AKILDA KALMAYANLAR

15 Şubat 2024 Perşembe

NUR İÇİNDE NUR

     Nur içinde nur, aydınlık içinde aydınlık, perde üstünde perde, var diğer taraftan karanlık içinde karanlık, pislik içinde pislikde var. İnsan elbette birini seçecek. Ama hangisini.

        Bir yere giderken biriyle karşılaştım. Durdu, baktı, ama ne bakış, bakış insanın içini delip geçer mi, mermi misali delip geçti. Durdu semaya baktı. 

-Bu gün  etraf biraz daha aynınlık mı?

-Yok dün ne ise bu gün de aynı.

-Dünün ile bugünün bir farkı yok mu diyorsun?

-Sadece ay gün farkı var.

-Sen ziyandasın o zaman. Her yeni bir gün önceki ile aynı olmaz. Aynı olsa insanlık ilk yaratılışdaki gibi yerinde sayardı. Yeni doğan bir çocuğun günü de aynımıdır? Sen yaratılışı bilirmisin.

-Kitabın anlattığı kadar.

-Gerçek anlamda biliyorsan o çok bile. Gerçeği öğrenmek istermisin.

-Hangi gerçeği.

-Hayalden, Rüyadan çıkmış gerçeği?

-Ne göreceğim, hayatımda ne değişecek?

-Çok şey değişecek,Eski haline gelemzsin. Ya deli ya Mecnun diyecekler sana. 

-Perdeyi mi kaldıracaksın?

-Hayır, sadece aralayacağım, kaldırmaya hiç bir canlı taammül edemez.

-Hayır, istemiyorum.

-Gerçeklerden kaçmak sana ne kazandıracak, bir gün gelecek zaten gerçekle yüzleşmeyecekmisin. Zamanı öne alalım.

-O gün yüzleşeyim. Zamanı öne almayacaksın, zamanı sen durduracaksın.

-Ona tahammül edemem.

-Sır saklarsan sır vereyim.

-Saklarmıyım bilmiyorum. İki kişinin bildiği sır olmaz değil mi? Sen biliyırsan iki kişi olmuyormuyuz.

-Benim kişi olduğumu söylemedim sana.

-Öyleyse kimsin sen.

-İşte bu bir sır.

Yürüdü gitti. Bu kişi değilse bu sır ne.

Aradan sadece on gün geçti, kendi halinde, kimseye karışmayan, gıybet olan yerden  mümkün olduğu kadar hemen uzaklaşan biri vardı. Bu olayı ona sordum. Sadece gülümsedi,

-Gel benimle

Takip ettim onu bir sokağa girdik, bir dükkanın önünde ayakta durup sanki karşısında biriyle konuşur gibi el kol hareketleri yapan birini gözterdi.

-Bana anlattıklarını git ona anlat.

-Bunun anlayacak halimi kalmış?

-O, o sırra vakıf olan birisi. Ben kendisini uzun yıllardır tanırım. Bu adam niye bu halde demiyorum. Bunu bu hale ne getirdi. Eğer ondan bir cevap alırsan, git o sıırı o kişiden al. O, o sırrı kaldıramadı bu hale geldi, o kaldıramadıysa sen hiç kaldıramazsın.

-O kişiyle tekrar karşılaşırsak ne yapmam gerekir?

-O “kişi” değil ki, önceden bir plan yapasın. O senin planlarını biliyor, ne düşündüğünü de bilir. Onun sorularına cevap veremezsin, sen de ona soru soramazsın. Ne soracağını bilir, o her zaman için senin bir adım önündedir. Ona istediğini ver ancak ondan bir şey alma. Ne zamana kadar? Onu sen tayin edeceksin. Bir şeyin iç içe geçmiş halini “Bir” olarak ne zaman bir bütün haline getirirsen işte o zaman ne verirse al. O senin düşmanın değil, yol göstericin.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...