Yenilmiş bir kul hakkını ne Mekke temizler, ne de tekke. Buralarda uğraş vermek kısa da olsa vicdanı rahatlatır. Mühlet verilir, Kurtuldum sandığın anda yakalarlar. Sana Mekke ile tekkeyi değil yediğin kul hakkını sorarlar. Üzerinde değerli, seni kurtaracak ne varsa misli ile alırlar, hakkını yediğine verirler. "Sen benim kim olduğumu biliyor musun" desen, zaten biliyorlar. Torpilde yok. Şahit hâkimin ta kendisi. "Yetiş ya şeyhim mi" diyeceksin, o kendini kurtarma peşine düşmüş, seni tanır mı?
---------------------------------------------------------------------
ABD de ve bazı Avrupa ülkelerinde "İsrail soykırım yapıyor" diye eylem yapmak, konuşmak suç, tutuklananabilirsiniz. Savunma basit, o topraklar üç bin yıldır onların almaları hakları. Bunu söyleyen ABD ikiyuz elli yıldır Kızılderililerin topraklarında, burası Kızılderililerin, çıkın buradan dersen de suç. Demek ki "suçun" bir tanımı yokmuş. Kişiye göre değişen bir olgu. Güçlüysen haksız da olsan, haklısın. İnsan hakları, özgürlük, demokrasi sadece hikâye. Bu İnsan hakları, özgürlük, demokrasi, güçsüzleri kontrol etme, sömürme yöntemi.
---------------------------------------------------------------------
Kutsal olan yaşam mıdır? Yoksa ölüm mü? Nerede, hangi coğrafyada olduğunuza bunun cevabı verir. Aynı yerde, aynı köyde, aynı mekanda olan iki kişinin cevabı farklı olabilir. Burada önemli olan mekan değildir, önemli olan düşünce biçimidir. Aynı mekanda olman, farklı düşünen diğer kişi ile aynı mekan konumuna sokmaz. Bir kaç insanı ormana götürün, ağaçları gösterin " bunlar hakkında ne düşünüyorsunuz" deyin cevaplar çoğunluk farklıdır. Bakış açısı, dünya görüşü, çevreyi doğru gözlemleme sonucu net olarak verir.
---------------------------------------------------------------------
ABD nin en uzun süre dışişleri Bakanlığı'nı yapmış, dünyadaki bütün ezoterik örgütler (masonluk, avanjelist, illimation vb) ile bağlantısı olan bir şahıs var. Geçen yıl öldü. Henry Kesincer) soruyorlar ABD neden güçlü: diyor ki: ABD ülkede bulunan hainleri yaşatmaz, yanlız ülke dışındakilere büyük destekler verir. Bunlar yönetici de olabilir, bürokrat da hiç fark etmez. ABD biri hakkında methiyeler düzüyorsa bilin ki ABD çıkarlarına hizmet ediyordur.
---------------------------------------------------------------------
Bakara Suresi 174. Ayet (meal):
“Allah’ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyen ve onu az bir bedel karşılığında satanlar var ya, işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmazlar. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz ve onları temize çıkarmaz. Onlar için acı bir azap vardır.”
Kur'an ı Kerim'in en ağır ayeti. Herkes bunun muhatabı, ben bilmiyordum mazereti geçerli değil. Benim makamım gider, sürgün yerim, rahatım bozulur , mazeret çok. Bu dünyanın rahatını yaşa yaşayabildiğin kadar, diğer tarafta rahat olmayacaksın. Bunu düşünen de pek yok ya orası da başka mesele.
---------------------------------------------------------------------
Dünyayı, yıllar önce topluluktan ayrılarak ters yöne, dağlara doğru tek başına giden bir penguen meşgul ediyor. Bilinçli servis edilen bu görüntüler, kişilere değil, yöneticilere yönelik olnasın. Bir de "ölüme gidiyor" diye yorum yapıyorlar. Benim kurmuş olduğum sisteme entegre olmazsan, yanlızlaşır ve ölürsün mü? Demek istiyorlar.
