AKILDA KALMAYANLAR

23 Ocak 2026 Cuma

MODERNLİK

      Modernite (Modern) olma! Modernlik kişiden kişiye değişiklik gösterdiği gibi, teknoloji  çağ ile ilgisinin olmadığını düşünüyorum. Mesela giyim tarzı. Bir çok insan açık, dekolteli giymeyi modernlik olarak, kapalı giyinmeyi ise çağ dışılık olarak tanımlar. Hâlbuki hiç de öyle değildir. Mesela Binlerce yıl önce Hiyeroglifler Firevunlar ve üst yöneticiler hep giyinik, köleleri çıplak gösterir. Aynı şekilde günümüz dede aynı şey geçerli, dinin fark etmediği, toplumlar arası birliktelik gibi gözüken giyim tarzları ortak bir noktada buluştuğu gerçeği. 
       Avrupa da gelenek hâline gelen, aile arasında kalan kraliçelik saygıyı, edebi ön plana çıkarır. Kraliçe olsun veya kraliçe adayı açık ve dekolte giymez. Halk onları farklı kabul eder. Kendileri gibi hareket etmeleri farklı olmadıkları izlenimi verir. Onun için kraliçe, prenses toplum karşısına kapalı ve edepli çıkmak, konuşmak zorundadır. Bunun sebebi köle ile efendisinin farklı olması gerektiğidir. 
       Kölelik ruhu binlerce yıldır devam eden bir davranış biçimidir. Zaman zaman ad değiştirmiştir. Değişiklik sadece ad dadır. Harekette, davranışta bir fark olarak gözükmez. Köleler hâlinden memnun, efendiler hâlinden memnun olduğu sürece de bir değişiklik olmaz. İnsan kendini köle zihniyetinden nasıl kurtarır? Efendisi ile aynı haklara, aynı özgürlüklere, aynı adalet anlayışına ve efendisini kendinden farklı görmediği zaman kölelikten kurtulur. Diğer türlü zaman, teknoloji kendini kölelikten kurtulamaz.
       Bazen Afrika'daki kabileleri görürüz. Kabile bireyleri hep çıplaktır, ama reis giyiniktir. Çünkü kendi diğerleri gibi olursa onlardan bir farkı olmaz. Kabile üyeleri de bunu istemez zaten. Reisleri her zaman farklı olmalı, farklı davranışlarda bulunmalı, farklı yerlerde ikame etmelidir. Reis istemese bile halkı onun için farklı bir hayat şartı hazırlar. Bu kölelikten gelen, köle olduğunu kabul eden bir insan davranışıdır.
        Günümüze bakın değişen ne olmuş? Krallar, padişahlar, devlet başkanları, imparatorların yaşadıkları yerler hep muhteşem yapılar. Bunun yanında peşin olarak yonetilmeyi bir onur sayan halk perişan halde yaşamayı kabul etmiş olarak gözükmez mi? Bu yönetenin suçu değil, yonetilenin yönetene sunduğu bir lütuftur. Bunu bilerek ve isteyerek yapar. Sınırı belirleyen sadece yönetenin vicdanıdır. Yöneten kendini ilah ilan etse onu kabul edecek hazır bir halk vardır. Hani Firevun kendini Allah'ın yerine koyduğunda itiraz eden olmuşmudur? Halk söylenenlere inanmış kabul etmiştir. 
        " Özür dilemek" modernlik, olarak tanımlanır. Halbuki yerine konamayacak, geri getirilmeyecek hatalar modernlik değil, yobazlıktır. Bir kişinin başka biri hakkında yaptığı iftira onun hayat akışını değiştirip zarar veriyorsa bu özürle geliştirilecek bir olgu değildir. Özür başa dönmektir, yıktığını aynı şekilde yapmaktır. Yak, yık, geride onarılamayacak hasar bırak, sonra adamın karşısına geç "Yaptıklarımdan dolayı özür dilerim" bu pişmanlık değil, ahlaksızlıktır. Telafi edilebilecek şeyler için özür dilenir, diğer türküsü hak kavramının içine girer. Bu da ancak maddi ve manevî olarak telafi edilerek gerçekleşir. Özür her yerde kullanılırsa bir değeri kalmaz. Değerli olan da her yerde her ağız da bulunmaz. Sıradanlaşan özür bayağılaşır, hatayı telafi etmekten uzak olur. Sırf vicdan rahatlatmak için kullanılan bu kelimenin sözden çok anlama ihtiyacı vardır. Buna anlam kazandırmak modernliktir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...