce Müslüman olan birine ait.  Söylediği sözlerin doğruluk yanı yok. Sahtekarlık İslam'da değil, kendini Müslümanım deyip sahtekerlık yapanlarda. İslâm böyle kişilere fasık der daha ileri gider Münafık der. 

        Bu sözü söyleyen , Kendini Hiristiyan, Yahudi olarak tanımlayan zalimlere hiç bakmaz. Kur'an-ı okuyan bu sözleri söylemez. Kişilere bakıp din yorumlanmaz. Kişinin Namazı, orucun dan kime ne. O Allah ile kişi arasında ki bir ilişki. İnsan kitaba bakar orada sahtekarlık var mı? Yok mu? Kişiler ile din değerlendiren ya art niyetlidir, ya da o dinden değildir. 

       Bugün Hıristiyanlığın geçmişine bakın 2000 yıl olmuş orijinal metin ve öğretiler den bir tanesi ortada yok. Yok edilmesinin sebebi nedir? Daha önceki toplumlar peygamberlerine ya inanmamışlar ya da daha ileri giderek onları öldürmüşlerdir. Yahudiler de bu bir gelenek olmuş. Peki peygamber iddiasıyla yola çıkanlara bu tepki niye?

       İnsan her devirde aynı insan. Bin yıl önceki insan ile günümüz insanı arasında bir fark yok, bin yıl sonra da değişen bir şey olmayacak. Kibir, kıskançlık, çekememezlik, günümüze has bir davranış biçimi değil. Dünyada ki insan yaşamıyla başlamış bir davranış biçimi. Peygamber iddiasıyla yola çıkanlar, olağanüstü mucizeler gösterse de insanlar bunları değil, çıkarlarını görmüşler. Kazanımlarını kaybetme korkusu ağır basmış. 

       Orijinal metinleri değiştirmek de bir marifet gibi övünür hale gelmişler. Peygamberler hakkında ki iftiraları binlerce yozlaşmış adam bir araya gelse yapamaz.  Günümüze kadar getirmeyi başarmışlar da ilerisi muamma. 

       İnsan karakterinin değişmediği bir ortamda, hiç bir şeyi düzeltemezsiniz. Yalanı, yanlışı doğru gibi kabullenme hastalığı insanı öyle bir sarmış ki, bugünün insanı binlerce yıl önce yaşamış olsa değişen hiç bir şey olmayacak. Bunun tersi gibi. İnsanlık bilim ile değişti hikayeleri safsatadan öte bir şey değil. Sürekli art niyet içinde hayatlarını sürdürenler bunu bilir, onun için sürekli değişim isterler. Bir şeyin sabit metinlerde kalması insanı yonetmede sıkıntı yaratır. İnsan sürekli değişim ister. Bunun en iyi yolu inanç bazında yapılır. Çünkü inanç toplum tarafından sorgulanmaz. Mutlak doğru olarak kabul edilir. Mutlak doğru üzerinden toplumu dizayn etmekte zor olmasa gerek. Yahudi ve Hristiyanlar bunu yapabilme becerilerini elde ettiler, İnsan sonradan edemiyor sıra İslam'a mı geldi. Ayet ve hadisleri eğip bükmeleri, oradan kendilerine göre bir hüküm çıkarmaları bundan mı acaba? İnsanın duymak bilmez arzuları, dün olduğu gibi bugünde devam ettiğinin gerçeğini değiştirmez. Ací olan Bu oynamaların Kendini Müslüman olarak lanse eden kişiler aracılığı ile yapılması.

       Değişim coğrafi, iklimsel değil insan kaynaklı olduğu için her dönem devam etmiştir. İnsanlar ihtiyaçlarına göre değişimin yönünü belirlemiş, menfaatleri her zaman ön plana çıkarmışlardır. Toplumdaki statülerini kaybetmeme uğruna inançlarına değer veren insanları pasifize etmek için zor kullanmışlar, yeri geldiğinde öldürmekten çekinmemişlerdir. Bu da tabii olarak kutsal metinlerin zamanla değişimine sebep olmuştur. Kutsal metinleri kendi yorum açısıyla değerlendiren bu menfaat güruhları nesilden nesile aktardıkları kendi düşüncelerini din adı altında kutsal metinlerde olmasını sağlamışlardır. Zamanın ihtiyacını bilen bu insanların kendinden sonra ihtiyaçları belirlemede bir yol haritası çıkarması da ayrı bir handikap konusu. 

      

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...