AKILDA KALMAYANLAR

17 Ocak 2025 Cuma

KİSVE Mİ? TAKVA MI?

         Öyle bir zamandan geçiyoruz ki, hava öyle puslu ki Kim dost? Kim düşman bilmiyoruz. Nasıl bilelim, karşımızda ki sarığı sarmış, cubbeyi giymiş, sakalını bırakmış, eline de bir baston almış karşımıza dikilmiş. Sözleri baldan tatlı gibi gözükse de araya zehrini bırakmaktan geri durmuyor, yüz kelimenin arasında ki zehri yakalayabilirsen ne mutlu sana. O kadar balın arasında zehire bir şey olmaz demeyin. İnsan bünyesine bir girsin yeter. Her tarafı zehir kendine benzetir. Kisve ile kandırıyorlar bizi, takvadan eser yok. Böyle bir puslu havada yol bilmeyenler ne yapsın, o zehri içerek hayatlarını karartmaktan başka bir şeyleri var mı?
        Yol bitti, çare kalmadı. Herkes kendi derdinde, dert ortak olsa insan sadece kendini düşünür mü? Gece gündüz çalışır da hep kendi için çalışır.
       Derler ki, insan yanlış davranışları da olsa tuttuğu takımdan, sevdiği sanatçıdan, yolundan gittiği siyasetçiden ne olursa olsun vazgeçmezmiş. İnsan bu duruma hayretler içerisinde baksa da, aslında olay yine insanın ahlâkî davranışı ile ilgili. Sabit fikirli, herşeyin en iyisini kendinin bildiğine inanan insan gerçekte güçlü görünse de zavallıdır. Hareketleri, davranışları normal değildir. Bunun elbette haklı sebepleri var. Sürekli karanlıkta kalan insan, aydınlığın kıymetini bilemez. Yıllarca karanlık bir kuyunun içine atılmış birisi, gördükleri ile  değil, duydukları ile hareket eder. Kuyunun derinliğinde karanlıktan başka bir şey yok. Göz yoksa, kulak var diyerek söylenenler ile hareket ediyor. Kuyunun üzerinde birisi, karanlıkta olana, takımı galip olmasına rağmen, yenildi dese, sanatçı hayatda olmasına rağmen öldü dese, siyasetçi için ülke harap olmuşken, çok iyi yönetiyor, herkes memnun, ne haksızlık, ne de adaletsiz bir ortam var dese bunların hepsine inanmak zorundadır. Başka bir çaresi yok. Gerçekleri ne zaman görür, kuyudan çıkıp, aydınlığa kavuşunca. Bu nedenle sorgulamayan, her söylenene inanan insan aslında kör bir kuyuya atılmıştır. Bazen çıkmak için çaba gösteren olsa da çoğunluk kuyunun karanlık dehlizlerinde memnundur. Bunları çıkarmak için ikna etmek imkansızdır.  Çıkmamada ısrar etmesinin sebebi, kuyu yukarısının daha karanlık bir yer olduğuna kendini inandırmasıdır. İnsan bilmediği şeyin cahilidir. 
       Bakmışlar Karanlık dehlizlere girmek isteyen fazla, her tarafa kuyu kazmışlar. Giren var çıkan yok, çıkma gayreti de yok. Köle deyip geçmeyin, köleliğin kaldırıldığına da inanmayın, kölelik sadece şekil ve ad değiştirilerek devam ediyor. Kölelerin yaptığının aynısını başka bir yöntemle birileri yine yapıyor. Sahip aynı, köle aynı, yapılan iş aynı. Hani kaldırıldıydı kölelik. Şimdiki köleler efendisine daha sadık. İtiraz yok, isyan yok. Tarihde eleştirdiğimiz koleler "kölemen" adıyla devlet kurdular. Roma'da köle isyanları yıllarca sürdü. Günümüzde öylemi, köleler bir araya gelebilir mi? Kölelerin hakları vardı, şimdi o da yok, sahip ne verirse onunla yetinmek zorunda. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...