AKILDA KALMAYANLAR

22 Nisan 2025 Salı

AKILDA KALMAYANLAR -1-

      Görebilen bir insanı alın ve kafasına bir kutu geçirin, göremesin. Bu insanı sadece dışarıdan seslenerek yönlendirin. Yaşamın ne kadar kısıtlandığını göreceksiniz. Bu insanı bir uçurum kenaruna getirip atabilirsiniz de. Önemli olan güvendir. Güvendir ve yok et. Sana guvenen insanın ne ve kim olduğunun hiç bir önemi yok. Hırsız, dolandırıcı, zalim, sayabildiğiniz bütün kötülükler o insanda toplanmış olsun. Önemli olan sizin o insana bakış açınız. Başkalarına yapılan kötülükleri siz göremezsiniz, o görmeyen insana ne anlatırsanız anlatın, delil sunun size değil ona inanır. 
-----------------------------------------------------------
        İnsanlarımızın ön yargı ile yaklaştıkları Davos denen bir yer var. Her yıl dünyada kendi alanında uzmanlaşmış, yeni fikirler üreten, insanlık yararına teknoloji sunan firma ya da insanlar davet edilir, projeler sunum şeklinde kamuoyuna duyrulur. Bazı ülkeler Davos'a ideolojik bakar, haklı da olabilir. Ama bu bakış açısı gerçekleri değiştiremez. Küresel bir dünya da, olup bitenlerden bi haber yaşamak hiç kimseye bir şey kazandırmaz, bilâkis çok şey kaybettirir.
         Davos ideolojik olabilir, olaylara da aynı şekilde yaklaşım tarzı belirleyebilir, ama sadece bir liderler zirvesi değildir. Teknoloji, ekonomi, sosyal ve siyasal yapılar ve insanlığın geleceği ile ilgili her türlü bilgi orada sunulur. Yapılması gerekenler ve çözüm yolları tartışılır. Elinde her hangi bir argüman olmayan kişi ve devletlerin orada alacağı çok şey vardır. İçine kapanarak kendine mahsus Uluslararası bir sorunu çözme çabası sadece hüsran ile sonuçlandığını gördükten sonra, geriye dönüş olmayan yolun neleri kaybettirdiğini anlaması hiç bir şeyi geri getirmeyecektir. 
        Dünya Yapay zeka denen olağanüstü bir teknoloji ile yoluna devam ederken kısır döngüler içinde, suni gündemler ile meşgul olmak ve halkıda bunun ile meşgul etmek, toplumu ileri teknolojiler karşısında köle etmekten başka bir işe yaramayacaktır. Şahsi emeller, şahsi güvenlik kaygısı ile gündem oluşturarak halkı bunun ile meşgul etmek topluma hiç bir şey kazandırmadığını, toplum köle olduktan sonra anlayacak. Sonu uçurum ile biten hiç bir gelecek toplumu ileri taşıyamayacağı gibi, özlenen, hayal edilen bir devlet olma olasılığını da ortadan kaldıracaktır. 
        İnsanların hayallerini çalarak bir şeyler yapıyorum havasında olanlar her tarafımızı kuşattı. Kuşatılmış bir hayat içerisinde git-geller ile yaşamaya çalışan bir halk oluşturuldu. Halk kuşatmanın farkında mı? Bilemem ama bildiğim bir şey var ki, bu hal kısa sürmeyecek bir den fazla nesli başkalarına köle edecek. Halkı bu hale sokanların sonu ne olur derseniz? Arkalarında bir enkaz bırakarak hiç olup gidecek. 
--------------------------------------------------------
        Eski siyasetciler Necmettin Erbakan'ın bir sözü vardı "Atatürk yaşasaydı Refah partili olurdu" önceleri bu sözün anlamını çözemedim ama, haklıymış "Atatürk yaşasaydı kendinden mükemmel bir siyasi İslamcı olurdu." Bugün kendini Siyasal İslamcı olarak görenler Atatürk 'e tepkili olsa da aslında fikir babaları Atatürk 'tür. Atatürk 'ün Samsun'a çıkışı ile başlayan sürece bakın. Ağzından Halifeyi ve İslam 'ı hiç düşürmez. Sanırsın ki bir İslam alimi. Hindistan'dan daki Müslümanlardan yardım isterken hadis ve Kur'an ayetlerini ağzından düşürmez. Ama daha sonra ne oldu ise, İslâm bir kenara atıldı, pozitif ilimlerden bahsetmeye başladı. Kısacası dini çok iyi kullandı, kullanmanın ötesinde halkı da buna inandırdı. Şimdi aynı şeyleri yaşamıyormuyuz. Her parti başkanı sanırsın İslam âlimi. Ama yaşantısına bakın Abu Cehil den farkı yok. Galiba yine kandırılıyoruz. Ortada bir suçlu bulmamız gerekir. Kendimizi suçlasak? Olmaz çünkü biz de alimiz. Yaşantı mı? Şimdilik ona bakan yok. Alimin çok olduğu yerde suçlu da yoktur.
        

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...