AKILDA KALMAYANLAR

17 Mart 2024 Pazar

FARKLI BİR BAKIŞ AÇISI

       Batının İsrail'i savunma çabası bir çok ülkede sürdürülen hukuk dışı eylem ve yönetimleri meşrulaştırıyor.  O ülkelere söz söyleme, eleştirme haklarını pasivize ediyor. Mesela Avrupa birliğine girmeye çalışan ülkelere demokrasi, İnsan hakları, özgürlükler gibi tavsiyelerde bulunma haklarını ellerinde alıyor.  İsrail onlar için samimiyet imtihanıydı ama kaybettiler. 

      Sözlerin bir anlam ifade etmediğini gösteren bu davranışlar, insanlık adına utanç mıdır? Yoksa olması gereken bir davranış mı? Bunu zaman gösterecek. Ama şimdiki zaman batının samimiyetsiz olduğunu gösterdi. Bunu ne amaçla yaptılar, yapıyorlar bilinmez. Her ülke kendini koruma çabasına girmiş durumda. Rusya'nın davranışları bu ülkeleri sözlerinden çıkarıp, koruma içgüdüsüne dönüştürmüş olabilir. Bu davranış biçimi bunları kurtarır mı? Orası da muamma.

      Avrupa Ortaçağa tekrar döndüğünün elbette farkındadır. Özüne dönmüş diyelim. Her şey değişse de ülke politikalarının değişmediğini bütün halklar gördü. Özellikle Avrupa halkı gördü. Kendi vergileriyle üretilen silahların nasıl İsrail'e verildiğini, onunla masum bir halkın nasıl soykırıma maruz bırakıldığını gördü. Değişen bir şey olacak mı? Avrupa açısından İsrail'e aynı yardımlar devam edecek. Ancak eski dünya olmayacak. Rusya politikaları Avrupa'yı çok rahatsız edecek. Belki savaşlar çıkacak. Ama eski savaşlar gibi olmayacağından herkes emin olabilir. Devletler saflarını belirlese de, halklar aynı görüşte olmayacak. Hiç bir devlet ne istediğini yapabilecek ne de kaybettiklerini tekrar kazanacak. Topraklar el değiştirecek, halklar yerlerinden edilecek, peki ne uğruna İsrail'in güvenliği için. 

      7 Ekim'de Hamas İsrail'e vuruyor. Hedef Askerî değil aslında. Hamas'ın İsrail'e gücünün yetmeyeceğini bilmemesi mümkün değil. Onlara göre büyük bir saldırı ile etrafı Müslüman ülkelerce çevrili olmasından dolayı Gıda tedarik zincirini kırmak. Hakkı İsrail yönetimine karşı ayaklandırmak. Çünkü İsrail yönetimi yeni çıkarılan baskılayıcı, demokratik olmayan kanunları meclisten geçirme çabası içinde. Halk ise buna karşı çıkıyor, eylem yapıyor. Her iki olumsuzluğu değerlendirerek halk ile yönetim karşı karşıya gelmesi halinde İsrail'in zaafiyete uğrayacağı görüşü Hamasça ağırlık basıyor. 

       Hamas'ın tahmin etmeyeceği olaylar saldırıdan hemen sonra gerçekleşmeye başlıyor. Müslüman ülkeler sessiz kalması gerekirken, gıda tedarik zincirini tekrar toplanması için çaba sarf ediyor. Türkiye ve Ürdün bu işin liderliğini üstleniyor.  ABD askeri olarak hemen harekete geçiyor, İsrail'in toparlanmasını sağlıyor. 

       Türk hükümetinin katliamlar karşında tutumu kafaları karıştırmaya başlıyor. Gazze'de insanlık dışı katliamlara dünya olduğu gibi Müslüman ülkelerde ya sessiz kalıyor ya da kınamakla yetiniyor. Türkiye sokak eylemleri ile protesto etse de yardımları artırarak sürdürüyor. Kurt ile yiyip, çobana ağlama hesabı. 

       Bundan sonra ne olur. Gazze gözünde kurtarıcı, güvenilir olarak bildikleri ülkelerin prestij kaybettiği aşikar. Her halkın zor zamanlarda kendi başına bırakılacağı, din,millet ve ortak amaç kavramının bir değerinin olmadığı anlaşılacak. Bundan sonraki adımlar da daha dikkatli ve bir adım sonrasını hesap etmede kendi güç ve insanı dışında kimseye güvenilemeyeceği nesillere aktarılarak güven kavramının içinin boşaldığı anlatılacaktır. 

        Bu olaylar sadece anlık yaşanmayacak. On yıl, yüz yıl belki bin yıl sonra Gazze halkı tarafından unutulmayacaktır. Bumerang gibi her ülkeyi vuracak davranışlar biçimi oluşacak. 

      Peki bu şey oldu, Hamas haklımı? Dünya terör örgütü olarak tanımlasa da bir çok ülke buna katılmıyor. Her ülkenin kendine göre terör tanımları var. Terör örgütü olarak ilan edenlerin kendileri açısından tanıma Uygun hiç bir açıklaması yok. İsrail terör örgütü olarak tanımlayabilir. Kendine göre kriterler üreterek yapar bunu. Ya diğer ülkelerin kriterleri ne kimse bilmiyor. ABD ve bir çok Avrupa ülkesi İsrail ile aynı görüşte, bunları buna iten sebep ile sessizliğe bürünmelerinin sebebi aynı. Hiç topraklarımız zorla elinizden alındı mı? Bir sabah tanımadığınız birileri gelip burası benim, burayı terk et dedi mi? Olduysa tavrınız ne oldu? Buna haklı bir cevabı olan ve geleni haklı gören varsa Hamas bir terör örgütüdür.

        Dünya değişim geçirmeye başladı. Kendinizi demokrat, özgürlükçü, hukuk kavramlarını özümsemiş devletlerin yönetimi ile halkları karşı karşıya gelmeye başladı. Seçtikleri insanlar halkını değil, başka halkları ön plana çıkarmaya başladı. Halkın iradesi iktidarda tecelli etse de, iradeler kiraya verilir, satılır hâle geldi. Hiç bir iktidarın ilelebet gücü elinde tutmadığı bir ortamda, halkı ile aynı düşünmeyen iktidarlar peydah oldu. Bu sonuç yönetilemez, isyancı halkların doğmasına sebep olur ki ülkede huzuru ve refahı yok eder. 

      

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...