Hayat mücadelesinde toplum içerisinde ki yerini çok iyi konumlandırman gerekir. Ne ileride ne de geride. Geride kalırsan herkes senin üzerinden bir şeyler yapmaya çalışır. Kullanılırsın. Hiç bir şey elde edemez, kullanıldıktan sonra bir kenara atılırsın. Diğer türlü ileride olursan dışlanırsın. Seni yakalamayacaklarını bildiklerinden senden uzak dururlar, toplum dışına atmaya çalışırlar.
Eğer ileriden gidiyorsan arkana bakma. Bildiğin yoldan hızlı ilerle. Seni takip ettiklerini anlarsan, daha güvenli yollara gir. Seni takip etmelerine müsade etme. Amaçları seni yüceltmek değil, yoldan çıkarmak olduğunu bil. Diğer bir davranış biçimi daha var ki akla ziyan. Toplumda önde isen senin yanında bulunanlar senin menfaatin için değil, senden yararlanmak için yanındadırlar.
Toplumda bireyselcilik çok fazla ön plana çıkarılmış durumda. Bunun sebebi küreselleşme olduğu kadar toplumun temel dinamikleriyle oynama sonucudur. İnsanlarda ki yarın ile ilgili hedeflerinin olmaması, varsa da tutturamamaları, ümitsizliğe sebeb olduğundan bireyselcilik artırmıştır.
Ekonomik sıkıntılar, zorluklar, insan hayatının idame etmesi için gerekli temel gıdaya ulaşamama, ulaşmada çekilen sıkıntılar bireyselleşmeyi doğurmaktadır ki toplum açısından tehlike buradan başlar. Her şeyi tetikler. Ahlaki davranışların zayıflaması, yok olmasının sebebi işte budur.
Öne geçen insanın arkasına bakmaması gerekir. Yolda zorluklarla karşılaşacaktır. O yolda ilerleyen insan zorlukları bilir ve ona göre hareket eder. Kolay ilerleme yoktur. Bu yol emek, bilgi, beceri ister. İlerleyen kişide bunlar vardır. Olmasa ilerleyemez. Durdurmak isteyenler olacak ama mutlaka olacak. Beceremeyenler, ilişkilerini kesecek. Yokmuş gibi davranacaklar. Bu o toplumun doğası gereğidir. İnsanlar başka birinin kendisini geçmesini istemez. Bu yeni olan bir davranış biçimi değildir. Yıllar geçse de geçmişi unutmak o kolay değil. Geçmiş te yaşanan zorlu yaşam koşullarının, tekrarlanmaması için insanların uyguladığı tedbir davranışıdır bu. Doğru ya da yanlış. Geçmiş insanlar üzerinde ki kötü intibaa insanları bu hareketi yapmaya itiyor.
Yaşanmışlar, yaşanacakların habercisi niteliğinde. Orta Asya'dan gelmiş, belli bir yaşam biçimini hayatına uygulayamamış, uzun yıllar geçse de yerleşik hayatı bir türlü içselleştirmemiş insanların hayat biçimini dışarıdan eleştirmek kolay olsa da içine gitmeyince hiç bir şey dışardan göründüğü gibi olmadığı aşikardır.
İnsan davranışları menfaat ilişkisine bağlıdır. Menfaatin bittiği yerde ilişkiler de biter. Sokakta top oynayan çocuklara gürültü yapıyorsunuz diye müdahale eden şahıs, topu kesme tehdidinde bulunduğu zaman, eline aldığı topu, bir çocuğun elinden bir yolunu bulup alması, şahıs tarafından "terbiyesiz" olarak adlandırılıyorsa, bura da acizlik, bencillik vardır. Topu alan çocuğun terbiyesiz olması adamın dikkatsizliği ile oluyor. Almamış olsa terbiyeli olacak. Kendinden kaynaklanan hatanın ceremesini, çocuk terbiyesiz olmakla ödüyor.
Sende olanın başkasında olmaması düşman edinmeye yeter bir sebeptir. Senin olanı nasıl ve şartlarda elde ettiğinin bir önemi yoktur. Kendinde fazla olanları saklamak doğru gibi gözükmese de, saklamak senin yararınadır. Bu yöntem ile düşmanlıklardan kurtulursun. Çektiğin vefanın, sarf ettiğin zamanın onlar için bir değerinin olmadığını yaşayarak anlarsında ancak bazen çok geç kalmış olabilirsin. Senin için kurulan tuzaklar uzaktan değil en yakınından olabilir. Bu tür tuzaklara karşı alabileceğin bir tedbir yoktu. Uğradığın zararlarla başbaşa kalır, kimseyi de suçlama yoluna gidemezsin. Onun için ne fazla ilerde ne fazla geride, elindeki imkanları en iyi ve verimli olarak kullanarak hayat mücadelesini vereceksin. Söylenen sözlere aldırmayan birimisin, o zaman hiç korkma kime sana bir şey yapamaz, Sana zarar da veremez. Çünkü sen toplumun engel koyduğu merhaleleri almışsın, o engeller seni durdurmak yerine sana hız verir. Ne mutlu bunun gibi olanlara.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder