Bir örnek olarak hayalî olarak veriyorum.
Ben Ahmet adlı bir şahıs ile yıllardır süren aramda bir husumet var. Bundan temelli kurtulmak için Mehmet'e diyorum ki, sana bir milyon versem Ahmet'i öldürürmüsün dedim. O da kabul etti. Gitti Ahmet'i öldürdü. Mehmet yakalandı, sorgusunda bu işi para karşılığı yaptığını söyledi. Azmettiren yani parayı kimin verdiğini sorduklarında Benim ismimi vermedi, kendince sevmediği Hüseyin'in ismini verdi. Hüseyin azmettirici olarak yakalandı. Ne kadar suçsuz olduğunu söylese de mahkeme Hüseyin'e azmettirmekten ceza verdi.
Dinî, vicdani ve hukuk karşında Mehmet'in yaptığı suç, iftira, günah. Yani Toplumsal değerler karşısında suçsuz bir insanın işlemediği halde üzerine atılan suç din olarakda, vicdan olarak da, adalet önünde de karşılığı ceza gerektirir.
Bir insan hırsızlık yapıyor ve suç üstü yakalanıyor. Neden yaptın? Dediklerinde Şeytana uydum diyor.
İnsanı yoldan çıkaran kitap ile sabit Şeytan. Peki kendini insan dan üstün gören, Allah'a isyan eden şeytanı yoldan çıkaran kim? Nefis. Demek ki şeytan ile nefis farklı şeyler. Şeytanda olan nefis insanda da var. Normal bir insanda nefis doğru olanı değil, göze hoş görüneni emreder. Doğru yolda olan insan nefsine değil, kendine ilham edilen emre uyar. Öyle hal alır ki nefis hükmedemez zamanla körelir. Ama ölmez, insanın zayıf anını bekler. Fırsatını bulduğu anda tekrar insana hakim olmaya çalışır. Onun için insan nefse karşı her zaman teyakkuzda olmalı ki kurtuluşa ersin.
Şeytan insanı nefsi üzerinden ele geçirir. Sürekli nefse kendi istediği şeyi yapması için telkinlerde bulunur. Bu insanın iradesine bağlıdır.
Ahiret de bana haksızlık, zulüm yapan bir kişi ile hesaplaşacağım zaman. Haksızlık ve zulme karşılık, o şahısın sevapları bana verilecek, şahsın sevabı yoksa, benim günahlarım ona yüklenecek. Bu adil bir yargılamanın gereğidir. Allah'ın bu yönde de sözü vardır. Diyor ya "boynuzlu Koç, boynuzsuz koç dan hakkını alacak"
Hani bir zaman, Rabbin meleklere şöyle demişti:
_ ‘Muhakkak ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu şekillendirip içine ruhumdan üflediğim zaman onun için saygı ile eğilin (secdeye edin).’ Bütün melekler topluca saygı ile eğildiler. Ancak İblis eğilmedi. O büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu. Allah Teâlâ:
_‘Ey İblis! "Ellerimle yarattığıma saygı ile eğilmekten seni ne alıkoydu? Büyüklük mü tasladın, yoksa üstünlerden mi oldun?’ dedi. İblis:
_ ‘Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın’ dedi. Yüce Allah şöyle buyurdu:
_ ‘Öyle ise çık oradan (cennetten), çünkü sen kovuldun. Şüphesiz benim lanetim hesap ve ceza gününe kadar senin üzerinedir.’ İblis:
_ ‘Ey Rabbim! Öyle ise bana insanların diriltilecekleri güne kadar mühlet ver" dedi. Allah şöyle Teâlâ:
_ ‘Sen o bilinen vakte (kıyamet gününe) kadar mühlet verilenlerdensin’ dedi. İblis:
_ ‘Senin şerefine andolsun ki, içlerinden ihlâslı kulların hariç, elbette onların hepsini azdıracağım’ dedi. (Sâd Sûresi 71 - 83)
Allah Teâlâ da şöyle buyurdu:
_‘Çekil, git. Onlardan kim sana uyarsa kuşkusuz cehennem tam bir karşılık olarak hepinizin cezası olacaktır. (Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla (vesveselerinle) kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol. Onlara vaadlerde bulun -geçek şu ki şeytan onlara aldatmadan başka bir şey va'detmez-. Şüphesiz, (gerçek) kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin olmayacaktır. Vekil olarak Rabbin yeter!" (İsrâ Sûresi 62 - 65
Nisa 76 da İman edenler, Allah yolunda savaşırlar. İnkâr edenler de tağut yolunda savaşırlar. O halde siz şeytanın taraftarlarına karşı savaşın. Çünkü şeytanın hilesi zayıftır.
Şeytan zayıf olmasına rağmen nefis üzerinde yaptırımı güçlü. İnsanın yapmış olduğu yanlışları bir savunma aracı olarak kendi nefsinden değilde, iftira atarak şeytandan bilmek, şeytana iftira değil midir? İftiranın hem beşeri hemde ruhani cezası ağırdır. Nisa 112. Kim de bir hata yapar veya günah işler de sonra onu suçsuz birinin üzerine atarsa, muhakkak ki büyük bir iftira etmiş ve apaçık bir günah yüklenmiş olur. Bazı ayetlerde zalim olduğunu, cehennemlik olduğundan bahseder. Çünkü iftiranın sonucunu kimse tahmin edemez. İnsanın hayatına dahi mal olabilir, sonuca göre Allah katında cezası belirlenir.
Bir insan şeytana uydum hırsızlık yaptım dedi. Halbuki nefsine uyumuştu. Bir yandan hırsızlıkdan dolayı mağdur ettiği sahsin hakkina girdi, diger tarafsany Şeytana iftira attı. Kıyametdeki yargılamada şeytan deseki "Yarabbi bu kulun bana iftira attı. Yaptığı hırsızlıkta hiç bir dahilim yok, sen adilsin hakkımı isterim derse ne olur? İnsanın sevapları şeytana mı verilir? İnsanlık tarihinden, kıyamete kadar olan insan neslinin şeytana attığı iftiraların boyutunu düşünemiyorum bile.
Yoksa bu yargılamadan şeytan muaf mı? - Allah şöyle buyurdu: “Alçak ve kovulmuş olarak çık oradan! Onlardan kim sana uyarsa, iyi bilin ki cehennemi sizlerle dolduracağım!” (Araf, 7/12-18) demek ki işini iftira ile yapan, halledenin dostu şeytan. Beraber haşr olacaklar ki, birbirlerine istediği günahı sevabı vererek yargılanacaklar. O. iftiracı, iftiraya yardım edenler ile seytanın sorunu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder