AKILDA KALMAYANLAR

29 Şubat 2024 Perşembe

ORUSPU

Toplumda genel bur intiba vardır. "Toplumun gelişmesi öğretim ile olur" der. Öğretimi yüksek olan toplumlarda ilerlemenin hızlı olduğuna dem vurulur. Hâlbuki öğretimin yanında eğitimin olmadığı toplumlarda yok değildir. Eğitim sadece teknolojik ilerlemeyi sağlar, insanlar arasında ki iletişime bir faydası olmaz. Asıl gelişme "Ahlâk" ile olur. Ahlâk olmadan ne eğitimin ne öğretimin bir anlamı olur. Bunu biliriz de bir türlü kabullenemeyiz. Neden kabul etmeyiz ahlâk bize zor gelir. Birilerinin hakkına tecavüz etmek daha kolay kazanç yoludur. Ahlâk buna engel olur. Kul hakkı yemenin çok büyük günahlardan olduğuna dem vururuz, bu dem den sonra daha bir kaç dakika geçmeden kul hakkının dibini sıyırırız, buna da Muslümanlık, dindarlık der cennet umarız. Bizimkisi bir yönü ile ticaretten öteye geçmez. Onun için Ahlâk kelimesi bize yabancı olmasa da uygulamada yabancıdır. 

     Bir de namus var ki, elde tutulması zor olan kızgın bir ateş. Kim namuslu? Kim namussuz? Bunun bir kriteri var mı? Kim belirler bu kriteri? Namussuzlar mı? Yoksa namuslulalar mı?  Orospu kriter belirlemez. İşlediği suçun farkındadır. Kriteri belirleyen kendini namuslu zannedenlerdir. 

         Polis olarak Çalıştığım dönemde tanıdığım orospular vardı. Hayat hikayelerini herkese doğru anlatmazlar. Herkese ayrı bir bir hikaye anlatırlar. Bu hikayelerde hep mağduriyet olur. Ancak işimiz gereği bize yalan soyleyemezler.  Bize ankatacakları Mağduriyet hikâyelerinde menfaat elde edemezler. Onun için doğruyu söylemek zorundalar. Bir de gerçekten onları ciddi olarak dinleyip, muhatap aldığını onlara hissettirdiğin zaman gerçek hayat hikayelerini anlatmakta bir mahsur görmezler. 

       Orada öyle hayat hikayeleri vardır ki, normal bir insanın dertleri devede kulak kalır. Yakın akraba istismarı başta gelir. Hiç biri kendi isteği ile o yolu seçmemiştir. Bu insanlar fakirlikten, yokluktan gelen insanlar. Daha iyi bir yaşam umuduyla kandırılarak, önce iyi niyet daha sonra istismarı edenlerin orusbulukları sonucu mağdur edilen, ve geri dönüşü olmayan bir yola sokulan kadınlardır onlar. Orusbu olan onlar değil, o yola sokanlardır ama toplum bir defa damgayı vurmuştur.

        Birde gizli oruspular vardır. Karda yürür izini belli etmeyenler.  Karda yürürde izi belli olurmu? Olmaz mı? O muamma işte. O öyle zanneder. Konuşurken namusu kimseye vermezler. Namussuz namuslu hesabı. Onlardan birini tanırdım, namussuzluk yaptığını tesadüf eseri duydum. Her hangi biri söylemedi. Namussuzluk yapan tarafın kendisi birine anlatırken duydum.  Benim duyduğumdan haberi olmadı. Her iki tarafın toplum içerisinde ki tavırları hayret verici şekilde namuslu tavır takınmalarıydı. Ben bile bilmesem inanırdım.  Her ikisi de öyle ahlaksızdı ki , açık namussuzluk yapanlara haksızlık ettiğimi düşünmeye başladım. Bunları görünce işte dedim "litaratõrde ki orusbu bunlardır herhalde" dedim. 

         Her haltı yiyip, hiç bir şey olmamış gibi ortalıkta dolanan orospuları nereye koyacaksın. Temize çıkarıp toplum önderi mi yapacaksın? Yoksa yerin dibine batırıp üzerine beton mu döneceksin?  Ne yaparsan yap sonunu getiremeyeceğin maceralara girme. Açık oruspuluk yalanlardan değil bunlardan kork. Çünkü ne zaman işlerini yapacaklarını bilemezsin. Hangi birine dikkat edeceksin. O kadar çoklar ki, her adımda önüne çıkıyorlar. Birde kendilerini yaptığı işi normalmiş gibi anlatmaları yok mu? İşte sonun başlangıcının olduğu yer orası. 

       Oruspuluk sadece bedeni satmakla mı olur? Hayalleri, geleceği, satanlara ne denir? Ortada bir satış işlemi varsa hangisi daha çok topluma zarar verir? İnsanların elinden umutlarını alıp birilerine peşkeş çekenler hangi sınıfa girer. Kadının bedenini satmasına zemin hazırlayanların hiç mi suçu yoktur? Tetiği çeken el suçludur da, ona o silahı verip hedef gösterenin hiç mi suçu yoktur? 

          Alnından dalgalanan  Öyle oruspular gördüm ki, damgalı olmayanlardan daha mert ve daha dürüst. Paylaşmasını bilen, elinde ne varsa muhtaç olan ile kardeşçe paylaşan. Kendi ihtiyacı olmasına rağmen, benlikten sıyrılmış başkasına yardım eden. Öylelerini de gördüm ki, bedeni dışında satmadığı bir şeyi kalmayan. Şeref sadece onlarda bir isim olarak kalmış. 

       Oruspuluk sadece beden ile mi yapılır? Gönül ile beyin ile yapılanları nereye koyacağız. Hangisi daha tehlikeli? Beden ile yapılan iki kişi arasında, ya diğeri? 

        

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...