İnsanı yanlızlaşmak öldürmez, insanı adaletsiz, hukuksuz, zalim bir yönetim öldürür. Tek başına huzurlu yaşayan binlerce insan var. Ama diğer türlü huzurlu yaşayan bir insan bulamazsınız
---------------------------------------------------------------------
Osmanlı padişahlarının yaptıkları iyi işler yanında kötü yaptıklarıda vardır. İyiler konuşulduğu gibi kötülerde konuşulmalı. Beşerin yaptıkları tabu değildir. Mesela kardeş katli. Israrla savunanların iddiası "Devletin bekası" ileride isyan edip devlete zarar verme ihtimali. Kesin olmayan bir hüküm. Suç işlemeden cezalandırma. Hiç bir dinde olmayan, bilâkis karşı çıkılan bir durum. O günün Şeyhüslamları fetva vermiş. Yanlış yapmış. Bugün halen kardeş katlini savunanlar gibi. İşlenmemiş bir suçun cezası ancak Kuzey Kore de ve guguk (Gelişmemiş üçüncü dünya ülkesi) devletlerinde vardır.
---------------------------------------------------------------------
George Orwell' in 1984 kitabı, 1949 da yazılmış. Gelecekte olabilecek yönetim ve insanların yaşam biçimini anlatıyor. Orada diyor ki İnsanlar robotlaşmıştı, her hareketleri yönetim tarafından takip ediliyordu. Hiç kimse işsiz değildi. Her gün gereksiz toplantılar yapılıyor, toplantıya katılanlar, toplantının amacını dâhi bilmiyordu. Üretime hiç katkısı olmayan Gereksiz meslekler üretildi, Günümüze ışık tutacak bir kitap. Günümüzde sunum yapmak, İnsan kaynakları, halkla ilişkiler, evlilik danışmanlığı, yaşam koçu gibi mesleklerin topluma ne gibi katkısı var. Aileler daha mı iyi? Yaşam daha mı kaliteli? Halkla ilişkiler ile Üretici ile tüketici arasındaki sorunlar daha mı az?
---------------------------------------------------------------------
Espteın dosyası insanlığın yapabileceği kötülüğün üst sınırına ulaştığını belgelemiştir. Küçük yaşta kız çocuklarını üst düzey politikacı, iş adamı, sanatçıya sunmak nedir? Haberin bireysel çabalar ile duyurulmaya çalışılması, ulusal basınlarda yer almaması ayrı bir rezalet. Kişiler üzerinden gidilmesi olayı küçültüyor, magazinleştiriyor. Kurulan sistemi deşifre etmek öncelik olmalı. Nasıl kuruldu, bu kadar bilgi, belge, fotoğraf, kayıt nasıl ve kim tarafından toplandı. Önemli olan cezalandırma olacak mı? Depremde kaybolan çocuklarda var mı? Varsa Sebep olanlar, sebep olanlara dolaylı yada dolaysız yardım edenler dua etsin. Allah helak kapısını kapattığı için.
---------------------------------------------------------------------
Menfaat ve para için, komşunu öldürmeye gelen katile ses çıkarmazsan, katil işini bitirip gittikten sonra yetim kalan çocuklarına bakacak yüzün olursa, yaşamaya devam et. Eğer yaşayamam diyorsan, katile ya müdahale et yada ihbar et ki o işini yapamasın. İşte insan ile insancık burada yol ayrımına girer. Nasıl ki Allah insana iyi ve kötü tercihi sunuyor, seçtiğin yol'a göre muamele görüyorsun. Burada da seçtiğin karara göre insan oluyor yada olmuyorsun.
---------------------------------------------------------------------
İnsan Kendine değer katarken, kendinde bir şey varsa onu büyütüp çoğaltabilir. Hiç bir şey yoksa çaba boşunadır. Mesela bir'i üç yapabilirsin, çünkü elde kırıntı da olsa bir şeyler var. Bir buğday tanesini ekersen, başak verir, başakta en az sekiz tane olabilir. Bir sekiz olur. Sıfırı iki yapamazsın. Çünkü elde bir şey yok. Yoktan var edilmez. Onun için insan kendinde her zaman bir şey bulundursun. Bulundurduğu şey, kendine olduğu kadar çevresine de yararı olan şey olsun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder