Sık duyduğumuz" Allah böyle buyurdu" Allah böyle istedi " peygamberin buyruğu buydu" bu sözler tehlikeli sözler. Sanki Allah'ın arkadaşı konuşuyor, ya da elçisi. Allah buyurduysa nerede buyurdu. Peygamber söylediyse kaynağın ne bunları söylemek zorundasın. Bu geçiştirilecek bir konu değil. Söz ağızdan çıktığı anda sorumluluk başlar. Kontrolsüz yangın gibidir, nereyi yakacağını kimse kestiremez ama şu kesindir önce sahibini yakar. Allah adına hüküm veren iflah olmaz. Böyle konuşanların cahiliye toplumunda ki kişilerden bir farkı yok. Ebu Cehil öldü diyorlar ya ölmedi sözleri her dönem kıtaları dolaşıyor.
Birine bir kişi hakkında inancının seviyesini soruyorsun hiç tereddüt etmeden "o kâfirin teki" diyor. Ya sen dediğinde " Orasını Allah biliyor"diyor. Başkasının durumunda haberi var kendininkinden yok. İşte bu şirk kavramının içine girer. İnsanda ne varsa, hayatı boyunca biriktirdiği her şeyi alıp götürür.
" Benim günahım yok, kul hakkım yok, namaz borcunda yok" diyenler, ne dediklerinin farkında değil. Sen kendini bana anlatma, ben senin ne olduğunu anlatayım. İnsan kendinde olmayan meziyetleri yüksek perdeden çokça anlatır. Halbu ki ben senin ne olduğunu biliyorum. Senin din adına yaptıkların bir ikinci şahsı ilgilendirmez. O senin Allah ile münasebetindir. Bana anlatma kendini ona anlat. Ben senin ile ilgili bir şey yapamam, yaptırım gücüm yok.
"Satranç haramdır" diyor. "Delili var mı?" Diye soruyorsun hadislerden bahsediyor. "Saç ektirmek haramdır" diyor, ahlaksız adam bir de ekliyor, peygambere gelen bir şahsın saç ektirmek için izin istediğini, peygamberinde izin vermediğini söylüyor. Ey bre ahmak, ahlaksız adam peygamber döneminde satranç mı vardı? Saç ektirme gibi bir teknoloji mı? Vardı. Peygamberimizin yaptıklarını yapmakla övünüyorsun ya bırak milyonluk araçlara binmeyi deve ile gez. Aydınların, bilginlerin düzeltmediği toplumları soytarılar düzeltmeye çalışır. Saha onlara kalır. Allah ile kul arasına girerler aracı olmaya çalışırlar. Trafo görevi yapıyorlar mış? Önce kendilerini bir kurtarsınlar da sonra trafo işine baksınlar. Soruyorsun "bu nasıl biri" hemen cevap veriyor "çok mübarek bir adam" sanki amel defterini cevap veren tutuyor.
Kimsenin ne olduğuna karar veremezsin. "Bu adam cennetlik" diyor. " Ya da cehennemlik" Allah adına konuşuyor. Kendini Allah'ın yerine koyuyor. Bir insanın o günkü durumuna bakarak karar vermek yanıltabilir. Çünkü yarının ne olacağını bilmiyorsun. Bugün sen inançlısın o inançsız, yarın bunun tersinin olmayacağının bir garantisi yok. Önemli olan mevcut duruma değil işin sonuna bakmak lazım. Bu dünya nice zenginleri fakir etti, karun'un servetini ve kendini yerin dibine batıran bize neler yapmaz. Niye Karun örneğini verdim, çünkü hepimiz onun yolundan gitmeye çalışıyor, o yolda yapmadığımız can, yıkmadığımız duvar, kırmadığımız kalp bırakmıyoruz da onun için.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder