AKILDA KALMAYANLAR

7 Mart 2024 Perşembe

KİME NE ANLATIYORSUN Kİ?

        Bugüne kadar sosyoloji, felsefe, tarih, din, ekonomi, alanlarında dünyaca otorite kabul edilen kişilerin kitaplarını okudum. Düşünce ayrımı yapmadan yaptım bunu. Şu inancıma Uygun su uygun değil ayrımı hiç yapmadım. Fikirlere saygı gereği yaptım bunları. Belli bir seviyeye geldim mi? Hayır. Bilginin sınırlarının olmadığını bildiğim için söylüyorum bunları. Her gün yeni bir bilgi kaynağına ulaşma çabasını hiç aksatmadım. Ama bugüne kadar okuduklarım ve öğrendiklerim sadece bende bir değişiklik yarattı. Anlatmadan geri durmadım ana kimseyi de yerinden oynatamadım. Hiç kimse kendi bildiklerinden başka bir bilginin doğru olduğunu ne yazık ki kabul etmiyor. Bunu defalarca gözlemledim. Kanıtlar sunmanın bir yararı olmadı. Kendilerine göre, kendi yöntemleriyle ulaştıkları kanıtlarla yaşama yolunu seçen insanlar güçlü delillere itibar etmediklerini gördüm. Çok istekli olduğum anlatma işinden vazgeçtim. Sadece bir dinleyici olma yolunu seçtim. Anlatılanların gerçeklikle yakından ve uzaktan hiç bir geçerliliği olmadığını bildiğim halde sustum. Yanlışlarla sürdürülen bir yaşama müdahale etmek doğru gelmedi bana. Sonu iyi bitmese de Yanlışlarla mutlu insanlar gördüm. Hep pişmanlıklarını dile getirenler benim yanımda yapmadılar bunları. Utandıklarından mit? Hayır. Ahlaksız olduklarından. Küçük düşme korkusu yanlışlarla hayat sürmede inlar için bir yol olmuşsa, artık i insanı kimsenin çevirmeyeceğine inandım.

        İnsanların temel davranışı hiç değişmiyor. Haklısın, söylediklerin doğru, devamında getirdikleri "ama" kelimesi her şeyi yok ediyor. "ama" ile haklılığını ortadan kaldırıyor, yine bildiklerini okumaya başlıyorlar.  Bu insanın doğasından gelen bir davranış biçimi. Haklı olman proplemleri çizmeye yetmiyor. Bilakis daha da çıkılmaz bir hale sokuyor. Haklı olman sadece senin duygularına yönelik bir hareket olarak kalıyor. 

        İnsanın düşünceleri ile davranışları farklı olunca, inanırlılık ortadan kalkıyor. Bir roman yazarı, yazdığı eserlerde doğruluktan, dürüstlükten, saygıdan, adaletten dem vurarak eser meydana getiriyor, bir bakıyorsun on altı yaşında sürücü belgesi olmayan  oğluna arabasını veriyor, oğlu trafik kazasına karışıyor bir kişinin ölmesine ve bir kaç kişinin yaralanmasına yol açıyor. Adaletten bahseden anne kaza yerinden oğlunu alarak yurt dışına kaçırıyor. Yıllarca emek verdiğiniz eserler bir anda yok olup gidiyor. Bundan sonra bu annenin eserlerinde anlattığı her şey boşluğa düşer. İnsan demez mi sen ne anlatıyorsun, ne yapıyorsun. İşte inandırıcılık hareket ile düşüncenin bir bütün ve yeknesak olması halinde inandırıcılığı olur. Bu anne diyebilir mi benim söylediklerimi kimse kabul etmiyor?  İlginç olan bir televizyon kanalına "Benim oğlum pırlanta gibi, kaçırmakla iyi yaptım, bugün yine aynısını yaparım" diyor. Senin oğlun pırlanta da ölen şahıs teneke mi? Bu kafa Firavun, Nemrut, Despot lider kafası. Her zaman derim Memrutlar, Firavunlar ölmedi kıta kıta geziyor. 

         Bu olay olmasa ve yüksek bir yerde yönetici olsa, yapabileceklerini tahmin bile edemiyorum. Bir anne olmuş ama ne yazık ki insan olamamış. Bunun yerinde biz olsaydık ve bu imkânlara sahile olsaydık, bu kadının yaptığını yaparmıydık, bilemiyorum. Allah kimseyi böyle bir imtihana tâbi tutmasın. Kaybeden çok insan olur bundan eminim. 

         Bilginin bu kadar hor görüldüğü bir dönem yaşanmışmıdır bilinmez ama, bilgi olmadan da yaşanamayacağı da bir gerçektir. Değerini bilen kaliteli bir yaşam sürer elbet. Diğer türlü günlük yaşam süren insanların hali de ortadadır. Bugün Gazze'de İsrail tarafından bir insanlık dramı yaşatılıyor. Çocuklar ablukadan dolayı açlıktan ölüyor, nedir sebebi? Dindaşlarının uzun vadeli bir planı olmayışı. Günlük yaşam ile sürdürdükleri hayatın, başkalarına kendilerini muhtaç etme sonucudur. Yardım etsem başına bin türlü sorun açar bu Yahudiler korkusu. Nereye kadar? Kendileride bilmiyor. Bilginin doğru kullanılmamasının sonucunu yaşıyor İslâm ülkeleri. Kardeşleri katl ediliyor, onlar sadece seyrediyor. "Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" mantığı i yılanın bir gün gelip kendilerini de ısıracağından bi haber hayat ne kadar sürer? 

       Sen ne yaparsan yap, ne anlatırsan anlat, karşında ki sadece işine geleni, kendinde olanı alıp kabullenir. Diğerleri çöp olur. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...