AKILDA KALMAYANLAR

25 Kasım 2024 Pazartesi

HİÇ BİR ŞEY ASLINDA OLDUĞU GİBİ DEĞİL

İnsan neye bakarsa ne ile meşgul olursa, zihin denen şey onu içselleştiriyor.  Betona bakarsanız zamanla sert biri olursunuz. Yüksek bir yerde yaşarsanız iklimin sert olmasından dolayı aynı şeyi oradada görürsünüz.  Yaşadığınız yerlerin ufka, görüşe açık olması gerekir. Dere içlerinde, vadilerde yaşayan insanlar hep kaygı, korku içerisinde yaşar. Yaptıkları şey sınırlıdır. Belli bir kalıbın dışına çıkamazlar. Dikkat ettiniz mi türbeler hep yükseklerdedir. O türbe içerisinde yatan kişi de ufku açık olduğu için diğer insanlar üzerinde hükümranlık kurmuştur.

       Baktığın şeyi görebilmek bir meziyet, maharet işi. Mesela siyaset ile iştigal eden insanlara bakın. Arkalarına her zaman için o toplumun bir değerini alır öyle konuşur, ekranlar da o değerin gözükmesini isterler. Ekran başında olan seyirci kitlesi, o şahsın ne söylediği ile pek ilgilenmezler. Orada sadece kendi ile özdeşleştirdiği değeri görür. Konuşan kişi ile de o değeri özdeşleştirir. Siyasilerimizin bir kısmı camiyi bir kısmı, Atatürk'ü, diğer bir kısmı da tarihi simgeleri arkasına alır. Arkasında ki değer ile önde konuşanın hiç bir bağı yoktur aslında, o bağı taraftar kurar. Ve öylede yaşatır.  İnsanları kandırmak, kandırılmış olduğunu inandırmaktan daha kolaydır.

       Gördüklerimiz aslında gerçek olmayabilir. Çoğu zamanda yanılıyor da olabiliriz. Özellikle siyaset arenasında bunun ile sıkça karşılaşırız, hele hele onların destekçileri basın onlardan bir adım öndedir. Siyasetçi bugün var dediğine yarın yok diyor, diyor da kendini sorgusuz destekleyen basın mensubunu zor durumda bırakıyor. Bugün var olan şeyi basın mensubunu yok etmek için girmediği rol, kılıf kalmıyor. Bunu da ekranlardan halkın karşısına geçip anlatabiliyor. İnsan kendine sormadan edemiyor, "be kardeşim sende de ne mide, ne karekter varmış!" O insan için karakterin bir önemi yoktur. Önemli olan atılan kemiktir.

      Tarihimize ideolojik ve mezhepsel baktığımızın en iyi örneği Çaldıran savaşıdır. Sokağa çıkın en milliyetçi adamlara sorun Yavuz Sultan Selimi mi? Çok seviyorsun, yoksa Şah İsmail'imi, ekseriyet çoğunluğu Yavuz Sultan Selim diyecektir. Hâlbuki Şah İsmail, Yavuz dan daha Türk tür. Niye böyle oluyor? tek sebebi vardır. Olaya mezhepsel bakıyor. Biri Şii diğeri Sünni. İşte milliyetçilik burada bir kenara atılabiliyor. Bunu yapan şahıslar Şah İsmail Hakkında hiç bir bilgisi olmayanlar. Nasıl olsun bir tarih profesörü çıkıp Şah İsmail Türk değil demiyormu? Başka bir tarih profesörü ise aynı programa katılıp Şah İsmail in Türk olduğunu ispat ediyor. Geçmişinize dönüp bakın, eğitim hayatınızda Şah İsmail den bahseden oldu mu? Kesinlikle hayır. Biz onu hep Yavuz ile savaşan bir düşman olarak bildik. Her şey eğitimde bitiyor. Bir şeyleri saklar ya da yanlış vererek nesiller yetiştirirsen o nesiller düşmanlarını kendi belirlemez, bağlı bulunduğu erk (Yönetenler, iktidar sahipleri) belirler. 

       İnsanlardaki hareket kabiliyetini de erk ler belirler. Neye, kime nasıl tepki vereceğimiz gibi. Bizden olmayanlar hırsızlık, yolsuzluk, zulüm yaparsa, kötü karekter, kötü davranıştır. Yalnız aynı şeyi biz yaparsak, mutlaka bir bildiğimiz vardır. Yada konnektör gereği de olabilir, ülke menfaati, bekası da. Hırsızlığın, yolsuzluğun beka ile ne alakası var diyebilirsiniz. Ama diyemezsiniz çünkü erk öyle düşünüyor, öyle savunma yapıyor. Dedim ya hareketimizi erk belirler diye. 

        Son zamanlarda farklı bir savunma geliştirildi.     " Devlet sırrı" hırsızlık ve yolsuzluk devlet sırrı niteliği kazandı. Elbette halkın bilmemesi gereken devlet sırları olabilir. Bu da genellikle güvenlik ile ilgilidir. Ama hırsızlık ve yolsuzluk devlet sırrı olması ilk defa oluyor. Mesela garantili kolruy, otoyol ve hastanelere ne kadar ödeme yapılıyor diye sorulunca " devlet sırrı" diye bilgi verilmiyor. Simdiybu güvenlik ile ilgili bir konumu yoksa erkin güvenliği ile ilgili bir konumu! İşte orası muamma.

        

       

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...