AKILDA KALMAYANLAR

27 Haziran 2025 Cuma

MEDENİYETLER ÇATIŞMASI

      Medeniyetler çatışması diye bir kavram var. Halkların, ulusların benimsediği uzun sureli yaşam biçimi. Medeniyetleri her dönem çatışma içine sokmaya çalışmışlardır. Bunun için milyonlar harcamaktan da geri durmazlar. Kısa sürede başarılı olunmazsa bile uzun süreçte tam olmasa da başarılı olunur. Bir zamanlar Avrupa devletlerinin Afrika'da yaptıkları. Dil ile sanat ile öyle bir girdiler ki, insanların ne dili ne de kadim kültürünü bıraktılar. 
         Medeniyetler neden çatışır? Elbette çıkar için. İnsanlar sadece savaşlarda ölmez, medeniyet çalışmalarında da ölür. Hem de nasıl! Halk istemedikten sonra işgal ettiğin ülkede rahat duramazsın. Orada olan ve işgalcilere benzemek isteyen halk ile irtibat kurmak, onlara bir şeyler vererek kolayca yaparsın. Karşındaki insan satılık bir mal gibi karşında durur, kendini hemen teslim eder. 
       Hiç bir insan kendi kendine bir kültür oluşturamaz. Toplum ile birlik olarak yapılır. Yaşam tarzı, ihtiyaçlar, güvenlik her zaman ön plandadır. Başka bir toplumun kültürü bize anlaşılmaz, gülünç gelebilir ama bunu birde onlara sormak gerekmez mi? Hangi şartlarda hayatta kalabilmek için bizim tuhafımıza giden o kültürü oluşturdular. Bize garip gelen, onlara normaldir. Bunu tersi olarak da düşünmek gerek. 
       Her insan doğduğunda din de olduğu gibi kültürün içinde bulur kendini. Yaşam devam ettikçe başkasına garip olan kültürü içselleştirerek yaşar. Yanlış olana doğru demek gibi bir lükse sahip değildir. Yanlış olduğunu bilse dahi toplumsal korkulardan dolayı onu yaşar. Yüzlerce yıldır oluşturulan kültürü değiştirmek bir günde, bir yılda değiştirememenin gerçekliği ile yüzleşir. 
        Toplumun kendi içerisinde ki kültür, uygarlık çatışmalarını bir nebze olsun tolere edebilirsin. Ancak yabancı uygarlıkları, kültürleri içine alıp hazm etmek zaman alır. Savunma içgüdüsü hemen devreye girer. Şüphecilik her şeyi, doğruyu dahi geri iter. Hindistan'da ineğe olan saygıyı hangi kültür bir anda içine alıp sindirebilir. Kendi kültüründe mantık aramayan insan, tanımadığı kültürlerin düşmanı olur. Doğru yanlış hiç fark etmez.
        Eski Türklerde bir kural vardır. Savaşlarda tamamen yok olma korkusu. Savaşlara kabilenin tamamını götürmezler. Bir kişinin üç oğlu var ikisi savaş da öldüyse, üçüncünün kulağına küpe takarlar, o artık dokunulmazdır. Savaşlardan muaftır. Onu öldürmek en büyük suçtur. Kadınlara savaş sanatını öğretirler, bazı zamanlar erkekler ile birlikte savaşa gider. Kaybedecek ne evi ne de arazisi olan avcı toplayıcı bir toplum.  Böyle bir toplumu yenebilir misin? Bunların olduğu dönemde medeniyetler çatışması diye bir kavram yoktuda sonradan nereden çıktı. Bu kavram düzmece bir kavram dan öte bir şey değil. Medeniyetler çatışması yok, menfaat çatışması var. 
       

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...