AKILDA KALMAYANLAR

26 Mayıs 2025 Pazartesi

DİN Mİ? KÜLTÜR MÜ?

     Sokağa çık ve şu soruyu sor: "Dinin nedir? Eskiden olsa cevap,yüzde doksan dokuz Müslüman olurdu da, şimdi zannetmem ki o oranda  olsun. Ama yine de oran yüksektir. İnandığı dini yaşamasa da kendini Müslüman olarak lanse eder. Bu aldatmaca iyi mi? Kötü mü? İyi yönleri, en azından kendini o şekilde tanımlaması dinî yaşama olasılığını güçlendirir. Kötü olan kısmı, kendini tanımladığı din ile ticaret yaparak dunya menfaatini elde etme çabası, insanlar da o dine bakışı olumsuz yönde etkilemesidir. Yol açma gibi.
       Ülkemiz de Müslümanlar kanımca insanlar inandığı dinî bir inanç sistemi değil de bir kültür olarak görüyorlar. Sakıncası var mı? Bir evi çatıdan başlayarak yapmak gibi olsa gerek. Dinin emirleri, yasakları kesin çizgi ile belirtilmiş, uymayanlara karşılığında ceza belirlenmiştir. İlliyet bağı, sebep sonuç ilişkisi. Yapar ya da sebep olursan sonuçlarına katlanırsın. Ama kültür öyle değildir, yanlış yapan sadece  "kınanır" muyyide yaşadığı toplum tarafından verilse de ceza ağır değildir. Dinde harama yaklaşılan her durum günah olarak kabul edilir. Bir sonraki hayatta müeyyide ağırdır. Gerçekten inanan insan o günah yollarının hiç birine girmez. 
          Ülkemizde yaşanan din bunun neresinde? Bütün günah yolları açık ve bunları ihlal edenler bırakın cezalandırma ya da ayıplamayı çoğu zaman ödüllendiriliyor. İşlenen ne kadar olumsuzluk varsa eski kültür desekte, eski kültürde hiç biri yok. Eski kültürde kadına değer var, bu kültür de yok, eski kültürde hırsızlığın cezası ağır , bu kültürde ceza yok, haksız yere insan öldürmenin cezası kısas, bu kültürde kişiye göre ceza var. 
      Yaşananlara baktığın zaman ne eski Türk kültürü ile, ne de İslam kültürü ile uyumlu. Ortada acayip ucube bir kültür oluşturulmuş, insanlara da buna inandırılmaya çalışılıyor. Başarılı da olunuyor. Bakıyorsun namus dan çokça bahsedenler namussuz, dürüstlükten bahsedenler hırsız, hak yiyen, insanlıktan bahsedenler zalim, adaletten, hukuktan bahsedenler, adaletsiz, yani hiç kimse söylediği ile yaşamıyor. Buradan ne bir din çıkar, ne de bir kültür. Yozlaşmış bir toplum çıkar ki, bunun sonu da iyi olmaz. Ahlaksız bir kültür, gelecek nesli oluşturan çocuklara ahlâk dersi verse ne kadar inandırıcı olur? İnandırsan da bunun adı ahlâk olmaz. Kendine benzetme olur. Kendi ne ki? Karşısında kide o olsun. 
        Dinî bir kültür gibi yaşamak yobazlaşmaya, yorum farklarına, dinî siyasallaştırmaya, dejenere etmeye, içinin boşaltılarak posa haline getirmeye, sonu gelmez, içinden çıkılmaz, hükümler ile toplum meşgul etmelere sebep olur. Bir sakızın orucu bozup bozmadığını daha sonuca bağlamadık ki, diğer büyük meselelerin içinden nasıl çıkacağız. Çıkmaza başkası değil kendi elimizle kendimiz sokuyoruz. Dinde olmayan kültürlerimizi din diye içine sokup, onunla hükümler vermiyoruz. Bir yere kadar sorunsuz giden bu hükümler bir yerde tıkanıp kalıyor. Bu defa da dönüp dinî suçluyoruz. Bir olan dini parçalara bölüyoruz. Kazanmanın en iyi yolu " parçala ve yok et" prensibi gereği düşmanlarımıza yol gösteriyoruz. Gelin bizi parçalayın ve yok edin demenin diğer adı ile sesleniyoruz. 
       Slogancılık bir kültür olmuş. Çocuklar miliyetçilik sloganları atıp, bozkurt işareti yapıyor, aynı çocuk okulda sıraları çizmekden geri durmuyor. Bu yetişkin insanlar içinde geçerli. Aynı slogan ve el hareketleri yapıyor, diğer yandan haksız yere insanların malına çökmektende geri durmuyor. Mafyacılık oynuyor. Milliyetçilik bu insanlara istediğini yapma özgürlüğünü veriyor. Söylem ile hareket uyumlu değil. Ortada bir kriter, bir ahlak yok. Cuma için, cuma vaktinde dükkanını kapatan sozde Müslüman insanları aldatmaktan geri durmuyor. 
        Kültür ayrı, din ayrı olaylardır. Bunlar birbirinin içine sokulamaz. İşleyiş farklı, sebep sonuç farklı, oluşum farklı en önemlisi de birisi insan tarafından diğeri yaratıcı tarafından inşaa edilir. Seçmek, yaşamak insanın özgür iradesine kalmış. Sonuç, var olmak yada yok olmak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...