Hasta beyinlerden sağlam toplum meydana getirmek imkansızdır. Ama halen sebep sonuç ilişkisini bir tarafa bırakıp, sonucu başarılı olarak lanse edenler azımsanamayacak kadar fazladır.
Fatih Sultan Mehmet' in kardeşini öldürdürttüğnü, İstanbul'un fethinden sonra askere üç gün yağma izni verdiğini tarihçiler Fatih'in fermanını gostererek ispat ediyor, ancak bazı çevreler böyle bir şey olmadığını Fermanı da sahte olduğunu söylüyor.
Gerçek ile yüzleşmeme hastalığı olan yerde ne gerçek tarih çıkar ne de sağlam toplum. Tarih toplumun ihtiyaçlarına ve isteklerine göre yorumlanıp sunulursa, o toplumdan hastalıklı kişiler çıkar. Bu duruma süreklilik arz ederse, hastalık sıradanlaşır , sıradanlaştığı için tedavileride imkansız hale gelir. Böyle insanları kendi başına bırakıp Osmancılık oynaması en doğru yol olsa gerek.
En tehlikeli cahillik bilmediğini bilmemesidir. Bilmediğini bilen zararsızdır. Bu ülkede resmi gazetenin yanlışlık yaptığına inanan, resmi gazetenin tarafsız olmadığına inanan milyonlar var. Bu insanlarla gelecek hesapları yapıyoruz. Bu hesapların içine bunları da koymak zorunda kalıyoruz. Bu insanlarla yönetici seçiyoruz, ondan sonra da müreffeh bir ülke hayali ile yaşayıp gidiyoruz. Son üç yüz yıl bu insanların sayesinde yerimizde saydık durduk. İki ileri bir geri gidip geliyoruz.
Pakistanlı Tevsir yazarı Mevdudi. Hindistan ile Pakistan'ın ayrılma aşamasında Hint milisler Müslüman bir köyü basar, köydeki bir kızı kaçırır. Mevdudi ve arkadaşları uzun uğraş sonrası kızı bulur kurtarırlar. Kıza ailesinin kim olduğu, nerede ikamet ettikleri ile ilgili bilgi alırlar ve kızı ailesinin köyüne götürürler. Anne babayı bulup kızını getirdiklerini söylerler. Baba bu kız benim değil der. Kız orada ağlar ve bayılır. Ne yapsalar Baba kızı kabullenmez. Kızı alırlar kadın sığınma evine yerleştirirler. Bu gerçek yaşanmış bir olay. Bunu şunun için anlattım. Bu sadece münferit bir olay değil. Bu bilmediğini bilmeyen cahillerin yapacağı bir iş. Kendi fikir ve menfaati uğruna tarihî de kızını da inkâr ederler. Körelmiş, kalbi katılaşmış bu insanlardan farklı bir sonuç beklemek Trans bireyden bebek beklemeğe eşdeğerdir.
Adaletsizlik, korku ve cehaletin olduğu bir yerde insanı bırakın ot bile yetişmez, yetişse de bu otlardan ne saman olur ne de balya ha keza hayvanda yemez ya.
Öyle olmayacak hayaller kuruluyor ki, insan beynin meşgul edilmesine üzülüyor. Arpa ekmiş, buğday hesabı yapan toplumdan ne beklersin. Belki lerle bu işler olmuyor. Ektiğin tohumun ne getireceğini bilmek düşünen, akleden insana mahsus. Diğerleri sadece ölüdür, sadece gömúlmemişler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder