Millet olarak tarih den gelen bir geleneğimizi hiç bırakmadık. "KAVGA" Kim haklı, kim haksız diye bir derdimiz de yok. Benden olsun isterse haksız olsun. Hemen karşı tarafı mağlup etme peşine düşüyoruz. Savunma mekanizmamız hakli ya da haksız diye bir ayırım yapmıyor, nedense mutlaka haklıdır.
Bir sokak röportajında şekil ve giyim olarak kendini Müslüman kimliğini ön plana çıkaran birine soruyorlar "Geçim durumun nasıl, geçinebiliyor musun?" Şahıs İsviçre'de yaşadığını, o ülkenin çok pahalı olduğunu, devletin sosyal yardımı olmadığını" söylüyor. O zaman niye gelmiyorsun diyorlar. Şahıs " Benim orada bulunma sebebim tebliğ vazifesi, insanlara İslam'ı tebliğ ediyorum, ayrıca Almanya'da insanların yüzde otuz beşi sokakta yaşıyor, bizim ülkemizin bu hâle gelmesinin sebebi Kur'an dan ve sünnetullahtan uzaklaşmasını sebep gösteriyor " röportajın bir yerinde de her hafta YouTube kanalında canlı olarak sohbet yaptığını belirtiyor. Nereden tutarsanız tuttunuz Allah'a değil bir yerlere yaranmak için kılıktan kılığa giren, kendini Müslüman olarak tanımlayan bir şahıs ile karşılaşıyoruz.
İsviçre'nin sosyal bir devlet olduğu, Almanya daki halkında yüzde otuzbeşinin sokaklarda yatmadığı halde bu şekilde yalan söyleyerek algı oluşturmaya çalışması Allah'a değilde, Kula kulluk etmesi değil midir?
Yalan söyleyerek tebliğ vazifesi yapıp da uzun vadede başarı elde eden varmı? Sen aslında tebliğ ederek İslam'a iyilik değil, kötülük yapıyorsun farkında değil misin?
Kur'an'ın ve Sunnetullahın neresinde yalan, kula kulluk var?
Hep söylenen bir söz vardır Yahudiler'in Tevrat 'ı, Hıristiyanların İncil'i değiştirilmiştir. Sadece Kur'an değiştirilmeden günümüze gelmiştir. Müslüman olarak bunu kabul ederiz. Yalnız ortada bir sorun var. Değiştirilmeden günümüze kadar gelen kitabın emir ve yasaklarına uymayız. O zaman diğer kitap ve dinlerden ne farkımız kalır. Hıristiyanlar değişti dediğiniz kitaplarına bizden daha sadık değil midir. Suriye'de bir iç savaş oldu, oradaki insanlar Müslüman ulkelere değilde Hiristiyan ülkelere kaçmaya çalıştı. Çoğunluğu bizim ulkemizde olsa da , kapılar açılıp, serbest dolaşım olsa burada da kimse kalmaz. Müslümanlar değiştirilmeyen kitabın gereklerini yerine getirmiş olsa bunlar yaşanır mı?
Yalan, hile, dolandırıcılık, zulüm, zina, faiz hepsi Kuran'da yasaklanmasına rağmen, hangisi bizde yok? Böyle bir topluma kim güvenir? Bu yasaklar diğer kitaplarda da yasaklıdır ama o kitaplara inananların, yasaklara uyma oranı bizden çok daha fazladır.
Bazen görüyoruz bazı Avrupa ulkelerinde alışveriş yapmak için girdiğiniz bir markette kasiyer yok. Her şeyin fiyatını yazmış, ürünleri al, kasada okut, ödemeni yap çık. İnsanların ödeme yapıp yapmadığını kontrol için kamera sistemi dâhi yok. Bizde olması gereken bu uygulama, kitapları değiştirilmiş dediğimiz o toplumlarda neden var? Öyle bir sistem bizde olsa ne olur?
Bizim gibi düşünmeyenler gözümüzde insan değildir. Onları vatan halini ilan etmek en kısa yol olarak görürüz. Haksız olduğumuzu kabul etmeyiz, hemen savunmaya geçer hakaret ederiz. Bizim savunma olarak bildiğimiz tek şey budur.
Anlaşmazlıkların, kavgaların sebebi bu ikiyüzlülük, kula kulluk değilde nedir?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder